Kaydet
a- | +A

Gün geçmiyor ki, devlet memuru birileri yolsuzlukla itham edilmiş olmasın.

-Sen visa ile öde. Ben onu ileride hallederim! Olayı''ndan bahsediyoruz. Af buyurun, bu devlet hep vatandaşından kuşkulanmış, eğer onu yalnız -mürebbiyesiz- bırakırsanız ya davulcuya ya zurnacıya kaçar misali hep, nitelik itibariyle "dadı devlet" olmuştur. Bizde garip, potansiyel tehlike diye görülen millet, devletimiz babadır, kutsaldır demiş; tenkit tekit yemiş, kızılcık suyu içmişizdir. Oysa ki, ben hâli ve gidişi pek anlamıyorum. Devlete sızmalara, yakalananlara bakınız.

İşte, bu olaylardan sonra kimsede güven kalmayacak. Bu kaçıncı olay! Nerede devlet? Değil. Nasıl bir devleti tartışmalıyız. Devlet vahâmetin farkında mı acaba? Bu millet susuyor, çünkü devleti yıkılırsa, altında kalacağına inanıyor. Ama, devlet de kendine gelmeli. "Münferit hadise... Kişiler... Her zaman olur... Biz bunları ayıklarız" edebiyatı, af buyurun beni ikna edemiyor artık. Bir değil-iki değil! Bakın, yolsuzluk küresel bir belâ. Her ülkenin başına musallat. Uluslaraşırı ağ kuran bir mafya imparatorluğu var karşımızda. "Başarısı" için devlete sızmak gerektiğini bilen, onu parayla tutan. Bu eğilimle sadece kendi ulusal sınırlarınız içinde mücadele edemezsiniz. Küresel işbirliği için açın öğrenin, elâlem ne yapıyor diye. Geçenlerde okudum. Malum-klasik mafyanın beşiği Sicilya Palermo''da her yıl, yaz aylarında okullar aşağı yukarı 20 bin öğrenci Mafya kültürüne karşı kursa, eğitime alınıyorlar. Mafya kültürüne kapılmamak için ciddi akademik çalışmalar yapılıyor. Yine İtalya''da mafya taleplerine karşı koymanın "on kolay olmayan yolu" diye ders kitapları var. Korkarım, ne yapsak-ulusal/uluslararası bu virüs Türkiye''den, metabolizmasından zor çıkacak, kazınacak. Yazık oluyor.

Depremlerden epileptik olduk; ama titreye titreye kendimize geleceğimiz de yok! Döneceğimiz de yok! GS''ye nasıl sevindik. Tek kalp olduk. Millet oluşumuz ortaya çıktı. Bu olaylarda da saklamayalım. Yolsuzluklar sizleri rahatsız etmiyor mu? Canınızı sıkmıyor mu? Kahretmiyor mu? Utandırmıyor mu? Gelin birlikte ağlayalım yahu! Çekelim bir yere duvar. Utanç Duvarı diyelim. Gidip önünde ağlaşalım, bari. Hayır, çok kanıksıyoruz her şeyi. Normal, olağan geliyor. Millet de dertlenmiyor. Af buyurun, enflasyondan bence daha ciddi bir ayıbımız bu!