Arada sırada bu köşede "Dış Politika" dışındaki konulara da yer veriyorum. Türkiye son 30 yılın en sıcak Temmuz ayını yaşamaktadır. Meteoroloji Genel Müdürlüğü''nün Hava Tahmin Dairesi''ne göre bu sıcaklardan sonra yağış beklenmektedir. 7 Temmuz 1999 tarihinde uydudan çekilen fotoğrafta Büyük Sahra Çölü ile Türkiye, aynı sıcaklık kuşağı içinde bulunuyor. Büyük Sahra''da gölgede 50 derece ve gece ise sıfırın altında dondurucu soğuklar olmaktadır. Burada kaktüs dışında diğer bitkilerin yaşaması çok zordur. Büyük Sahra''nın yüzölçümü 9 milyon kilometrekaredir. Doktorların tavsiyesi yüksek tansiyon, kalb, akciğer, astım hastalarının öğle sıcağında dışarı çıkmamalarıdır. Etrafı çöl olan kumar şehri Las Vegas Vadisi, son 100 yılın en büyük selleri ve son 40 yılın en büyük fırtınası ile sarsıldı. Bazı yerlerde sel suları 4 metreyi buldu. 15 otoyolu göle döndü. Washington haftalardır 40-50 derece arasında kavruluyor. Moskova''da 33 dereceye kadar çıkan sıcaklık, müthiş bir sağanak halinde yağan yağmur ile 26 dereceye düştü. Yarım saat erik büyüklüğünde yağan dolu ise ev ve araba camlarını kırdı. Yunanistan''a ani gelen sıcaklık panik meydana getirdi. Atina''da sıcaklık gölgede 39 derece ve güneşte 50 dereceye çıktı. 1987''de böyle bir sıcak dalgası ile Yunanistan''da 1000 kişi ölmüş idi. Amerika''da ve Rusya''da sıcaktan ölenlerin sayısı 100''lercedir. Bilim adamlarına göre son yıllarda dünyada sıcaklık ortalamasındaki artış sebebiyle dünyanın dönüş hızı azalmıştır. 40 derece sıcaklık % 90 nem ortamında 46 derece tesiri gösterir. 1999 turizm sektörü için felaket yılı olmuştur. 1998 ise turizmin altın yılı idi. Öcalan''ın mahkemesi, Türkiye''deki iç karışıklıklar, anarşi ve terör, gösteriler, turistin sayısını azaltmıştır. Antalya, turizim şirketlerinin Almanya''da yaptığı kamuoyu yoklaması göstermiştir ki, Türkiye''ye en çok gelen Alman turistleri Türkiye''de insan haklarının ihlali ve demokrasinin gerçek anlamda olmayışı sebebiyle başka Akdeniz ülkelerine gidişi tercih eder olmuştur. Turizm sektörü darboğazda iken, İtalya''nın bir düşmanca yalanı ile Kanadalı bir profesörün 9 Temmuz 1999 günü Saroz Körfezinde deprem tahmini, Edirne ve Çanakkale''de turizme darbe vurmuştur. Bugünkü teknoloji ile depremi önceden tespit etmek mümkün değildir. 1960- 1965 yılları arasında başta İstanbul Sarıyer olmak üzere Türkiye Arap turistleri ile kaynıyordu. Medyanın bir kısmı Arap turistlerinin mahremiyetini tecessüs ve teşhir yolu ile onları tedirgin etti ve Türkiye''ye gelenler başta Yunanistan olmak üzere İtalya, İspanya, Fransa ve Malta''ya gittiler. Türk turizm sektörüne ve ekonomisine zarar verdiler. Şimdi tek-tük Sapanca''ya gelen Arap turistleri bazı medya, Batı emperyalizmi adına kaçırtmak peşindedir. Gaybı Allahü teala (c.c) bilir. Tahmin etmek caizdir. Ayrıca Batı''da fakülte ve enstitüleri olan fütüroloji ilmi oldukça ilerdedir. Bu ilim mevcut ve muhtemel donelere ve istatistik bilgilere göre geleceğin hesaplanmasıdır. Doneler değiştikçe netice de değişir. Tarih boyunca "Kahinler" gelecek hakkında konuşmuşlardır. Kahinlerin sözleri, fal, astroloji yalan temeline dayanır. 1509- 1566 yıllarında yaşayan kahin Nostradamus''un dörtlükler şeklinde yazdığı şiirler geçmiş hadiselere uygun yorumlanmıştır. Son yıllarda bir hekim olan Nostradamus''un şiirleri yorumlanarak basılan kitaplar, satış rekoru kırdı.
Bazı şarlatanlar da kahin Nostradamus''tan ilham aldıklarını ileri sürerek halkı sömürdüler. "L''Eve''nement du Jevdi"nin 16.6.1999 tarihli sayısına göre ABD''de 50 milyon insan ve Fransa''da her 4 kişiden biri 2000 yılında kıyamet kopacağına ya da büyük felaketler olacağına inanıyor. 16. asrın meşhur kahini Nostradamus''un 4 Temmuz 1999''da kıyamet kopacağı sözleri The Daily Telegraph, The Guardian ve Independent gazetelerinde "Alay konusu" olmuştur. Bu gazetelerde "Nostradamus yanıldı" başlıkları attılar. Hıristiyan dünyası 999 yılında da kıyamet korkusu yaşamıştı. Kitab-ı Mukaddes (Apokalips)in (20. Bab)''ına dayanarak 2000 yılında kıyamet bekliyorlar. Bu kitap Hazreti İsa (A.S)''nın mana alemine göçü, insanlar arasından ayrılışından 90 yıl sonra yazılmıştır. Hz. İsa (A.S) vefat etmemiştir. Tekrar dünyaya inecek, bilahare her nefis gibi ölümü tadacaktır. Müslümanlar kahinlere, falcılara inanmazlar. Gaybı, geleceği sadece Allahü teâlâ (c.c) bilir.

