Kaydet
a- | +A

Bilemiyorum, siz ne düşünüyorsunuz; ama, bana öyle geliyor ki, şu AB''ye adaylığımızın kabulü herkesi mutlu etti. Bu ortam kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi.

Bir kere, dış dünyadan bakılacak olursa, ABD mutlu. O, bundan önceki yazılarımda da vurguladığım gibi, Washington''ın uluslararası vizyonunda Ankara''yı partner olarak görmek isterken, bu Türkiye''nin de AB üyeliği ile daha faideli olacağını düşünüyordu.

Öte yandan, bakıyoruz, AB de mutsuz değil. Ecevit''in de belirttiği gibi, nihâyet Avrupa, 1997''den bu yana Avrasya gerçeğine "uyanıverdi."

Kaldı ki, Atina da bir şekilde mutlu. Zira, Türkiye ile düşmanlık stratejisi geri tepti. O da bunu gördü. Dahası, Ankara ile sorunlarını AB içindeki bir ülke ile daha rahat çözebileceğini umuyor. Bu açıdan Simitis, seçimlerde zaferi bile garantilediğini sanıyor.

Ortaasya Türk cumhuriyetleri açısından ise AB üyesi bir Türkiye, onları yalnızlığa itilmiş bir Ankara''dan daha kolay Batı''ya taşıyacaktır.

Gelelim dahilî siyasete...

Liberaller, demokratlar "nihayet!.." diyorlar. İşte, Türk Cumhuriyetinin içini demokrasi ile doldurabilmek için en önemli km. taşı aşıldı. Bundan sonra çağdaş demokrasiye doğru kesintisiz, ara rejimsiz ilerlemek mümkün olabilecek.

İslamî hassasiyeti olanlar da pek şikâyetçi gözükmüyorlar. Zira, din ve vicdan özgürlüğü Avrupa modeli çağdaş bir laiklikle tanımlanabilirse, karakuşî bazı uygulamalar aşılabilecektir düşüncesindeler.

Diğer yandan, laikçiler, Avrupa içindeki bir Türkiye''nin Batılılaşmadan artık sapamayacağını, teokratik özlemlere bünyesel ve bölgesel bir emniyet supabı kazandırıldığını düşünüyor olmalılar.

Kürt kökenli vatandaşlarımız ise Batı''nın etnik hassasiyetlerini biliyorlar. Onlar da mutlu sayılabilir.

Öcalan dahi infazdan kurtulduğuna seviniyor.

Milliyetçiler ise pek endişeli görünmüyorlar.

Günün Türkiyesi, dünün hasta adamından farklı. Hele deprem bize düşman kavramında gedikler açtı. Üstelik, AB 65 milyonluk Türk''ün kültürel hegemonyasından korksun artık diye düşünenler de var.

Kıbrıs Türk''ü bile o kadar sıkıntılı değil.

İktidarda Ecevit''in ve MHP''nin olması, bu bahiste söz konusu esnekliğin de bir makûl sınırı olduğunu düşündürüyor.

Yani, akümülatör reklâmındaki gibiyiz.

Mutluyum, mutlusunuz, mutlular.

Hani, Frenkçe bir söz var. "Too god to be twe!" Onun gibi.

Aman, nazar değmesin.

Bugünden tezi yok, artık uyum yasaları çıkmalı.

Dikkat ediniz, Türkiye''yi Avrupa''ya Turan''daki ağırlığı aldırdı. Bu da Türkistan denince dudak büzenlere küpe olsun!

Öte yandan, Avrupa''yı istemezük diyenler de bilsin ki, Avrupalı olmak Türkiye''ye Turan''da ağırlık kazandıracaktır.

Yeniden yapılanmaya önce eski zihniyetleri değiştirerek başlamalıyız.

Komplekslere son!..