Kaydet
a- | +A

Millet "deprem vergilerine" kızmıyor.Hem de bunlar milletin iktisadi açıdan en darboğaza girdiği zamanda istenmesine rağmen; kızmıyor, kızamıyor.

Kızdığı, hükümetin buna mecbur oluş şekli.

Millet soruyor: Eğer hükümet, deprem sonrasında yağan dış ve iç yardım sahiplerini gücendirmeseydi, bugün bu "eke" -hiç olmazsa bu ölçüde- ihtiyacı olur muydu?

Üstelik, hükümet bundan önceki ilanında, ek vergileri zamanlama açısından yanlış bir dilimde istemişti.

Oldu, geriye dönülemiyor.

Hele Bolu-Düzce''de de deprem, yeni kaynağa mecburiyeti çıkarmışken; millet olarak görevden kaçamayız.

Elinde nakit olmayanlar için bankalar özel deprem kredisi vermeli. Bedelli için özel krediler çıkarmadılar mı?

Tabii, hepimiz, "Biz bu vergileri veriyoruz; ama yerine gidecek mi?" diye evhamlanıyoruz.

Haklıyız da.

Devlet hâlâ şeffaflığını gösteremedi. Yardımların nereye gittiğini hâlâ bilemiyoruz. Bu ortamda bunun istenmesi dahi ayıp gibi geliyor; ama o kadar kötü sicilimiz var ki, kuşkularımızda haklıyız.

Millet verecek, millet alabilecek mi?

Devlet burada sadece bu akışı sağlayan vana mı olacak, yoksa oraya başka "hortumlar" mı katılacak?

Millet, itiraf edelim, bu fonların hortumlanacağını, deprem parası üzerinde bile yolsuzluk yapılabileceğinden ürküyor.

Bir millet için bu itimatsızlık ne acı, değil mi?

Deprem desteğini dahi tokatlamak isteyenler çıkar mı?

Hadi, çıkmaz diyelim. Ar damarı o kadar çatlamış kişilerin ne bu hükümette, ne de bu devlette olduğuna inanıyorum.

Pekii, şu düşüncede haksız mıyız?

- Hükümet, topladığı deprem fonlarını iç ve dış borç faizlerini ödemede kullanacak mı, kullanmayacak mı?

Yani, fasıllar arası tedahül.

Hep, bildik bir yöntemdir.

Deprem için hükümetin harcamaları oldu. Hem de peşinen. Hem onları telâfi etmek, hem de deprem felâketini "kullanarak" faizler için yeni fon oluşturmak düşünülmüyor mu?

Şimdi yardımları maaşlar için kullandıklarını söyleyip (sonra inkâr eden) bir yetkilinin içinden geçmiyor mudur?

Bu konuda "açık" davranmaları gerekmektedir.

İhtiyaçlarınızı biliyoruz. Demirel, iç borcu dış borçla (daha uzun vadeli) kapatmalıdır, diye salık veriyor. Ama, içi de dışı da bulmak artık zor. Deniz bitti. Sınıra geldik. Duvara tosladık.

Bu vergi son ateştir. Son fişektir.

Bu ekonomiyi canlandırırsa, depremzede dahil hepimize yarar.

Ne var ki, bunu da verelim. Ama, bundan böyle borç istemiyoruz. Yolsuzluk istemiyoruz.

Bir şey daha var.

O da 2000''i vergilerle açacak Türk milleti için yeni ek vergiler (deprem vergisinin ötesinde) düşünüyorsanız, hiç denemeyin.

Bittik gayri.

Orada durun.