Kaydet
a- | +A

"Öğretmen istiyoruz!" diyen çocuklara hapis! Kimbilir onları kimler kandırdı!.. Kökü dışarıda odaklar?!.. İkinci bir haber: DGM, Dışişleri Bakanı''nı "bölücülük"ten yargılayacak!.. İsmail Cem Türkiye''yi Avrupa ile "birleştirmek" başta olmak üzere ülkemizin temsilini ve çıkarlarımızın savunusunu bihakkın yaptığı için "Yılın Adamı" seçiliyor ve ardından onun korumakla yükümlü olduğu devleti onu Terörle Mücadele Kanunu''nun 8. maddesine göre yargılamaya teşebbüs ediyor!.. Kimbilir, öğretmen isteyen çocukların ardında kimler varsa belki burada da bilmeden Cem''e sızmışlardır. Hatta, İ. Cem beyi, James Bond filmlerindeki gibi kaçırıp, yerine bölücü bir dublör yerleştirmiş olabilirler. Bu "derin" komplolara hazırlıklı olmak lâzım. Böyle gidiyoruz Avrupa''ya. Bakınız, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi''ndeki Türk Yargıcı Büyükelçi Rıza Türmen ne diyor: "Türkiye''de ifade özgürlüğüne ilişkin yasaların değişmesi gerektiği konusu sık sık gündeme gelmektedir... Bunun yanında yasaları uygulayanlara ve özellikle yargıçlarımıza büyük rol düştüğü kanısındayım... Mevcut yasalarımızın uygulanması her zaman AİHS''nin 10. maddesinin ihlâline yol açmaktadır. Bu nedenle yasalarımızı uygularken, AİHS''nin iç hukukumuzun bir parçası olduğunu da dikkate alarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi''nin ifade özgürlüğüne ilişkin kararlarının ve ölçütlerinin dikkate alınması önem taşımaktadır... Yargı organlarımızın bu tür davalarda karar verirken...demokrasinin çoğulculuk, hoşgörü gibi vazgeçilmez ögelerini göz önünde tutmaları ve söylenen sözden ya da yazılan yazıdan dolayı mahkumiyet kararı vermeden önce "Bu mahkumiyet kararı demokratik bir toplum için gerekli midir?" sorusunu sormaları durumunda, ifade özgürlüğü alanında karşılaştığımız birçok güçlüklerin ortadan kalkacağına inanıyorum." Bilgi Yayınevi''nden çıkan "Terör ve Demokrasi" çalışmasında ise E. Büyükelçi Pulat Tacar şöyle yazmaktadır: "...Türk yargıçları, Türk mevzuatının bir parçasını oluşturan Avrupa İnsan Hakları ve Özgürlüklerini Koruma Sözleşmesi''nin sözüne ve ruhuna uygun kararlar vermeye başladıkları zaman, Türkiye''nin önündeki sorunlardan bir bölümü kendiliğinden çözüme kavuşacaktır." Bir yanda, "Yasalar böyle emrediyor, kendi çocuğum dahi olsa atardım" diyen bir yaklaşım; diğer yanda yargıcın vizyonunu öne çıkaran bir tavır. Hangisi doğru siz karar verin, demek isterdim.

KASETLER Eskiden bazı motiflerden korkar, yasaklardık. İşte, müzikte en son Tatlıses''in "Ey..." diye başlayan, Haluk Özkan''ın "Dermanım ya...", Albay''ın vs. ile etnik, dini motifler serbest bırakıldı. Ne oldu? Yıkılmadık. Üstelik, hepimizin dilinde...