Büyük romancı Alev Alatlı, yakın dönem Türk siyasetini anlatan romanlarında bu temayı daha genel mânâsıyla tanımlayarak, genişleterek işler. O zamanlar "püriten nasyonalistler" çok kızdıydı, kendisine. Bize yakıştıramıyorlardı. Ama yakıştıramamak ayrı; gözlerini kapayıp, başını kuma gömmek ayrıdır. İşte, çıkıyor meydana. Kan kokusu, ölüm tutkusu kol geziyor. Kâh trafikte, kâh kutlamalarda. Kimi zaman parkta koşan kızların ardında, kimi zaman podyumda. Hep eli silâhında. Aklı fikri de orada. Önce dövüyor, öldürüyor. Ondan sonra tecavüz ediyor. Ömer Seyfettin "Bomba" adlı hikayesinde Balkan Komitecilerini böyle anlatmıştı. Sanki, Bosna''daki dramı görmekteydi, o günlerde. Ne farkımız kaldı Sırplar''dan. Alo... Alo... Orada mısınız? Türkiye''de "bireysel terör" giderek artıyor, farkında mısınız? Satanizm istisna değil. Artan bir trendi çiziyor. Simgeliyor. Eskiden terör ideolojikti. Sağ/sol, şu/bu... Ama, arkasında çarpıtılmış da olsa bir "fikir" vardı.
Ya şimdi? Sapıklık var. Manyaklık var. Uyanın yahu! Biraz psikologları, sosyologları dinleyin. Millet olarak sevmiyoruz, birbirimizi. Araba kullanmamızdan belli. Biraz önce Taksim''de kucaklaşan, evine dönerken aynı insanı, onu solladı diye şarampole yuvarlayabilir. İnsanımızın yüzü gülmüyor. Ekonomik sorun en büyük dert değil. Yolsuzlukla kazanılan servetin teşhiri ve televizyonlardaki "vur patlasın/çal oynasın" aktarımı insanları çileden çıkarıyor. Tüketimi, zevklenmek için değil imha hissi ile yapıyorlar. Hınçla saldırılıyor. Tecavüzde de öyle. Tecavüz edip, öldürmüyor. Öldürüp, tecavüz ediyor. Ve bunlar aramızda. Bu koşullar sürdükçe de her gün onlara katılanlar artıyor. Ve giderek azınlıkta kalmamız mukadder olabilir. Bu gidiş tehlikelidir. Çünkü, bu vahşeti yapabilmek, ona bilinçaltı kılıf bulabilmek için terör örgütlerine girerler. Bu arada bilinçli, bilinçsiz küresel bir öfke var, küreselleşmeye. Seattle, Washington derken, dalga geliyor buraya. Kitlelerin aralarına katılacaklar çok olur. 6/7 Eylül Olayları hortlarsa, hiç şaşırmam. Babamın deyimi ile "kına yakmam" ama biz sosyal bilimciyiz, yazmayalım mı yani!.. Siz tedirgin değil misiniz?

