Kaydet
a- | +A

Tantan''ı çok seviyorum. "Helâl olsun!" diyorum. Bu pislikleri ancak onun gibi babayiğit biri "sifonlardı." Siz, belki farkında değilsiniz; ama daha düne kadar internet sitelerinde dolaştığınızda Türkiye''nin imajının ne kadar "kriminalite" ile birlikte anıldığını görürdünüz. Biz bazı şeyleri, üstüste yığılınca, olağanlaşınca, kanıksıyorduk. Ama, dışarıda öyle değil. Sicil tutuyorlar ülkeniz hakkında. Ve, herşeyin doğrusu BM, ABD ve NGO''lar artık Türkiye''de şu son hükûmet zamanında yolsuzluk, uyuşturucu, kara para aklama ve organize suçlarda, müspet mânâda bir dönemecin geçildiğini vurguluyorlar. Bu yabana atılır bir başarı değildir. Asıl milliyetçilik bu ülkeyi temiz tutmaktır. Bu temizlik ise yere tükürme, çimene basma kabilinden bir şeyle de sınırlı değildir. Yahu (yahu dedirdiniz bana...) öyle bir psikoza girdiydim ki, dışarısı pis diye evden çıkmıyordum. Çekildim kabuğuma. Yazıyorum, sadece. Bu yolsuzluk damgası vurulan bir ülkenin yurttaşı olmak Ermeni jenositi yapmak gibi bir kaydırık-kuyduruk iddiadan daha ağırdır. Artık yeter... Yeter!.. Bu arada, ilginçtir, Cumhurbaşkanı Ortaasya''da. Sebebi hem Hoca Ahmet Yesevi''nin onarılan türbesini açmak, hem de şu enerji işi ile uğraşmak. Ama, imzaladığı başka belgeler de var. Biri, güvenlikle ilgili. Terörle mücadele konusunda. Pekiî, hangi terör, düşündünüz mü? Rusya, Şangay Beşlisi, hatta Ortaasya Türk Cumhuriyetleri demokratik muhalefeti, irtica diye terörle eşdeğer tutuyor. Bize imzalatılan, o gruplara yardım etmememiz taahhüdüdür. Ülkemizde bulundurmayacağız vs... Düşündürücü!.. (Fazla kelâma gerek yok.) İkincisi, organize suçlarla ilgili belgeler. Bugün Rusya''nın mafyalaşması, Türkistan''a da bulaşıyor.

Organize suç şebekelerinin küreselleşmesi ışığında Orta Asya, bazılarına göre ikinci bir Kolombiya olmak adayı!.. ABD talebiyle bu ülkelerde mafya ile mücadele programları başladı. Washington''ın denetiminde. Bunu biz de istiyoruz. Bu da düşündürücü. Yolsuzluklar üzerine vatan, millet, Sakarya olmuyor, işte. İSAM Türkiye''deki "çalışılacak" kütüphane ve dokümantasyon merkezlerinden biri Altunizade''de, Diyanet Vakfı''na bağlı İslam Araştırma Merkezi''dir. Arapça, Türkçe ve İngilizce eserleri başka yerde bulamazsınız. Bir ilim vahası gibidir. Arada gidip çalışırım. Geçenlerde oradaydım. Tayyar (Altıkulaç) beyle yemek sohbeti yaptık. Rivayete göre eski müdür, Doç. Dr. Azmi Özcan -ki kıymetli bir araştırmacıdır- görevi teslim ederken "Benden sonra tufan!" demiş. Acaba niye demiş. Çok meraklandım. (Az sonra...)