Heyecan içindeyiz. Terim, İtalya''ya gidiyor. Fiorentina''yı çalıştıracak. Seviniyoruz. İlk kez bir tersine beyin göçü yaşanıyor ülkede.
İtalya''nın o takımı 65 milyon taraftar da kazandı diyoruz.
Tanıtım gayretlerimiz cümlesinde önemli bir kilometre taşı vurgusunu yapıyoruz!
Ama, bir gün önce Fatih bizi kurtar. Bizi bırakma, diye adetâ yalvarmadık mıydı?
Tribünler inlediydi.
Meclis''te dile geldiydi.
Neredeyse Cumhurbakanlığına bu transferi engellemesi için başvuracaktık.
Bir anda değişiverdik.
Medya başlıklarına bakın, "dönüşümü" görün.
İşte, biz böyle bir milletiz!..
* * *
Beyoğlu Karakolu''nda hortumla adam, kadın ve ikisinin arasını dövmüşler.
Gizli kamera ile görüntüler yayınlanınca ülke infiâl etti. Hem de bunu "işkence" diye tanımlayarak! Yani, o derecede hassasiyet göstererek!
Bu ilgi yerinde. Keşke hep öyle olabilseydi!
Ama, dayak, dövmek ve şiddete dayalı eylem ve tehditler sanki olayı kınayanlardan çok uzaktır!
Çocuğunu dövmek işkence değil!
Karısını dövmek işkence değil!
Yanında çalışan garson iki tabak kırsa, üzerine yürüyüp, sille tokat girişmek "normaal"!
Eee... Polis yapınca hemen "insancıllaşıyoruz."
Ah, vurulur mu?
İşte, biz böyle bir milletiz!
Çocuğumuz okulda tartıştı diye koruma ile okul basıp, başkasının evlâdının kafasını duvarlara çarparız!
* * *
Meclis, Savunma Komisyonu savaş zuhurunda kadınların -onlar da 25-45 yaş arasında olanlar- askere alınabileceğine ilişkin bir teklif hazırlamış.
Dünya mecburî askerliği, profesyonel ve çağın gereği erkeklerden bile kaldırırken, biz kadınları davet ediyoruz.
Hadi, bunu geçin.
Verilen teklif, Türk hanımlarına hakarettir.
Yani, emir ve yasa marifetiyle zorunlu yapmazsanız, bizim kadınlarımız savaşa gitmeyecekler mi?
İllâ karakaplı kitaba mı yazmak lâzım?
Yani, bu ülke savaşa girecek, durum öyle bir vahamet arzedecek ki, kadınların da cepheye koşmaları icap edecek ve bacılarımız duracak, kenarda bekleyecek, hatta kaçacak?!..
Bu yasayı vermek onları tanımamaktır.
Tarihimizi bilmemektir. Hiç mi eser okumadınız?
Milli Mücadele''de kadınların, erkekleri nasıl utandırdığı kaç kez görülmüştür.
Ah, ah, ben ne diyeyim.
İşte, biz böyle bir milletiz!

