Hükûmetin Meclis''te ezici çoğunluğu var, dedik. Var var olmasına da, büyük reformlar anayasa değişikliği gerektirdiğinden muhalefete ihtiyacı da var.
Onun için sosyal güvenlik yasası geri çekildi.
Tahkimde uzlaşmak için şartmış. Anlaşılan, hükümet, kendi aralarında parti liderleri zirvesi ile sağladıkları uzlaşmayı, muhalefete de şâmil kılarak gerçekleştirmek istiyor olmalı. Öyle görünüyor ki, hükûmet, bir paket içinde konuları muhalefetle tartışıp bitirecek. Muhalefet de kendi çıkarları açısından bu desteğini satacak, yani karşılığında taviz koparacak.
"Siyaset bu, olur böyle şeyler. Normaaal..." diyenler çıkabilir.
Yalnız, dikkatinizi çekerim. İki iktidar partisi. Biri DSP, diğeri MHP.
DSP, tahkimde dahi uzlaşmacı, sosyal güvenlikte bile gerçekçi tavır alarak, klasik destek kitlelerini karşısına aldı. Alırken de Ecevit, o eski çağdışı sol zihniyetine verip veriştirerek, olağandışı bir siyasi performans sergiledi.
MHP; koalisyonda uyumlu olma uğruna ürkeklikle suçlanıyor. Klasik sağ kabadayılığına prim vermiyor. (Zaman zaman bu makul tavrı biz, bu kalem bile eleştiriyoruz.)
Gelelim, muhalefete:
Tahkime olumlu oy vermek için rüşvet, siyaset tabii, istiyor.
Pekii, tahkim kötü ise, sizin ülkeperver tavrınız, koşulsuz hayırda diretmelidir.
Tahkim iyi bir şey ise, o zaman yolunu, bu manevralarla tıkamak vatanperverlik midir?
Yapılan muhalefet yine kadayıf kızartmak modeline dönüştür. İşte bakınız, Gül ve arkadaşları parti içinde siyasette yeni bir çizgi istiyoruz derken herhalde aşmak istedikleri bu kalıptır ve hadiseler o ekibin ne kadar haklı olduğunu giderek kalın kalemle çizmektedir.
Bir de ileri, pazarlık sürecinde, sürülen konulara bakın.
FP açısından Erbakan''ın yasağının kalkması.
DYP açısından basının kontrol altına alınması...
Her ikisi de ne kadar ulusal sorun.
FP''nin bir kısmı zaten bırakın Erbakan''ın yasağının kalkmasını, parti ile Balgat arasında ciddi bir demirperde kurulması arzusunda değil mi?
312''yi tümüyle kaldırın, Tayyip''in önünü açın deseler, bu kez daha ahlaki bir zemine otururdu.
Öte yandan, DYP''nin istediği Basın Yasası''ndaki değişiklik. Evet, bence de yapılmalı. Ama, bu ne Çiller''i, ne partiyi uzun dönemde kurtarabilecektir. Zaten, hükûmetin iki baş ortağı medyaya gebe olmayan partilerdir. Onlar açısından böyle bir yasa zaten kendi başına da, başka bir şarta bağlanmadan da, savunulabilirdi.
Bırakınız, bu iki pazarlık maddelerini.
Keşke muhalefet, daha milli bir konuda makul bir istekle gelseydi. Mesela Kur''an Kursları, başörtülü öğrenciler vs.
Hayır, istenilen tavizler her iki partiyi ilgilendiren sorunlardır. Milletin değil, partilerinin sorunlarıdır.
Tahkim ve Sosyal Güvenlik ise hükümet ortaklarının partilerini sıkıntıya sokan; ama milli meselelerdir.
Haksız mıyım yani şimdi!...

