Kaydet
a- | +A

Erbakan için üzülemiyorum; ama Türkiye için üzülüyorum. Türkiye''nin demokrasi seviyesi Erbakan''a yasak ve hapisle ölçülmemeliydi. Ona ihtiyaç duyulmamalıydı.

Eksik bir demokrasi. Üstelik, dünya döndükçe geride kalan bir demokraside yaşıyoruz.

Demokrasi şamandıra değil ki, gemini bağla seni yerinde tutsun.

Demokrasi süreçtir. Yenileyen, yenilenen.

Öyle bir süreçtir ki, dün solculara söylettiğini, bugün sağcılara söylettirir.

Biz demokrasiye sahiplenmede "milli" olduğumuz anda bir eşiği geçeceğiz. Ondan sonra demokrasinin evrensel, hatta küresel dönüşümlerine entegre olabiliriz.

Bu bir rüşt meselesidir.

Oysa ki, biz bize dokunulduğu ölçüde demokrat kesiliyoruz.

Üstelik, şahsîleştirilmiş dar hedefler için istiyoruz.

İktidar olmak için, iktidar olunca, muhalefeti ezeriz. Ya da yasaklı bir lideri kurtarmak için demokrasiyi hatırlarız.

Erbakan''a konulan yasak, verilen hüküm beni de mutlu etmedi.

Erbakan''ın, pek çok mevcut siyasi lider gibi, çekilmesini dilerdim. Ama, bunu yapamıyor diye, kanunî bile olsa, böyle bir diskalifiye ülkemdeki rejimin rengini iyi yansıtmıyor inancındayım.

Bazıları "O da mecbur etmeseydi, kardeşim" diyecektir ve inanın çok kişi bu tepkiye verilecek cevabı üretememekten mustarip.

Tuhaf bir ülkeyiz biz.

Siyasetçi bırakmıyor. Bırakamıyor. Parti küçülse de, yıkılsa da görmüyor; ülke kaosa gitse de aldırmıyor ve... Siyaset dışı mekanizmalar devreye giriyor. Onlar devreye girince yıpranmış liderler kahraman oluyor, yeni bir dürtü kazanıyor.

Maalesef, etki-tepki sarkacında bu iki tatsız yönelim birbirlerini besliyor. Kısır bir çember demokrasiyi boğuyor.

Bu açmazdan nasıl kurtulacağız?

Hepimiz cevabını biliyoruz. Malûm liderler de, onlara lider diyenler de, o liderlere demokratik sabrı göstermeyenler de gayet iyi biliyorlar.

Liderlerin olmadığı ortamlarda bu makûs talihimizi ters yüz edecek yöntemler bağrı yanık seyasetçiler tarafından zaten haykırılmakta.

Pekii, uygulama? Yok.

Gereğini düşünebiliyor; fakat icraya geçiremiyoruz.

Yönetemeyen demokrasiyi patinajdan dış müdahalelerle kurtarıyoruz. Aynen, bozuk arabayı çekicinin kaldırıp götürmesi gibi. Ne var ki, arabayı parka mı çekerler, başka bir yere mi, ona hakim olamıyoruz.

Bir hukukçu olan Cumhurbaşkanı''nın bu bağlamdaki demeci hem doğru, hem de yerindedir.

Kendisini kutluyoruz.

Destek veriyoruz.

Demokrasi herkese lazım.

Bir gün postacı kapıyı çalar.