Zaman zaman değil her zaman şu "seks" işi o kadar aleni yazılıyor, konuşuluyor ve gösteriliyor ki!.. Bir de şu kimin seçtiği belli olmayan "en seksi erkek" anketleri. En son haber: Bizim Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara ülkemizin en seksi erkeği bulunmuş. Buna seçmenler hangi bilimsel deneyle karar vermişler bilemiyorum. Depremle yatıp, kalktığımız günlerde Işıkara "başucu kaynağımız" idi. Kamuoyu aradı taradı Ahmet Hoca''nın cinselliğine taktı. Oysa ki, Işıkara -Mr. Deprem- evine döndü diye haberler yazılırken, milletin dikkati asıl "evine" çekilmeliydi. Sittin senedir profesör bu adam. Yıllardır Rasathane Müdürü.
Ülkemizin depreme ilişkin hayat-memetanı sırtlarına yüklediğimiz adam. Nerede yaşıyor. İtiş-kakış bir caddede. Zeminde de değil, ikinci bodrumda. Kimse "Ayıp kimde?" diye sormuyor. Hiçbir muhabir maaşını sormuyor. Hiçbir medya üyesi "Yahu, bu kadar sorumlu bir işe bu maaş mı?" diye yazmıyor. Çünkü, aklımızda seks!.. Eskiden-aslında içerik itibariyle hatalı, fakat kullananların kafa yapısını yansıtan bir sözümüz vardı: "Kabahat de, ibadet de gizli olmalı..." Kabahatten kasıt hani şu gayrimeşru "manitacılık" işi. Bu işler artık o kadar aleni ki, gizleyen iktidarsız sayılabilir. İmajınız lekelenmesin diye teşhir şart!.. Kabahatle ibadeti aynı kefeye sokan bu ideolojik sözün ibadet kısmı da "Anan imanını kendine sakla" kabilinden bir direktifi ihtiva ediyor. İnsanlar artık kabahatten korkmuyorlar, ibadetten korkuyorlar. "Aman fişlenir miyiz!..." korkusu... (Eskiden başka kimseler "fişlenirdi". Anladınız.) Bu ülkede gel de güzel ahlâkı bul. Satanistlerden bazıları "Biz bu işlere ucuz seks için girdik" demiş. Gazetede boy boy resimler. O biçim! Zaten Türkiye''de bütün kirli işlere o haram için, orada tatmin için giriliyor. Mafya endüstrisi de o kaynaktan besleniyor. Yine de şikayetçi olmayalım?!... Kafalar sekse takılı kaldığı sürece paratoner gibi, sosyal patlama olmaz bu ülkede.. Devrime karşı emniyet supabımız bizim. Arada sırada bir-iki kurban versek de asayiş berkemâl.
YILIN KİTABI: Mutlaka okuyun. Prof. Dr. Ahmet Yaşar Ocak''ın yeni çıkan "Türkler, Türkiye ve İslam: Yaklaşım, Yöntem ve Yorum Denemeleri" (İletişim Yayınları) adlı eserini fevkalade beğendim. Müthiş bir çalışma. Bilgi, birikim ve sağduyu hazinesi. NOT: Nevşehir''den Şükrü Çetintürk. Evet, hepimiz hayal kırıklığındayız. Bekleyelim. Şimdilik sabır.

