Kaydet
a- | +A

Prag''daki olayları ilk kez ben "küresel hooliganizm" diye nitelendirdim.

Terim tuttu. Bakıyorum, sağda/solda bizden alıp, kullanan çok.

Evet, futbol müsabakalarında gördüğünüz aynı eylem türü.

Aslında hep yazıyorum.

"Hooliganizm", basit bir hadise değil.

XXI. yüzyıl insanını tanımak için açmamız gereken bir "kara kutu."

Takım tutmak değil bu. Takımı olsa da, olmasa da kavga istiyor. İtişip, kakışmak, dövüşmek istiyor. Belki de coplanmak, dövülmek.

Bu bir terör değil. Rahatlama biçimi. "Full contact" istiyorlar. Adetâ, macera.

"Ben özgürüm" diyen açık kart reklamındaki kız gibi. Türkiye''nin Güneydoğu''sunda Marlboro ülkesindeki gibi gezmek ne kadar reelse!..

İşimiz sanal âlemde.

Prag''a gitmek, bir nevi hooligan turizmi.

IMF, Dünya Bankası''nı protesto bahane.

Kuzey/Güney ayrışması böyle mi giderilir?

Otur, bir günlük mesaini Oxfam''a ver veya Afrika''ya git desen, o göstericilerin kaçta kaçı yapar? Yani "çalışır".

Kişilik sorunu, bu.

Kendi "öznesi"ni geliştiremeyen, içindeki "ben"de dinginliği yakalayamayan için dünyadaki küresel değişimlere uyum sağlamak mümkün değil.

Bunalıyorlar.

Kişilikte sorunu çözemeyen kapalı topluluk içinde, altkültürlere dayalı grup kimlikleriyle zaafını tazmine çalışıyor. Bu kez kimlikler keskinleşiyor. Kimliğim diye "öteki", diğeri düşmanlık mesabesinde ele alınıyor.

Ülke sosyal yaralar almaya başlıyor.

Sorun, milli güvenlik belgelerine giriveriyor.

Siyasallaşıp, açık ve yakın tehlike diye nitelendiriliyor.

Aldınız mı başınıza belâyı!..

Türkiye''nin sosyal analisti (hoş var ve dinlenmiyor ama...) yanı sıra psiko-analistleri de olmalı.

ABD''de oturan Namık Volkan gibi analizler yapabilmeli. (Bağlam Yayınları''ndan çıkan Kanbağı: Etnik Gururdan Etnik Teröre adlı kitabını alın. İçinde Ermeni Sorunu''nun psikiyatrik değerlendirilmesi de var.)

Hooliganizm de bir nev''i oksidantalist arabesk.

Küresel Toplum''un "taşrası"ndan çıkar.

Yerkürenin varoşlarının refleksi.

Yakında onlar da müzik ekollerini üretirler.

Bir tür "dışlanmışlık sendromu"nun sancıları bunlar.

Dünya küçüldükçe, atomize oluyor.

Kimlikler bölünüyor.

Bu bağlamda Yapı Kredi Yayınları''ndan çıkan Alain Touraine''nin "Birlikte Yaşayabilecek miyiz?" adlı nefis eserini okuyun. Bayılacaksınız.

Sosyal mühendislik değil, kaynaşabilmek istiyoruz. Devlet baskısıyla değil, gönüllü örgütlerde birleşmek istiyoruz. Ama, Prag''daki sokaktakiler de mi "sivil toplumcu"?!