Kaydet
a- | +A

Herkes İstanbul''dan kaçıyor. Hayat pahalılığına deprem korkusu eklenince varoşlar çözülmeye başlamış.

Ve zelzele sayesinde İstanbul tersine göçü ilk kez tadıyor.

Köye dönüş... İnanmak mümkün değil. Ama, doğru, tayin isteyenler, dengini toplayanlar yeniden Anadolu yollarında imiş.

Demek "taşı, toprağı altın" denen İstanbul''da taşın, toprağın altında kalmak da varmış diye kaçan kaçana.

Çok geç.

Zaten her şey bu göçten oldu.

İktisadî zaruret veya fırsatçılık, ne derseniz deyin, İstanbul''a göçü kitlelerle getirdi. Sanki Balkan faciasından kaçan 93 muhacirleri gibi herkes İstanbul''a doluştu. Kent kalabalıklaşmadı, taştı adetâ.

Çarpık şehirleşme böyle başladı.

Gecekondulaşma, arazi mafyası, siyasi rant ile popülizm, kaçak inşaatçılık, ta Ankara''ya varan işbirlikçilikle depreme değil ama, depremin zararlarına davetiye çıkarıldı.

Burada herkes haksız. Herkes suçlu.

Ve İstanbul, erozyona, talana, her türlü çirkinliğe tâbi tutulup, iğfâl edilen bu inci şehir depremle kendisini hor kullananlardan intikam mı alıyor, dersiniz.

Deprem korkusu, bir sonraki sallantının İstanbul merkezli olabileceği evhamı İstanbul''u belki yönetilebilir nüfusa çeker mi? Belki.

Ama, çok geç.

İstanbul bitti bir kez. Geri gelir mi?

Nostaljisi bile ayıbımızdır.

Deprem ne ibretlerle doluymuş.

İstanbul geri gelir mi? Gelmez.

Yine de tersine göçün ciddi bir süreç olduğuna inanamıyorum.

İstanbul''un ölüsünde bile rant var.

İzmit, fay hattının tam üstünde. Elin Amerikalısı, Japon''u, Korelisi, Avrupalısı Türklerle ortak nice fabrika kurdular orada. Kurmadılar mı?

O bizden "ileri" uygarlıklar araştırdı mı, araştırdıysa, planlarını tâdil etti mi? Etmedi.

Kimse kimseyi kandırmasın.

Biz eskiden Suadiye''de denize girerdik.

Şimdi, komik, iki bakan atıkları denize atalım mı, atmayalım mı diye tartışıyor. Atsan ne olur, atmasan ne olur?

Bu atık toprakla şu kadar arazi "kazanacağız" diye övünülüyor!

Sahi, Ege''yi de böyle doldurursak, belki Yunanlılarla sorunlarımız biter!.. Avrupa''ya da daha yaklaşmış oluruz. Baksanıza deprem bile bizi batıya doğru iteliyor!..

Bir de İstanbul''un içinde göç var.

Tehlike derecesi fazla yerlerden az olanlara doğru. Emlâk komisyoncularına bayağı iş düşüyor.

Tabiî, bu fırsattan yararlanan spekülatörler de yok değil.

Ucuza kapatıp, pahalıya satmak.

Depreme dayanıklılık, fiyat arttırıyor.

Yakında kütük evlerin reklâmı artacak görürsünüz.

Tek katlı gecekondular bile rağbet görebilir.

SİNAN ŞÂMİL SAM

Aferin çocuğa. Müthiş bir başarı kazandı.

Dünya şampiyonluğu bu. Dile kolay.

Onu tebrikte kuyruklar oluşturmalıyız.