Türk dünyasında en çok çile çeken ve sahipsiz kalanların başında Ahıska Türkleri, Iraklı Türkmenler ve Doğu Türkistan gelmektedir. Ben de bu yarayı zaman zaman gündeme getirmekteyim. Ahıska Türkleri kimdir? 1573 senesinde Osmanlı İmparatorluğunun Gürcistan''ı fethetmesinden sonra İç Anadolu bölgesinden özellikle Konya, Tokat ve Yozgat''tan seçilen Türkler Ahıska ve civarında yerleştirildi. Bu muhacir grup, Oğuz Türklerinden olup eskiden beri Ahıska ve civarında yaşıyan Türkmenlerle karıştı, kaynaştı. Bazı kayıtlarda Ahıska Türklerine Mesket Türkleri de denir. Bunun sebebi Gürcistan''ın Mesketi bölgesinde yerleştiklerinden dolayı bu isim verilmiştir. Bu bölge Türkiye ile şimdiki Gürcistan sınırına 12-20 km mesafede dağlık bir bölgedir.
Ahıska Türklerinin geçmişte, toprakları için mücadeleleri Osmanlı zamanında ve Osmanlı bu toprakları kaybettikten sonra devam etmiş ve bu uğurda Ahıskalı Türkler, vatan kabul ettikleri toprakları üzerinde büyük savaşlar yapmıştır. Bunlardan 1828''de ki, Osmanlı-Rus savaşında Ahıska Türkleri topraklarını müdafaa için ellerinden gelen herşeyi yaptılar ancak, Ruslar 3 günde alırız dedikleri Ahıska''yı 30 günde yakarak, yıkarak zor alabildiler. Daha sonra 1853-54 yıllarında Osmanlı-Rus savaşında, 1917''de Bolşeviklerle, 1917-21 yılları arasında Ermeni ve Gürcülerle yapılan savaşlardaki kahramanlıklar her zaman şan ve şerefle anılacaktır. 1829''da Osmanlı-Rus Savaşı sonunda yapılan Edirne Antlaşması ile Ahıska savaş tazminatı karşılığında Rusya''ya terk edildi. Halk arasında 93 Harbi diye bilinen savaş sonrası Ahıska, Rus-Türk sınırından daha da uzaklaştı. Şehirlerde yaşayan birçok Ahıskalı Türk Anadolu''ya göç ederken, sadece köylerde ve kırsal bölgelerdeki Ahıskalı Türkler Ahıska''da kaldılar. 1. Dünya Savaşı, Ahıska Türklerine çile, facia ve sefalet getirmiştir. Tarihçiler ise Ermenilerin ve Gürcülerin yapmış olduğu zulüm ve soykırımdan nedense bahsetmemiştir. Bölgede Türk varlığına son vermeyi tasarlayan Hıristiyan toplumlar ve onların işbirlikçileri Ahıska''da binlerce Türk köylüsünü katletmişlerdir. 16 Mart 1921 Moskova Anlaşması ile Ahıska toprağı ve insanları anavatan Anadolu sınırları dışında kaldı ve resmen Gürcistan''ın Tiflis vilayetine bağlanmış oldu. 1930''lu yıllarda dini ve kültürel baskılar yanında iktisadi ve siyasi baskılara da maruz kalan Ahıska Türklerini, Azeri Türkleri içinde eritme politikalarına yoğunluk kazandırıldı. Bu yıllarda çok sayıda Ahıska Türkü sınırı geçerek anavatana sığındı. Türklüğünden vazgeçmeyen Ahıskalılar Sovyetleri hayli rahatsız etti ve Ahıska Türkleri, Türkiye Türkleri ile aynı algılanarak 1937''den itibaren Sovyet rejimi düşmanı olarak görülmeye başlandı.
1937''de başlayan Stalinist engisizyon, aydınların çoğunu tutukladı ve idam etti. Şovenist Stalin tarafından imzalanan 31 Temmuz 1944 tarih, 6279 sayılı "Gizli" yazısı ile Ahıska bölgesinin Müslüman nüfusu yeniden "Türk" diye adlandırılarak topyekun sürgüne tabi tutuldu. Sürgün edilmenin gerçek sebebi, Ahıskalılar Türkiye''ye sınırdaş bir bölgede yaşayarak Türkiye''ye muhabbet ile bakmaları ve herhangi bir Türk müdahalesinde bu bölgede Türkiye''ye yardımcı olma ihtimalleri ile birlikte ayrıca, yüzyıllar boyu bölgeyi Türklerden temizlemek isteyen Ermenilerin Moskova''ya yaptıkları baskılardır. 1944 yılının 14 Kasım''ını 15''ine bağlayan gece 120 bin Ahıska Türk''ü; bebek, çocuk kadın, yaşlı ayrımı yapılmadan silah zoruyla yük vagonlarına doldurulup (60-80 kişi bir vagonda) Orta Asya ve Kazakistan çöllerine sürgün edildi. 1.5 ay süren bu yolculuk sebebiyle açlıktan, susuzluktan, soğuktan ve hastalıktan 20 bin kişi öldü. Ölüleri defnetmek imkansızdı. Askerler her istasyonda vagonları açarak ölüleri teslim alıyorlardı. Nerede o cesetler? Mezarları nerede? 55 sene geçti şimdi bile kimse bilmiyor. Bütün bu faciayı düşünürken nasıl kahrolmazsın?

