Kaydet
a- | +A

New York''ta BM Genel Kurulu toplanıyor. Sezer de orada. Çiçeği burnunda Cumhurbaşkanımız "Küresel Toplum"u idare edenlerle birarada, aynı "aile fotoğrafı"nda!

Bu tür zirveler, ya rutin olarak gerçekleşir; ya da temsilin arkasında güçlü bir ulusal iddia vardır.

Bu tür uluslararası toplantılara "turistik" mahiyette katılır, adetâ Madam Tussaud''un mumyalar müzesinde şöhretler arasında gezinir gibi ilginç bir tecrübe olarak tadabilirsiniz.

Veya, ulusal iddianızı yansıtırcasına iyi bir gövde gösterisine dönüştürür; o imkânı milletlerarası işbirliğine proje üretmek için kullanırsınız.

Burada kişilik de önemlidir, temsil ettiğiniz ülke de; ayrıca ülkenizin yükselen değerler karşısındaki tavırları da.

Demirel, duayendi. Tanınıyordu.

Sezer ise, belli ki, iç beğeni dışta da akis bulmuş ve hukukun üstünlüğünün şampiyonu olarak alkışlanmıştı. Anlaşılan, KHK krizinde Sezer''in illâ hukuk demesi, ona uluslararası prestij kazandırmıştı.

Fena mı oldu?

İbrettir, aynı saatlerde TC Hükümeti, ombudsmanı tartışıyordu ve Demirel''in bu kurumun başına geçebileceği söylentileri kabineyi bölmüş; belki de İsveç modeli demokratik bir açılım fırsatı "kişiye özel" nedenlerle sabote edilmişti.

Komisyona havale edilerek!..

BM''de Türkiye''nin önemli bir konumu var.

Avrasya düzleminde kurulacak yeni dünya düzeninde baş aktörler arasında yer alıyor. ABD''nin iltifatı, AB''nin yumuşaması bu yüzden.

Stratejik unsurlar, klasik güç dengesi sisteminde Türkiye''yi saygın kılıyor.

Ama, yeter mi?

Ya yükselen değerler?

Açın interneti, girin BM''nin sayfalarına, sitelerine. Bakın dünyanın gündemi nedir?... Küresel Toplum -ki ABD''nin de dışındadır- neleri ön planda tutuyor?

-Sürdürülebilir insanî gelişim, yolsuzlukla mücadele, çokkültürlülük, kucaklayıcı çoğulluk, katılımcı demokrasi, sivil toplum vs.

Sorarım, Türkiye bu gündemin neresinde?

BM, UNESCO gibi başı çeken uluslararası örgütlerde hangi projelerin yürütücüsü, raportörü?

Aslında bu dünya, egemenlerin ötesinde, küreselleşmenin insanî yüzünü ortaya çıkarmak için mücadele eden kitledir.

Onları Türkiye ne kadar kucaklıyor?

İllâ Latin Amerika''da, Afrika''da konsolosluk açmak değil, küresel dayanışma için gayret göstermek.

İşte, BM ve bağlı kuruluşları...

Ama, Türkiye Dışişleri kıskançtır. Buralara bizden -sivil toplumdan- kimseyi istemez.

Halkı ile arasına "Demir Perde" çekenlerin devri kapanmıştır; ama..

Zirvede olmak fotoğrafta baş göstermek demek değildir.