MHP''nin Yüce Divan''lar hakkındaki ani çıkışları çok enteresan gelişmelere neden oluyor.
Bir kere yolsuzlukla mücadelede ne kadar "kararlı"yız, görüldü.
En dürüst Ecevit bile istikrarı bozmaktan endişesini ifade etti. Yani, şaibelere katlanacağız düzen uğruna.
Zaten, herşey bu "düzen" uğruna fedâ ediliyor.
Şimdi açıkça yazalım: Millet, siyaset kirli diyor mu? Halkın Yılmaz ve Çiller hakkında malûm kaygıları var mı? Toplum, onların birbirlerini aklamalarını antipati ile geçmişte izledi mi?
Yolsuzluklar deyince ülkücü mafya! diye yerleri gökleri indir, MHP''ye dolaylı sataş; ama MHP yolsuzlukların "araştırılması"na yeşil ışık yakınca veryansın et: Niye istikrarı bozuyorsunuz? Ardındaki hesabınız ne?
Ben size hep yazdım.
Yolsuzlukların devamını isteyen var.
Bu düzenin devamında çıkarı olanlar var.
Vatan, millet, Sakarya edebiyatı ile o yazarlar kendilerini kamufle etmesinler.
Ara seçim, erken genel seçim... Aman, istikrar gidermiş. Demokratik mekanizmaların işleyişi ne zaman istikrarı torpidolamış?
Demokrasi dinamik bir süreçtir! XXI. yüzyılın bu özelliğini anlayamayanlar, cumhuriyet uğruna demokrasinin rafa kalkmasına göz yumarlar. Laiklik için derin devlete, istikrar için yolsuzluğa katlanırlar.
MHP''nin çıkışları herkese ayna tutmuştur.
Millet kimin, ne olduğunu görmüştür.
Yine de vurgulayayım:
Yolsuzlukla mücadelede başarılı olamazsak, bu ülke çökecektir.
Başarılı olabilmemiz, içteki kararlılığımıza bağlı. Dahası uluslararası işbirliğine bağlı. Asıl buna bağlı. Nasıl AB ve ABD "zoru" ile demokratikleşmeye mahkûmuz; maalesef acıdır, fakat dış baskı olmadan da yolsuzluklarımızı gideremeyeceğiz.
Eskiden medenî dünya sizin "kirliliklerinize" göz yumardı. Çünkü, işine gelirdi. Çünkü, Türkiye''den ihale kapmak, mal satmak için görevlilere verilen "masa altı" meblağlar ilişkilerin cilasıydı. Bu "rüşvet", yabancı şirketlerin bilançosuna kayıt olabilirdi. (Böylece vergiden düşülürdü!..)
Şimdi, öyle değil.
1997''de ABD yasa çıkardı.
1999''da onu OECD izledi.
Saydamlık Enternasyonal''i kuruldu.
Dünya Bankası hassasiyetini ilân etti.
"Finansal Eylem Gücü" kuruldu ve yolsuzlukla mücadelede "40 emir"i üretti.
Belgesel yasalar sökün etmeye başladı.
Dünya son beş yıldır bu sahada ciddî adımlar atıyor. Rüşvet, kara paranın aklanması konusunda küresel bir mücadele başladı.
Siyaset avanta ve vurgun yeri olmaktan çıkacak. Zorlayacaklar bizi.
Demokratikleşmemizi neyse de; temizliğimizi, ahlâkiyetimizi, etiğimizi dışarıya borçlu olabilmek kahrediyor beni... Öte yandan da bizi iyice sıkıştırsınlar da şu belâdan kurtulalım diyorum.
Vah vah vah!..

