Ankara, Kıbrıs ile yeni bir kavşağa girdi.Başta Başbakan Ecevit olmak üzere KKTC''deki 25. yıl törenlerine kalabalık ve güçlü bir kadro ile giden Türkiye Cumhuriyeti, dünyaya ciddi mesajlar verdi. Bu mesajlar artık geri dönülmez bir virajın alındığını gösteriyor. Neler ön plana çıkarıldı? Neler bu dönemde "yeni" olarak vurgulandı? İlkin, statüko öncesi duruma dönüşün hayâl olduğu, bunu besleyenlerin boşuna kendilerini yorduğu kaydedildi. Bildiride bu husus bakın hangi cümleyle anlatılıyor: "Bugün Kıbrıs Türklerine büyük acılar çektirmiş olan karanlık bir dönemin kapanmasının 25. yıldönümüdür." İkinci olarak, çarşamba günü de yazdık, Kıbrıs''ın "Doğu Akdeniz''in istikrarı" açısından hayati önem kazandığı kayda geçildi. Üçüncü olarak, KKTC''nin uluslararası sistemden beklediği açıkça dile getirildi. Bu, Güney Rum kesimi ile bir "barış antlaşması"dır. Tanınma, federasyon vs. değil, barış antlaşması!.. İşte; böylece konuda her taş yerli yerine oturuyor. Nihai bildiride AB için özel bir paragraf var. Titizlikle yazılmış: "AB''nin üyelik yolunda yaktığı yeşil ışık Rum tarafına yanlış ümitler vermiş ve tehlikeli bir gerilim politikası izlemeye teşvik etmiştir. Rum yönetimi yıllardır Güney Kıbrıs''a ileri teknoloji ürünü silahlar ithal etmekte, Yunanistan''a tahsisli askeri hava ve deniz üsleri kurmakta ve Yunanistan''la birlikte Türkiye''ye karşı PKK terörizmine açık destek vermektedir. Bunlar adada ve Doğu Akdeniz''de gerilimi artıran ve herhangi bir müzakere sürecinin önünü tıkayan kabul edilmez davranışlardır." Yani, AB''ye federasyonun önünü sen tıkadın gerçeği haykırılıyor.
Yani, Yunanistan''la enosis, AB ile entegrasyon inadını sürdürerek KKTC''nin Türkiye ile birlikteliğini aslında siz, bizi seçeneksiz bırakarak, sağladınız deniyor. (Keşke Rum''un kulağını da çekebilseydiniz ihtarı da var.) Bildiride ABD''ye de gönderme var: "İki taraf arasında statü eşitliği kabul edilmeden, Kıbrıs''taki iki halkı temsil eden eşit ve egemen iki devletin mevcut olduğu, bu iki devletten birinin üzerinde egemenlik ve otorite iddiasında bulunamayacağı yeterli hukuki ve siyasi açıklıkla ortaya konulmadan" görüşmeyiz deniyor. ABD''de ise iç kamuoyu yatıştırılıp, bir üsle tatmin olacağı sinyallerini mi verecek? Bildiride nihai analizde söylenen, karşılıklı "bağlar en yüksek düzeyde karara bağlanan bütünleşme hedefinde geliştirilecek ve derinleştirilecektir." Önümüzdeki günlerde bir "özel ilişki" andlaşması gündemde. Dileğimiz, bu süreçte Kıbrıs''ta, hatta KKTC''de çatlak seslerin duyulmaması. Bu arada, 20 Temmuz''da çok özel bir törenle Denktaş, değerli dost Yakan Cumalıoğlu''nun Kıbrıs için 35 gönüllü hizmet aşkını ihtişamla kutladı. Ödüllendirdi. Biz de o sevinci paylaşıyoruz. KKTC için yeni bir dönem başlıyor. Hayırlı olsun.

