Kaydet
a- | +A

Ünlü bir sanatçı çiftimiz ayrılmışlar.

Sebep; beyin çapkınlığı. Ardından, birbirleri aleyhine konuşmalar. İşte, tipik Türkiye! Yıllarca aynı yastığa başkoyduğumuz ve çocuklarımızın ebeveyni olan kişiyi karalamadan edemiyoruz. Basitliğe tevessül. Kadın-erkek, karı-koca ilişkilerinde asil olamıyoruz; asil kalamıyoruz. Sonra, şu "kadın uğruna" eğilimi Türkiye''de büyük sorun. Ben hatta "birinci" sorunumuz, öbür ana sorunları doğuran temel sorun olduğunu düşünüyorum. Feminist miyim? Hayır, herhalde. Çünkü, feminist kadar, feminizm var. Ama, BM''nin Beijing''de yaptığı uluslararası toplantıda vurguladığı sonuçlara katılıyorum: "İktisadî zaruret, yokluk, açlık ve kalkınmanın acısını, külfetini kadınlar, erkeklerden daha çok çekiyor." Onun için BM; kadın hakları ile iktisadî insanî kalkınma ve gelişim sorunlarını birleştirerek savunmaya başladı. Haklılar. Ama yeter mi? İktisadî durumunu düzelten beyler, eksik olmasın hemen gayrimeşru havzalara dalar. Onu o güne kadar sırtında taşıyan esas "kadınını" unutarak! "O kadın" fedakardır, yıllarca susmuştur, katlanmıştır yokluğa. Çocuklar demiştir, kendi ile ilgili tasavvurları geri atmış ya da ileri bir tarihe ertelemiştir. Erkek ise tam rahata, refaha erer, saçını süpürge eden eşini çirkinleşmiş bulur, yetersiz bulur; gözünü etrafa alışverişe açar. Ve o parayı gidip, o kavşağı istismar eden "akil" hanıma, ayaklarına serer!... Maalesef, erkeklerin bu zaafı, bence Türkiye''de yolsuzluğun da ana nedeni. Bence, adam çocuğunun ameliyatı için bile çalmaz. Böbreğini satar, yine yapmaz. Ama sorarım size: Metresine yedirmek, mankenlerle gezmek-tozmak için çalar mı, çalmaz mı? Lüks arabalar, yatlar çoğunlukla niye alınır? Kimle gezmek? Hangi kaçamak için? Erkeğin, ülkemizdeki bu zaafını, medya öyle bir istismar ediyor ki!.. Körükledikçe, cinsiyet ilişkileri şirazesinden kopuyor. Çapkınlığı teşvik edici herşey var; yok mu? Magazin dergilerinde boy göstermek için para veren bile var! Aile babası olmak makbul değil. İşin en acı tarafı: Eskiden, bizim zamanımızda, işin bir romantizmi vardı. Raconu vardı. Çoğunu tenzih ederim. Ama, kızlar artık çok akıllandı. Fevkalade realist oldular. Ve erkeklerin bu zaaflarından fevkalade yararlanıyorlar. Hanımlar, "o" hanımlar unutmasınlar, bir gün onlar da anne, eş olacaklar ve belki bir hemcinsi gelip, eşlerini elinden almaya kalkacak. Şimdi, bu ahvalde mazbutluk beklemek gericilik midir? Ama, bazen sosyolojik gözlemlerim bana diyor ki, o halde de bazı eşler, "Aman koca bana istediğim parayı getirsin de-nasıl getirirse getirsin de- ne yaparsa yapsın- helal olsun" deyince... Bu kez, o iki kadın "anlaşmış" oluyor. Bu kez iki kadın için yolsuzluk kanalı açılıyor. Ve Türkiye batıyor. Maalesef, güldürülerde işlenmekle bu sorun da çözümlenmiyor. Allah acısın halimize.