İsrail, Lübnan''dan çekiliyor. Bize ne? Demeyin. Ülkenin güneyi Hizbullah''ın elinde. Hatta, sınırda tahrike bile başlamışlar.
Lübnan''daki "öz" Hizbullah, Türkiye''deki ile ilgisi olmadığını ilân etmişti. Ama, nereye kadar?
"Bizi hep dışarıdan karıştırırlar. Oysa ki, biz hep masumuzdur" bahanesi beyhûde.
Başımıza gelenler, Balkan Savaşı''ndan beri hep bizim hatalarımızdan!
Kendi sözüm ona Hizbullahımızla boğuşurken öncelikle hadiseyi "lokal" olarak görmeli ve fevrî çıkışlarla enternasyonalize etmemeliyiz.
İran''ın gücendirilmesi, ardından Lübnan''dakilerin işin içine sokulması ile derdimiz büyür.
Bakınız, beni Sadr İran için "derin devleti" var, dedi. Biz kaç zamandır vurguluyoruz! Hatemî ile dalaşmanın derin devletlere yarayacağı kuşkusuzdur.
Evet, küresel düşünmeli derken kasdimiz uluslararası kabadayılık değil.
Güvenlik rejimleri oluşturmak.
Dün bunu üretmenin yolu farklıydı. Bugün farklı. Artık, küresel bir komşuluk sorumluluğunu hatırlatacaksınız.
* * *
Hatırlatmak derken. 27 Mayıs geçti. "Kırk yıl önce bugün..." diye pek yazamadık.
12 Eylül, 27 Mayıs''ı kutlanmaktan çıkarmıştı. 28 Şubat da hatırlanmasını men etti galiba.
Demokrasimizin özellikleri, hataları ve karşı reflekslerin açtığı zararlar keşke ideolojik saplantıların dışında, objektif kıstaslarla incelenebilse.
14 (1950) ile 27 (1960) Mayıs arasındaki evre önemlidir.
Demokrasimizin İsmet Paşa devrine rastlaması adeta kara mizah anlayışı gibidir! Ve onun demokrasiye bakışı hâlâ Türk siyasi sistemine egemendir. Ona en karşıt olan bile, Türk siyasi sisteminde, İnönüleşmek zorunda kaldığını hissetmiş, olan demokrasimize olmuştur.
İsmet Paşa-Ordu ilişkileri de işlenmeli ve siyasi hayatımızın kromozomlarından çıkarılmalıdır.
İsmet Paşa''yı seviniz, isterseniz sayınız; ama "sizi ben dahi kurtaramam" zihniyetini de tanıyınız!
* * *
27 Mayıs''ın ardından 29 Mayıs gelir. En güzel Türk Müslümanının portresi vardır, o gün vesilesiyle.
Koca Fatih.
Osmanlı''yı Hizbullah zihniyetinden kurtarmak, İsmet Paşa bakışından kurtarmak için Fatih''i doğru-dürüst anlamak, tanımak lazımdır.
Hadis-i şerif anlatır Fatih''i.
İşarete ve mânâsına dikkat etmek lazımdır.
Erbakan''ın fetihinden farklıdır, o.
Fatih''teki, fetihteki sentezi, asaleti, zirveyi algılayacak estetiğe, ilme, irfana sahip olmak lazımdır.
Nerede?

