Ecevit''in müjdeleri arasında zikrettiği Ekonomik ve Sosyal Konsey''in veya o tarz bir kesimler arası toplantının yapılacağı, doğru bir adımdır. Geç kalmış olsa da, ayak diretilmiş olsa da işçi, memur, patron, devlet diyaloğu nihayet sağlanıyor. Bu tarz birlikteliklerin sürekli olması ve siyasete yansıması "ekonomik demokrasi"dir. Pekii, ya siyasi demokrasi? Türkiye''de devleti yıkmak isteyen yoktur. Öyle nihilist, anarşist akımlar, eylemler, hatta teröristler, yurtiçi ve dışı şer odakları dahi Türkiye Cumhuriyeti Devleti''ni yıkalım dememektedirler. Çünkü, Türkiye''de en ılımlısından en aşırısına siyasal, sosyal aktörlerin hepsi "devletçi"dir. Amacı devleti yıkmak değil, sahiplenmektir. İster sızmak değil, ister ele geçirmek. Devlet, Türkiye''de yönetim aleyhtarı uçlar için bile kutsaldır ve devlet "miti", ülkemizde, sosyal projeleri hayata geçirmek için levye olarak görülmektedir. Aslında çağdaş demokrasi açısından bu yanlış bir yaklaşımdır! Devlet tarafsız kalmalı; ama siyaset çatışma alanı kalmalıydı. Olmadı. Olamıyor. Çünkü, devlet, modernite sonrası demokratik açılımlar ışığında içte tarafsızlaşamıyor. Bunu siyasiler de biliyor da onun için adetâ demokratik yama kabilinden Ombudsman kurumunu bize taşımak istiyorlar. Ombudsman; halk ile devlet arasında hakem. Pekiî, siyaset görevini yapsa idi... Sorun belli: Siyaset alanı hâlâ özerkleşememiş. Özerkleşemiyor. Siyasetçi, ombudsman yerine özerklikte ısrarlı olsa ya! Sonra ombudsman, demokrasinin en ileri siperlere ulaştığı Skandinavya''da görülmüş, kullanılıyor. Daha biz "elifba"sında kaldığımız o müessese nasıl aşı tutacak? Özellikle de Demirel, başına geçerse? Sivil toplum KHK krizinde Sezer''e hak verdi.
Sivil toplum, birinci sorununu ekonomi ve mafyalaşma diye görüyor.
İsmail Cem doğru demiş:
- Herkes kendi işini yapsa, kendi alanında konuşsa! Dahası, devleti nötrleştirebilsek. Bu bir zihniyet devrimi gerektirir. "Kurtarıcı" misyonundan vazgeçmek. Militanlıktan çıkmak. Militanlık doğası icabı demokrasi ile antitezdir. Mesela militan demokrasi de olmaz, militan demokrat da. Tabiî, insanın kendini, kendi kişiliğini de özerkleştirmesi gerekiyor.

