Kaydet
a- | +A

20. Asrın son AGİT zirvesi 17-19 Kasım 1999 tarihleri arasında İstanbul''da gerçekleşecektir. Bu zirvede herhangi bir aksaklığa yol açmamak için dev organizasyon ile hazırlıklar devam etmektedir. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) dünyanın en büyük bölgesel güvenlik teşkilatıdır. 62 ülkeden gelen liderler ve misafirler "The Marmara, Çırağan Kempinsky, Divan, Ceylan, Intercontinental, Hyatt Regency, Hilton, Sıwıss ve Conrad" otellerinde ağırlanacaktır. Bunlara ilaveten misafirlere 9 otel daha tahsis edilmiştir. Asrın son zirvesinde Çırağan Sarayının büyük salonunda, ahşaptan yapılı oval biçimindeki masanın etrafında 62 ülke temsilcisi yer alacaktır. Zirveye katılacak olan 5 bin delegenin 2500''ü resmi temsilcidir. AGİT Zirvesi için yaklaşık 7.5 aydır hazırlık yapılmaktadır. AGİT İstanbul Zirvesinden sonra Aralık 1999''da ise Helsinki''de AB Zirvesi olacaktır. AGİT İstanbul Zirvesinde Bakü-Ceyhan Boru Hattı, Azerbaycan-Ermenistan ihtilafı ve Dağlık Karabağ ile Çeçenistan meselesi ile Kafkasya gündemin ön sırasındadır. Balkanlarında ikinci sırada yer alması muhtemeldir. Kıbrıs için de baskı yapılacaktır. Bununla beraber insan hakları ve temel özgürlüklerin korunması ve genişletilmesi ile çevre kirlenmesi de ön sırada bulunmaktadır. Zirveye 13 uluslararası olmak üzere 107 hükümet dışı (sivil) kuruluş (sivil toplum örgütleri) NGO katılacaktır. AGİT Kanada Vancovver''den Rusya Vladivostak''a kadar uzanan geniş bir coğrafi bölgeyi ihtiva etmektedir. Kıt''a Avrupa, Kafkasya, Orta Asya, Kuzey Amerika ve Akdeniz''i içine almaktadır. Şimdiye kadar yapılmış olan AGİT Zirveleri Ağustos 1975 Helsinki, Kasım 1990 Paris, Temmuz 1992 Helsinki, Aralık 1996 Budapeşte ve Aralık 1996 Lizbon idi. AGİT''in hukuki kişiliği yoktur. Anlaşmaya dayalı değildir. AGİT''in şu andaki başkanı Norveç Dışişleri Bakanı Knut Vollebaek''tir.

Türkiye''den AGİT''e katılan sivil toplum örgütleri ise Tarih Vakfı, Rotary Club, İnsan Hakları Vakfı, Türk-Kazak Dostluk Derneği, Türkiye Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı, Türk-Yunan Barışı için Kadınlar Girişimi, kadın hakları için kadınlar ve Halkın Demokrasi Partisi (HADEP), KKTC ve Almanya''dan Kıbrıs Türk İnsan Hakları Komitesi, Avrupa Batı Trakya Türkleri Federasyonu ve Türkiye Araştırmalar Merkezi''dir. Zirveye katılan sivil toplum örgütleri az olduğu gibi çok sayıda önemli vakıf ve derneğin de dışarıda bırakıldığı bir gerçektir. 15 Ocak 1973 Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansında AGİT''in temeli atıldı. 1 Ağustos 1975''te Helsinki Sonuç Belgesini Arnavutluk dışında 33 Avrupa ülkesi ile ABD ve Kanada imzaladı. 1979''dan bu yana AGİT''e üye ülke liderlerinden sadece Demirel görev başındadır. 1994 Budapeşte Zirvesi ile AGİT konferans statüsünden kuruluş statüsüne geçti. AGİT''in Helsinki Nihai Senedi şunlardır:

1- Ülkelerin egemen eşitliği 2- Kuvvet kullanma ve kuvvet tehdidinden kaçınma 3- Sınırların dokunulmazlığı 4- Ülkelerin toprak bütünlüğü 5- İhtilafların barışçı yollarla çözümü 6- Ülkelerin içişlerine karışmama 7- İnsan haklarına saygı 8- Temel hürriyetlere bilhassa düşünce, inanç ve din özgürlüğüne saygı 9- Halkların eşit hakları ve kendi kaderini tayin etme hakkı 10- Devletlerarası işbirliği ve işbirliğine verilen önem 11- Milletlerarası hukuk çerçevesindeki mükellefiyetlerin, yükümlülüklerin iyi niyetle yerine getirilmesi AGİT Zirvesinde kararlar alınır.

Çeçenistan Devlet Başkanı Aslan Mashadov, bazı AGİT''e üye devlet yetkililerine gönderdiği mektupta Çeçenistan meselesinin siyasi çözümü için konunun ele alınmasını istedi. Gürcistan Devlet Başkanı Şevardnadze Abhazya meselesinin çözümünü istedi. Türkiye''nin AGİT temsilcisi Büyükelçi Yalım Eralp''tir. AGİT İstanbul Zirvesinde "İnsan hakları" ön planda ve ağırlıkta olacaktır. AGİT''in hazırlık toplantısının ilk gününde ABD heyeti adına söz alan İnsan Haklarından Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Harold Kob "Rusların Çeçen avına çıktığını" söyleyince Rus temsilcisi de Çeçenleri "terörist" ilan ederek "Terörle mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz" demiştir.

AGİT İstanbul Zirvesi 10-11 Aralık Helsinki AB Zirvesi için Türkiye açısından bulunmaz fırsat kabul edilmektedir.