Kaydet
a- | +A

Yer yarılsa da biz bunu, Cenab-ı Hakk''ın izniyle, lütfuyla, keremiyle aşarız.

Tabiî ki, eleştiri şarttır.

Birilerinin "hesap vermesi" de şarttır.

Ancak, güncel enerjimizin mecrasını lüzumsuz yere eritmeden. Zaman kaybetmeden. Kimseyi "günâh keçisi" yapmaya yeltenmeden.

Biz büyük milletiz. Görüyorsunuz, herkes kenetlendi. Bunu adetâ yeni bir Ergenekon görüp üzerine gitmekte yarar vardır.

Dikkat ediniz, İstiklâl Marşımızda bile var. "Son ocak" çok önemli bir işarettir. Son ocak dahi kalsak, biz millet olarak sıkıntılarımızı bertaraf için seferber oluruz.

Lüzumsuz "Kompleksleri" aşmak lâzımdır.

Tatsız-tuzsuz şovenist fobilere girmek hem mânâsız, hem de dostlarımızı kırmak açısından zararlı olur. Bu bakımdan Sağlık Bakanı''nı anlamak mümkün değildir. Herhalde Devlet Bey bu ifadeleri ile yardımı elinin tersiyle iten Sn. Durmuş''u ilelebet yerinde tutmayı düşünmüyordur!

Afetlerin yararı, milli kaynaşmayı sağladığı gibi rakiplerle dostluk ve dayanışma fırsatını da verir. Bu imkânları reddetmek değil, yararlanmak lâzımdır.

Hava meydanında zorluk çıkartmak, vize istemek, yardım malzemesinden gümrük almaya kalkışmak "ilkel" görüntülerdir.

Bakan bey, korkarım, Babuna kampanyası gibi bunun da ardında ciddi bir tezgâh olduğunu, tarihte olduğu gibi bugün de casusların Türkiye''nin tektonik gizemini öğrenmek için kurtarıcı hüviyetiyle ülkemize sızmayı deneyeceğini düşünebilir!..

Bu beklenir kendisinden.

Bu tür bir milliyetçilik küpüne yani MHP''ye verir, asıl zararını.

"Uyumlu" olacağız diye süt dökmüş kediye dönmek başka şeydir, olmadık yerde, olmadık şeyler söyleyerek, dayılanmak ayrı şeyler.

MHP, henüz ölçüyü tutturamadı!..

Bu deprem, ayrıca, sanıyorum, bazı "fobilerin" de aşılmasına yarayacaktır.

Herkes yardım etmek istiyor.

Ama, dilde olmasa, zihinde, orada olmasa kalplerde bir endişe: "Acaba yerine ulaşır mı?"

Bu ciddî bir kaygıdır. Bugünlerde özellikle yardımı caydırıcı unsur olmamalıdır.

Ama, nedense herkes kampanya açmışken, vatandaş Türkiye Gazetesi''ne, meselâ STV''ye daha fazla rağbet ediyor.

İşte, daha dün, bazı dinî hassasiyetleri olan kurumların hayır ve eğitim faaliyetlerinin parasal menşei polemik konusu yapılmaktaydı.

-İyi, güzel faaliyette bulunuyorlar da kardeşim. Bu değirmenin suyu nereden geliyor?

Biz de "millet veriyor" dün Kuva-yı Milliye''ye de öyle vermişlerdi. Bugün de... diyorduk.

İstihzâ ediyorlardı.

İşte bu deprem vesilesi ile hayır yarışı bu sorunun cevabını delillendirecektir.

Bazılarını da, iftiraları nedeniyle, herhalde utandıracaktır.

Evet, gün bugündür.

Bugün, Kuva-yı Milliye günüdür.

Yer yarılmıştır. Türkiye içinden fışkıracaktır.