Kaydet
a- | +A

"İktisadî açıdan iyiye mi gidiyoruz, yoksa halkın durumu kötü mü?" Diye merakta idim.

Ben hiçbir zaman belimi doğrultamadığım için, kendi şikâyetlerim doğrultusunda genelleme yapmayı doğru da bulmuyordum.

Dahası, kime sorsanız:

-Vaziyetin iyi mi? diye... Hemen ağlamaya başlıyor. Ardından aynı adamı "Havana"larda görüyorsunuz. Ya da lüks bir otoyu kullanırken..

Bu ülkede "öldük, bittik" deniyor. Sonra araba satışında rekorlar kırılıyor!..

Birisi doğruyu söylemiyor, ama...

Derken, asıl ölçü, manşetlerde belirdi:

"Özel okullar boş kaldı..."

Hah, işte. Demek durum vahim.

Nedenini anlatayım.

Bu millet, her türlü aleyhte kampanyaya rağmen aileyi hâlâ koruyan, evcil bir toplumdur.

Çocuk olmadan da aile olunmaz denen bir zihniyete sahiptir.

Çocuklar, bu milletin herşeyidir. Kime sorsanız, "önce çocuklar, herşey onlar için" der. Boğazından keser, evlâdına ayırır.

Özellikle son yıllarda ayrı bir düşkünlük içindeyiz.

Türk milleti, çocukları için "önce eğitimleri" der. Devlet okulları yerine özel okulları tercih etmesi bundandır.

Zamma katlanır, yine onları sınavlara sokar.

Bu yıl özel okul kontenjanlarında boşluk var.

Demek ki, durum vahim.

Demek ki, ödeyemeyecekleri bir duruma düşmüş millet. Mesele zamlarla ilgili de değil, milletin satın alma erki gerilemiş. Diğer masraflar artmış, kazancı azalmış ki, çocuğunu özel okula veremiyor.

Üstelik, Balıbey, depreme maruz kalmış devlet okullarının onarımı için 40 trilyona ihtiyaç var, diyor.

Herhalde iyi durumda değiliz.

Ebeveynlerin ıstırabını anlayabiliyorum.

Çocuklarımızın geleceğini de etkileyen bir kavşağa girdik.

Var mı itirazı olan?

Zaten memur olan öğretmen ve öğretim üyelerinin maaşlarını anmak bile istemiyorum.

Geçim endeksinin altındalar çünkü!..

Eğitim elemanları "vicdanları ile cüzdanları arasında sıkışıp da kalmıyorlar."

Çünkü, onların cüzdanları yok!

Cüzdan, T.Dil Kurumu sözlüğüne göre "para taşınan" bir nesnedir.

Oysa ki, bizimkilerin cüzdanında İETT karnesi, nüfus hüviyet cüzdanı bir de aile fotoğrrafları vardır.

Şimdi bunları yazmak ülkeyi şikayet midir?!..

Yani İngilizceye çevrilse, ya da yabancı biri okusa biz de Akgönenç gibi takibata mı uğrarız?..