Kaydet
a- | +A

Şimdi yani hükûmet haksız mı? Okuyan "Kral çıplak" demekle yanlış mı söylüyor? Bu sistem çöker teşhisi doğrudur.

Ne var ki, işçi-memur el ele derken, onlar da haklı. Ne bu aş, ne bu maaşla geçinilebilir.

Tahkimi savunanlar da haklı, eleştirenler de!.. Tahkim olmadan özelleştirme olmayacak, yabancı sermaye gelmeyecek, tam kuruyacağız.

Tahkimi çıkarınca, yabancı şirketle Türkiye pazarlıkta, ihtilâfta eşitlenebilecek mi? Biraz zor. İleride sorun olmayacağını kim garantileyebilir.

Durum zor!.. Benzeri halleri çoğaltabiliriz...

Pekiî, sıkıntının müsebbibi nerede? Bulsak da darağacını kursak!..

Hükûmet, "böyle gitmez" dedi.

Haklı. Çünkü, hepimizin suça ortak olduğu bir mirâsyedi ekonomisi yaşıyorduk.

Harcamamız çoktu. Üretimimiz azdı. Arayı borçla kapattık.

Hükûmetler geldi, gitti. Masaya oturunca ilk şoku yaşadılar:

-Aman Allahım! Bu ne borç! Bu bizi yer bitirir. Hemen bunu ödeyeyim. Bunun faizi adamı boğar.

Dediler. Sonra baktılar, herkes hizmet bekler. Daraldılar.

-Aman sen de. Ben mi kaldım, vatanı kurtaracak!

Deyip, onlar da ondan öncekiler gibi para bastılar enflasyon azdı; borç aldılar, borç kapattılar.

Ve sorunları yumak hâlinde kendilerinden sonrakine "devrettiler."

Başka yapacakları yoktu. Konsolidasyon diyemezlerdi. Borçlara moratoryum ilân edemezlerdi. Süngü olmadan enflasyonu indiremezlerdi.

Ama, bu gidişe biz de def çaldık.

Sonunda deniz bitti.

Miras bitti. Artık alınacak borç kalmadı.

Türkiye''nin krizi, dünya finansal krizine denk geldi. Asya, Rusya, Soros derken Vergi Yasası ve nereden buldunla da ötanazi yapalım dedik. Nitekim, bu simgesel gidişin "reel" ifadesi Uluğbay''ın kendine sıktığı kurşun oldu.

Saadet zincirinin kırılması gibi bir olay karşısındayız.

Mirâsyedi ekonomisini kanıksayanlar Vergi Yasası ve nereden buldunu suçluyorlar. Görünüşte haklılar (Yukarıda da yazdık). Para kaçmadı mı? Kaçtı, kaçmasına da.

Biz anlaşılan kayıt dışına, kara para ile büyümeye öyle alışmışız ki, ekonomide temize varamıyoruz. Varamayız da.

Mirâsyedi ekonomisini "kurtarmak" için hâlâ fedakârlık istiyoruz. Kral çıplak diyerek herkesi uyanmaya davet eden bakanımızın partisi ise hâlâ milletvekili olamamış partililerine yönetim kurulu üyelikleri bularak onları "sigortalıyor."

Kamu ekonomisinin "yiyimi" bir türlü önlenemezken, bunlar ne kadar tezat ve göze batıyor. Uluç Gürkan o zaman "kulak çekmede" haklı oluyor.