1980''li yılların sonlarına doğru hem Karabağ''da hem de Azerbaycan''ın diğer bölgelerinde başlatılan terör olayları (burada Azerbaycan askerlerine karşı düzenlenen saldırılar değil, sivillere yönelik saldırılar kastediliyor) 1990''lı yıllarda doruk noktasına ulaştı. Ermeni teröristlerin giriştikleri 32 terör hareketi sonucunda yaklaşık 2000 Azerbaycanlı öldürüldü, 100 Ermeni terörist yakalandı. Ermenistan Parlamentosu uluslararası hukuku hiçe sayarak başka bir devlete karşı toprak iddiasında bulundu ve bu isteğine yönelik kararlar aldı (bağımsızlık bildirgesi bunun örneklerinden), ayrıca bağımsızlık bildirgesinde de bu isteğine yer verdi. Bunun yanında, Ermenistan tüm komşularına; İran, Türkiye, Gürcistan, Rusya ve Azerbaycan''a karşı toprak iddialarında bulunmaya devam etti. Bunu yer yer resmi tutumuna da yansıttı. "Büyük Ermenistan", tüm bu saydığımız devletlerin topraklarını içermekle beraber, Ermeniler şimdilik sadece stratejik hedefleri de gözönüne alarak Azerbaycan ve Türkiye''ye karşı açıkça talepler ileri sürmekle (Azerbaycan''ın Dağlık Karabağ bölgesi, Türkiye''nin Doğu Anadolu bölgesi), Rusya''nın Krosnodor başta olmak üzere birçok bölgesinde ve Gürcistan''ın Cavahetya başta olmak üzere batısının tamamında örgütlenme çalışmalarını en üst düzeyde sürdürmektedir. En son Gürcistan''ın Cavahetya bölgesinde Ermenilere çıkarılan olaylar bunların göstergesidir.
Ermenilerin terör alışkanlıkları onların tüm davranışlarına yansımaya başladı. Ülkedeki iç sorunları da bu yolla çözmeye başladılar. Bunun en son örneği ise Ermenistan Parlamentosunda 27.10.1999 tarihinde gerçekleştirilen terör olayı ve bunun arkasında Ermenistan Devlet Başkanı R. Koçaryan''ın bulunması ihtimalinin ciddiliği (bu konuda Ermenistan''da gayet ciddi iddialar var) oldu. Karabağ Ermenilerinin, Azerbaycan''ın burada geçici olarak yönetimini kaybetmesi üzerine oluşan iktidar boşluğunda kendi aralarındaki sorunları terör yoluyla çözme girişimleri de süreklilik arzetmektedir. Moskova''nın Puşkin meydanında 08.08.2000 tarihinde gerçekleştirilmiş toplumsal terör olayına ilişkin açıklamalardan birkaçında, olayın aralarında sorun olan Ermeni taraflarınca gerçekleştirildiği de muhtemel olarak belirtilmekte. (Örn. Çeçen kaynakları bunlardan biri)
Üzerinde durulması gereken konulardan biri de, Ermenilerin işgal ettikleri (bu durum BM''nin 822, 853, 874, 884 sayılı kararlarında tesbit ve açıkça ifade edilmiştir.) Azerbaycan''ın Dağlık Karabağ bölgesindeki tarihi eserleri tahrip ve önemli bir kısmını da mahvetmeleri hususudur. Bölge, Ermenilerce işgal edildikten sonra burada tahrip edilen tarihi eser ve doğal varlıkların sayısı 50''yi geçmiştir.
Daha önce "terörist" ilan edilmiş devletlere göz atarsak, bunlar hep terörizme/teröristlere yardım etmiş devletlerdir. Peki, Ermenistan''ın bunlardan farkı ne? Yıllar boyunca terörizmi meslek haline getirenleri en üst düzeyde barındıran, komşularına karşı resmi ağızdan bile toprak iddiasında bulunan, bu tür iddialarını kararlarına yansıtan, komşu devletlerin topraklarında terörü hâlâ sürdüren, kendi iç sorunlarını da bu tür yöntemlerle çözen Ermenistan Cumhuriyeti''nin terörist devlet ilan edilmesi için daha ne yapması gerekiyor?
Not: Bu yazı hazırlanırken ABAD AZERBAYCAN Derneği''nin yolladığı bilgilerden istifade edilmiştir.

