Tasarısı diye başlayan o metin ABD''de önemli bir merhâle kazandı. Ermeni Sorunu''nu Türkiye''de, hatta dünyada en iyi bilenlerden biriyim. (Haklı olduğum yerde tevazua gerek yok.)
Ermeni Sorunu ve/ya Osmanlı''daki Ermeniler konusu, hatta Azerbaycan-Anadolu-Ermenistan arasındaki ilişkilerin niteliği tarihin malzemesidir.
Biz de hep öyle dedik.
"Bırakın bu işi akademisyenler tartışsın." Doğru ve makûl bir yaklaşımdı.
Bu arada tarihçiler, dogmatik olmadıkları ölçüde gerçekleri ortaya koydular. Hayli tartıştık, uluslararası panellerde.
Tarih "siyasallaşınca", dış politika da ideolojikleşiyor.
Mesele, Ermeni nasyonalistleri açısından bir varoluş tutamağıdır. Kimlik ve kişiliklerini bu "victimization" (kurban olmuşluk) kompleksinden hareketle üretebiliyorlar. Diaspora ABD gibi dünyanın en makbul adresi bile olsa, o mağduriyet sendromu onlara, kendi duruşlarında anlam kazandırıyor. Kısacası, onlar açısından konu siyasî olmaktan ziyade, sosyo-psikolojik.
Çünkü, onlar da gayet iyi biliyorlar ki, bu tasarının ardında tüm cihan dursa Türkiye''den ne tanıma, ne tazminat, ne de toprak alabilirler!
Sembolik değerinden öte bir geri dönüş beklemeleri mümkün değildir.
Ben bu işten Ermenistan''ın -Erivan''ı kastediyorum- da pek memnun olacağı kanaatinde değilim. Koçaryan, öncekinden farklı olsa da, Kafkasya''nın en "sıkışmış" ülkesi Türkiye''yi düşmanlaştırarak ancak kendini boğar. Ankara, Bakü ile elele verdiğinde Erivan''ı İran bile kurtaramaz. Kendine nefes borusu açmak isteyen Erivan''ın kıskacı daralır. İran da bu işle oynamaya kalkarsa, ona da Büyük Azerbaycan hatırlatılır!..
ABD''de yönetim bu işi "söndürmeye" çalışacaktır. Belki istenen müze Smithsonian''da açılır; ama Türkiye''ye "tanı" diye tazyikleri pek muhtemel görmüyorum.
ABD Seçimleri''nde bir oy mıknatısı diye kullanıldığı açık. Yani, içe yönelik bir tasarruf.
Tabiî, Türkiye reaksiyon gösterecek.
Stratejik olarak NATO''nun şahinliği günlerindeki kadar güçlü değiliz.
Kalıyor Avrasya''daki ortaklığımız.
Orada da Türkiye en az ABD''nin bize olduğu kadar onlara bağımlı.
Üstelik, aşırı tepki gösterirsek, Hazar petrolleri projesinde yegane destekçimiz ABD''yi küstürebiliriz.
Belki de işin "künhünde" bu var. Ankara, ABD ile limonileşsin, araları açılsın, petrol boru hatları Türkiye dışı güzergâhtan geçsin.
İster misiniz bu "Büyük Oyun"un satranç hamlelerinden birisi olsun.
Dikkat edin, Türkiye''yi Avrasya konumundan pasifleştirmeye yönelik ataklar var. Alınganlığa gerek yok. Dikkat edin, bunu ben yazıyorum. Bu konudaki hassasiyetini ispatlamış biri olarak, hem de. Tarihi, sözde yasalarla yeniden yazamazsınız. Ama, onlara karşı acemi reflekslerle geleceğinizi etkileyebilirsiniz. Ne yapmalı, o zaman... (Az sonra)

