Seçim 99, bütün partileri karıştırdı.
Mağluplar pek aldırmaz gözükürken, galipler cephesi kaynıyor. DSP de, MHP de çalkantılı. Ya Fazilet?
Hani onüç raunt boks yapan biri güçlü rakibi karşısında nasıl ambale olur, kulakları duymaz, ne yaptığının farkına varamazsa Fazilet de öyle galiba. 28 Şubat''tan bu yana, oradan-buradan derken yediği darbelerle adetâ şuurunu kaybetmiş gibi.
Dış tazyikleri anlıyoruz da, küskünlerle ittifaktan başlayarak çizgisini sökmek mümkün değil. En hayret''ül hayreti de Meclis Başkanlığı seçiminde yaşadık. Nevzat hocayı nasıl harcadıklarını yazdık.
Ona vermediler, oylarını kitlevi bir şekilde ANAP''lı Akbulut''a verdiler.
O ANAP ki, 1995 seçiminden beri Refah''la uğraşmış bir ANAP. Mesut Bey''in ANAP''ı hep Refah''ı, Fazilet''i kesmiş. İtmiş. Sıkıştırmış. Alaşağı etmiş ve Fazilet gidiyor, ANAP''a 4. parti olarak Türkiye''nin iki numarasını hediye ediyor.
MHP''li Somuncuoğlu''na elleri gitmiyor. MHP, FP''ye bir şey yapmamış. Zararı dokunmamış. "Dinlensinler" mesajının intikamı mı bu?
Fazilet''in kin tutacağı başka partiler varken ''dinlensin''e bu kadar alınmışlarsa, Bahçeli haklı o zaman. Dinlensinler, hakikaten. Çok bunaldılar, gayrı!..
Tabii, onlara şimdi sorsanız, Akbulut''u desteklemelerinin çok ince bir stratejik nedeni vardır! "Derin" bir sebep, biz anlayamayız, her halde. Vatandaşlık tartışmaları da Fazilet''i sıkıştırdı.
Konu, türbandan ABD''liliğe kaydı. İşin tuhaf yanı, medya bu tartışmalar sırasında neye karşı çıktığını açık olarak yansıtamadı. Hal böyle olunca, Fazilet de, neyi, nasıl savunacağını bilemedi.
Akgönenç DYP''li iken kimse onun uyruklarını sorgulamadıydı. Fazilet''li olunca iş değişti, zahir. Oysa Hanım, Çukurova Üniversitesinde çifte maaş aldıysa, bunu da yabancı öğretim üyeleri için teşvik olsun diye zamanında YÖK önermişse; niye o zaman medya karşı çıkmadıydı. Biz, o zamanlar Prof. Doğramacı''yı eleştirdiğimizde, yazılarımız akis bulmadıydı.
İlkeli olmak, beyanlarda hilaf-ı hakikatte bulunmamaktır. Sorgulanması gereken budur. Beyan usulü vergi veriyoruz. Medeni ülkelerde devlet vatandaşına inanır.
Clinton''a ABD medyası karşı çıktıysa, iktidarını Monica''ya karşı kullandığı için değil, ilişkisini gizlediği, hatta bu hususta doğruyu söylemediği için yaptı.
Etik, politikacının da, medyanın da yitik malıdır. CHP de yitirdiği liderini belirleyecek. Adaylar çok. Deniz bey de devrede. Adaylar arasında ciddi, toparlayıcı isimler de var.
Zaten bazıları söylüyor. CHP''nin sorunu sadece bir genel başkan seçmek değil. CHP''yi baştan ayağa yenilemek. Dünyada sol ilerlerken, üstelik Türkiye''de gelir dağılımındaki adaletsizlik bu tablonun üzerine eklemlenirken, CHP''nin yok oluşunu maddi nedenlerle anlatmak mümkün değildir.
Kurultay''dan Baykal çıkarsa, o karmaşadan CHP de nasibini almış olacak.

