Kaydet
a- | +A

Kaldırımlarda ahşap eşya satanları, Ayazpaşa''da esrarla yakalanan Afrikalılar''ı kastetmiyorum. Türkiye bu renkli insanlardan önce zencilerle ilk kez Benetton''un bilboard''larında tanıştı. O zaman yadırgamıştım. Uzak görüşlüymüşler?!. Türkiye''nin kendi zencilerini üreteceğini nereden bilebilirdim!.. Irkçı değilim ve "zenci" tabirini etnografik değil, sosyolojik anlamda kullanıyorum. Bu tabiri ilk kez Faziletliler zikretti. Adetâ isyanla "Yahu biz bu ülkenin zencileri miyiz?" diye üzerine gelinmeleri vurguladıydılar. Yani, ikinci sınıf vatandaş. Rengini değil, inancını siyasete bulaştırınca gördükleri tazyik, tepki idi şikâyetleri... Mücadelelerinin de böylece ABD''deki "civil rights" (özgürlük) bağlamında olduğunun altını çiziyorlardı. Yabancı kamuoyunda bu çağrışım sempati ile karşılanır mı, pek neticesini göremedik. Amerika''da o zenciler, söz konusu haklarını aldılar, topluma entegre oldular (sayılır). Bunun yolu da muhafazakar Beyaz Anglo-Sakson Protestan (hatta Katolik de dahil Hıristiyan) seçmene rağmen "çokkültürlülük"tü. ABD, her unsurun folklorik özelliklerinin "eritme potasında" kaybedildiği bir entegrasyon modelinden "salata kasesi" adı ile anılacak çokkültürlülüğe geçince sosyal sorunların önüne geçiliverdi. Bir de Amerika''da hâlâ kaynaşmayan, bunu reddeden "zenciler" var. Bu zenciler, sözüm ona, artık Porto Rikolu, Hispanik vs... Yani, bizdeki şeytancılar zümresi. Tinerci, dilenci, Satancılar. İşte, Türkiye bunları "üretir" hâle geldi. Şeytancılar, varoşlara gelmiş, cıvık cıvık bir tüketim toplumundan nasibini alamayınca gözünü intikam ve kan bürümüş kitle. Tinerciler de aynı vahşetle cinayetler işlemediler mi? Aynı takım, işte... Tezahürler farklı, kaynak aynı. Gelir dağılımımızdaki uçurumları anan bile yok. Bu adaletsizliğin istatistikleri görülmüyor. Zengin züppelerin araba ve metres teşhirciliği gündelik gazete ilâvelerinde boy boy. Zenginliğin biriktiği eller azaldıkça, ahlakî dejenerasyon da artıyor. Amerika''da bu ortamda "Mafiosa" doğmuş ve serpilmişti. Çaresi FDR''nin "New Deal" adını verdiği ekonomik programdı ve tuttu.

Yani, yoksulluk ve yolsuzlukla mücadele... Nasıl olacak? Zenginden fakire gelir aktarımı yapamıyorsunuz, bu ülkede. Global kriz, depremin yaraları sarılsın derken yeni üretim kapıları da açamıyorsunuz. O zaman bu kitleleri, bir zamanlar Amerika''da tecrit edildikleri gibi Harlemlere mi tıkacaksınız? Bu da bölücülük. Çare?