Kaydet
a- | +A

Bilmem ABD''nin batısında, Kanada sınırına yakın Seattle kentindeki olayları takip edebiliyor musunuz? Dünya Ticaret Örgütü (World Trade Organization) aslında yeni bir kuruluş. Küreselleşen dünya ekonomisinin ihtiyaç, sancı ve talepleri göz önünde tutularak, kuruldu. Seattle''da zirve başlamadan bine yakın eylemci öyle bir protestoya girişiyorlar ki, toplantı gecikiyor, yönetim sokağa çıkma yasağı koyuyor, polis yetmeyince federal askerî güç devreye giriyor. İlginç olan, bu protestocular "Hürriyet ve İtilâf Partisi" gibi, aralarında her nevi tipi, farklı çıkarları, felsefeleri barındırıyor. Beyaz Anglo-Sakson Protestan köylü de var. Anarşisti de. Greenpeace gibi çevrecilerden, Troçkiistlere kadar. Anarşistler, Budistler cabası... Kendi deyimleriyle onlar "Kapitalizme karşı karnaval" için biraraya gelmişler. İletişim Devrimi, küreselleşme derken seksenlerde beklenti global ekonomi ile dünyanın refahı bulacağı merkezindeydi. Ancak, tek kalan kapitalizm başına buyruk, giderek vahşileşmiş miydi? III. Dünya unutulmuş, hatta 4.,5. kümeye düşmüştü. Zenginler giderek daha zengin ve daha az; fakirler de giderek daha yoksul ve daha fazla mı olmuşlardı? Ticaret, yatırım ve dövizin serbest dolaşımı sigara kağıdı gibi ince bir tabakayı mutlu ediyor; parsayı küresel şirketler topluyordu. Tabiî ki, bu sürecin kendine özgü bir tekdüzeleşen (mono) kültürü, eğitimi de vardı. Çevreyi de kirletiyordu. Ekolojiyi bozuyordu. İşte, Seattle''da bu gidiş küresel bir protestoya sahne olmuştur. Bu gidişe karşılık, korumacılık, yerellik ve içe kapanma savunuluyor. Protestocular, küreselleşmenin mağduru, marjinal kalmış gruplar.

Aslında belki onlar da, bu süreci durdurmanın, dondurmanın mümkün olmayacağını biliyorlar. Dahası, saati geriye döndürüp aşiret ekonomisiyle yaşanamayacağını da bellemişlerdir. Amaç yel değirmenlerine saldırmak değil. Bu tür bir küresel ekonomi "ehlileştirilemezse" etnik, dinsel çatışmaları; mafyacılığı arttıracak kuşkusuz. Ne var ki, bu çaba ile "reddiyeciliğe" sığınmak da gerçekçi değil.

O zaman ne sosyalizm, ne kapitalizm. Bir tür sosyal kapitalizm. İnsanileştirilmiş bir yaklaşım. Soldan sağa, sağdan sola geçişle ideolojilerin örtüştürülmesi ve bunun sivil toplumda mevzilendirilmesi ile geleceği inşa edebiliriz. Bunu anlayamayan sağ da, sol da marjinal kalmakta. Yani müzelik olmakta. O nedenle sağ politikacılar elendi, sağa kayan sol politikacılar Atlantik''ten Avrasya''ya kazandı. Biz de bir avuç bilim adamının dışında (ve tabiî aydınımızın) bu değişimi kavrayan var mı diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz. Seattle''ı atlamayın. CNN veya NBC''den izleyin. Rumelili işadamlarının son toplantısından daha aydınlatıcı bulabilirsiniz.