Türk filmi gibi bir başlık oldu. Ama, adam bunu haketti. Yugoslavya''nın dağılışından sonra hep cevap aramışımdır: Bosna ve Kosova katliamlarının sorumlusu yönetim midir, halk mıdır diye!..
Devrik Miloşeviç ve hempalarının soğuk savaş sonrası ortamda, uluslararası konjonktörü istismar ederek, yayılmacılığa girişmesi ve bunu Naziler''i aratır bir soykırımla gerçekleştirmesi, evet doğrudur, sistemli bir devlet siyasetiydi.
Zincirlerinden boşanmış bir zulmün, etnik temizliğe dönüşmesi devlet tarafından kapsamlı bir ideolojik beyin yıkamanın mahsulüydü.
Din de, etniklik de vahşetin motorları olduydu.
Ancak, halkın bu cürüme iştirâkını anlamak kâbil değildi. "Emir-komuta zinciri ışığında bu gaddarlığı yapmak zorunda kaldık", artık insan haklarının geldiği bu ahlakî merhalede kabullenilir mazeret değildir.
Aykırı sesler varsa bile, herhalde cılızdı ve idare tarafından bastırılıyordu.
Miloşeviç''in Miloşeviç usulleri ile devrilmesini de gözden ırak tutamayız.
Siyasi hooliganizm bugün Belgrad sokaklarında kol gezmektedir.
Cani gitti; ancak mirası ortada.
İşte, onun için "Milo''dan sonra" ne olacak diyorum.
Ülke artıklardan temizlenecek.
Yeni bir idare gelecek. Belki demokrasiye geçilecek.
Ne var ki, şu hal -istikrarsız ortam- Küresel Toplum için risk taşımakta.
Kim gelişmelerin sürekli kaosa, komşularla çatışmalara ve dünya barışını zedeleyen tehditlere gebe olmayacağını garanti edebilir?
İnsanlığa karşı işlenen suçlarla yıpranmış bir Sırbistan kendi hâline bırakılacak mıdır?
Şimdi, dünyanın gündemindeki problem bu.
"Bırakınız, ne yaparlarsa yapsınlar" denilemez.
Nasıl insani müdahale adı altında BM ve NATO bundan önce askerî operasyonlarla devreye girdiyse, bundan sonraki aşamalarda da ilgi ve girişleri sürecektir.
Şimdi, ülkede demokrasinin kurulması sürecinde insan haklarına saygı gösterecek bir rejimin mimarisinin tamamlanması lâzım.
Bakınız, Bosna-Hersek mağdurdu.
Ancak, Dayton Barışı ile adeta ülke belli bu uluslarası "vesayet" altına alındı.
Bu vesayet, onları korumaya yönelik olduğu kadar, olur ya, onların da "Sırplılaşmasını", yani saldırganlaşmasını önlemek içindi.
Bugün Sırbistan zalim taraftır.
Ona "Bir daha asla!" için Dayton''dan daha ağır şartların getirilmesi lâzımdır.
Şimdi, bu yönde Küresel Toplum adımlar atarsa, hiç kimse çıkıp, bu tedbirlerin küreselleşme arkasındaki ekonomik güçlerin dayatması diye karalamaya çalışmamalıdır.

