Milletvekilleri ayağa kalksın! Dedi Akbulut! Sezer Cumhurbaşkanı olarak yemin ederken.
Heyecanlandırıcı bir komut gibiydi.
Baştan sona izledim, töreni.
Açıkça yazayım. Hiç heyecanlandırmadı beni.
Onca ilgiye rağmen içimdeki his çok durağan bir tablo çiziyordu.
Habercilerin o "tarihi gün" diye diye başladıkları sözler nedense bir coşku oluşturmadı.
Niye yalan söyleyeyim: Ne Demirel''in gitmesine üzülüyorum, ne de Sezer''in gelmesine seviniyorum.
Demirel için yapılan halk törenleri, Güniz Sokağı''nın gülleri, balkondan sarkıp yapılan vedalar pek "sıradan" geldi bana.
Demirel, iyice bir Cumhurbaşkanı oldu, kabul.
Görevini lâyıkı ile yaptı. Ama yeter.
Ben onun DYP Başkanı olarak yapacak çok şeyi olduğunu düşünüyordum.
Çankaya sürecinde bunu gerçekleştirebildi mi, telâfi edebildi mi, tartışmaya bile gerek duymuyorum.
Yine de severim, Süleyman Bey''i.
Karizması vardı. Sağolsun, hizmetleri de.
Çekilmesini de bildi. Ümit ederim, bundan sonra da partiüstü, siyaset üstü kalır. Ama, Türkiye için yapacakları bitmemiştir. AB ve Türk Dünyası için ona ihtiyacımız var. Vakıf kurarak çalışması millî yararımızadır.
Öte yandan, Sezer de bir değerimiz.
Tasarrufa meraklı. Duyarlı.
Hukuk ve demokrasi aşığı bir insan.
Başarılar diliyoruz. Bizi iyi temsil edeceğine de inanıyoruz. Ama, o kadar. Fazla bir şey beklemiyoruz. Büyük bir misyon, XXI. yüzyıl için yapısal reformları Türkiye için kazandıracak bir lider adam beklentim yok.
Ben onu tanımak için ilk MGK toplantısının sinyal vereceğini sanıyorum.
Yine yazayım: Onun gelişi de pek heyecanlandırmadı beni.
Türkiye, büyük dönüşümlerin ülkesi değil çünkü!
Onun için habercilerin raiting kazanma tutkusu ile maç anlatır üslûplarını pek suni buluyorum.
Devir-teslim töreni 1500 kişinin katılımı ile olmuş. Notlar, ayrıntılar. "İlk kez devir-teslim oluyor" diyor medya.
Bu da herhalde demokrasi ayıbımız!
Vallahi, niye yalan söyleyeyim gözüm, kulağım Kopenhag''da.
Öyle, futbol meraklısı da değilimdir.
İlk kez bir GS maçını Leeds için seyrettim.
Ama, Kopenhag''ı heyecanla bekliyorum.
Heyecanla beklediğim başka bir şey daha var: O da Cumhurbaşkanlığı süresince Demirel''e övgü düzenler, acaba daha yedi gün geçmeden, onun için yarın ne diyecekler, ne yazacaklar?
Hadi, iş başına.
Alın gazeteleri, açın televizyonları...
Tutun envanteri! Görün siyasetin "dostlarını".
Siyaseten dostlarını...

