Kaydet
a- | +A

Tantan bir büyük başarıya daha imza atıyor.

Mumcu suikasti çözülüyor! Haydi bakalım. Eğer gazetelere intikâl edenler doğruysa, kiralık katillik de piyasaya bağlıymış. O da dolarizasyona endeksli. Tüketim toplumu diyorlar ya... İnsanları "tüketmenin" de rakamı var. Serbest piyasa! "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" diye bir ilkesi vardı, o kapitalizmin. Şimdi, bırakınız vursunlar oldu, herhalde. Borsa ve dövizlerle "oynamanın" artık kumarhane kapitalizmine çevirdiği ekonomik sistemde mafya küreselleşecek, terör mafyalaşacak, terörün piyasası oluşacaktı. Üstelik, küreselleştik. Uluslararası şirketler gibi burada da sat/yap gibi vur emri dışardan geliyor. Küresel kurgulayıp, lokal uyguluyoruz. İşte, günümüzde bir cinayeti aydınlatmak bile küresel boğuşmayı gerektiriyor. Yerel sandığınız sorunlar küresel bağlantılarıyla ortaya çıkıyor. Küreselleşmeye karşı çıkmak değil, meydan okuyuşta, onun kuralları ile vuruşmak lazım. MAI karşıtı gösteriler, aynen onun silahı ile küresel âlemde örgütlenerek çatıştılar. Ama, onlar da küreselleşmenin bir parçası, elmanın öbür yarısıydılar. Başarılı mücadeleleri, onun yöntemini kullanmaları sayesindedir.

Artık bugün Türkiye, yeniden terör belasına saplanmak istemiyorsa, global düzlemde işbirliğini geliştirmek mecburiyetindedir. Bu eylemleri yapanların uluslararası espiyon bağlantıları ancak uluslararası işbirliği ile engellenebilir. Görüldüğü gibi Susurluk-Mumcu-Hizbullah olayları arasındaki bağlantılar nasıl bir örümcek ağı modeli ile başbaşa kaldığımızı ve bunun ne kadar (tarihsel) olarak "geriye" ve (mekânsâl) olarak "derine" gittiğini açıkça vurguluyor. Kimden ve nereden kaynaklanırsa kaynaklansın, yolsuzluklara göz yuma yuma mafyanın cirit atacağı (hatta neredeyse) devlet için güvenlik ihâleleri aldığı bir kavşağa gelindi idi. Ben hâlâ ideolojik kamplaşmaların ikinci planda kaldığını ve herşeyin başında şu maddi çıkar çatışmasının geldiğini sanıyorum. Felsefi duruşlar, dava hareketleri, bunlar cinayetlere meşruiyyet kazandırmak için kullanılıyor gibime geliyor. İrtica imiş, ülkücülükmüş; geçiniz. Bir çıkar kavgası, bir bölüşüm hesabı var, herhalde. Trafiğini işin kaçırmayın. Derken... Şu trafik canavarına çok kızıyoruz. Sevdiklerimizi elimizden alıyor diye. O da kendini bize affettirmek için jestler mi yapıyor ne? Susurluk... Beyaz BMW!... Türkiye''nin başka türlü düzeleceği yok.