Yolsuzlukla mücadele için polisiye ve adlî tedbirlerin dışında (ve ötesinde) akademik ve sivil topluma yönelik faaliyetler arttı, ülkemizde.
Nihâyet, uyanıyoruz.
Daha doğrusu, "uyandırılıyoruz."
Baskı "dıştan" geliyor. Medenî alem, yolsuz bir ülke ile ne stratejik ortaklık, ne de ticaret yapmak istiyor.
Bazılarımıza bu ilgi (ve baskı) yeni gelebilir; ama internette OECD, Dünya Bankası, IMF, AB ve ABD sitelerini dolaşanlar 1990''dan beri yolsuzlukla mücadelenin nasıl Küresel Toplum''un gündeminin birinci sırasına oturduğunu çoktan biliyorlardı. Türkiye''nin bu konuda ne kadar hırpalandığını da!..
Şimdi bizi temizlenmemiz için zorluyorlar.
Pekiî, bu ilgi neden? Cevap: Alınmayalım. Umumî bir vetiredir. Neden şimdi? Cevapları sıralayalım:
1. Soğuk Savaş bitti. Artık, Batı, stratejik partnerlik uğruna yolsuz muhataplarını çekmek zorunda değil. Siyasî riyâkarlık devri bitti.
2. Demirperde yolsuzlukları gizliyordu. Duvar inince, iletişim kolaylaştı. Eski Sovyetler''in namusu meydana çıktı. Konuşulur oldu.
3. Demokratikleşme arttı. Basın, olabildiğince hür bir şekilde tabulara dokunur oldu.
4. Uluslararası (sivil toplum) örgütleri duyarlılıklarını haykırmaya başladılar. Saydam Enternasyonel, bunların ilk sıralarında geliyor.
5. Devletler artık rüşvetin uluslararası ihaleleri almada kendi aleyhlerine de çalışabilecek çift yönlü kılıç olduğunu anladılar. İdrâk ettiler. Hiç kimse vermesin, haksız rekabet engellensin, diye tutuşuyorlar.
Onun için uluslararası konferanslar yapılıyor.
Küresel tedbirler alınıyor. Hatta, "iyi (ahlaklı) yönetim" dersi ve eğitim programları veriliyor. Hem de bir ülke, yolsuzlukla boğuşan öbür ülkeye... Ne acı, değil mi? Maalesef, biz de ikinciler safındayız.
Yani, siz istediğiniz kadar şahsi hayatınızda helâle, hatta verâya itina edin, yukarıdakiler yüzünden haram ülkeler arasında kolektif listede siz de etiketlenin.
Haksızlık bu? Türkiye bile olsa, benim hayatımın en büyük servetini karalamaya hakkı yok. Bu ülke için canını veren/verebilecek tıynette olanlar, bazıları yüzünden bu etiketi hakketmediler.
Artık, uyanmak lâzımdır.
Bazıları yüzünden utanılacak bir ülkede yaşamak istemiyoruz.
Ulusal namusumuz söz konusudur.
Şahsî namusumuz, bu şemsiye altında ölçüldüğünden, o da tehlikede. Saydam Enternasyonel Türkiye yolsuz derken, bu ülkede dürüstleri saymıyor ama!

