Kaydet
a- | +A

Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat, başta ABD olmak üzere dış baskılara rağmen 13 Eylül 2000 tarihinde Filistin devletini ilan etme niyetinde olduğunu S. Arabistan ziyaretinde ve diğer ülkelere yaptığı destek isteme ziyaretlerinde ifade etmiştir. Arafat, dönülmesi imkansız bir yoldadır. Bu ilanı tehir etmesi ya da geri adım atması Arafat''ın yalnız siyasi değil fiili hayatını da tehlikeli bir yola sokar. Nitekim S. Arabistan''da çıkan Okaz ve Souddi Gazette''ye verdiği beyanatta: "Allahü teâlânın izniyle kabul etsin ya da etmesinler daha önce belirlendiği gibi Filistin devleti 13 Eylül 2000 tarihinde ilan edilecek" demiştir. ABD Başkanı Clinton ile Arafat 13 Eylül 1999''da Filistin devletinin ilanı konusunda anlaşmışlar idi. Fakat bu ilan bir yıl dış baskılarla tehir edilmişti. Arafat; "Dışarıdan gelecek gelişmelere göğüs gereceğiz" demiştir. Arafat, AB Dönem Başkanı Fransa''dan bu iş için destek turuna başlamıştır. Bundan başka S. Arabistan, Fas, Yemen, Tunus, Cezayir, Libya, Mısır ve Türkiye''den de destek istedi. 13 Eylül 2000''e kadar İsrail ile bir anlaşma sağlanamazsa tek taraflı olarak Filistin devletini ilan edecek. Tek taraflı ilana ise ABD karşıdır.

İsrail Başkanı Ehud Barak, Simon Perez''in cumhurbaşkanlığına seçilmesini başaramadı. İsrail''de ilk defa sağcı biri cumhurbaşkanlığına seçildi. Simon Perez''in zaferine kesin gözüyle bakılıyordu. Ehud Barak''ın siyasi durumu Arafat ile anlaşmasına bağlıdır. ABD''nin büyükelçiliğini Kudüs''e nakli ABD''ye karşı düşmanlığı körükleyecektir. İsrailli Albay İzak Cahani "Bu topraklar bizim varoluş sebebimiz. Bu topraklarda bastığımız her yerde ya bir tarih kalıntısı vardır ya da benim bir arkadaşımın mezarıdır" derken Batılılar Araplara "Tarihi geri saramazsınız" demekte Filistinliler İsrail''den değil ancak işgal altındaki Filistin''den söz edilebilir demektedirler. Filistinliler ile İsrail arasındaki uçurum kapanacak gibi değil. İsrail Cumhurbaşkanı Moşe Katzav, Ehud Barak''ın Kudüs''te taviz vermesine karşı çıkmaktadır. Madrid Zirvesinde Filistin devleti kurulması kararına ABD kabul edilemez demektedir. Filistinliler Arafat''ı sevmiyorlar. Onun yönetimde rüşvet ve yolsuzluğu belirlendi. Ama Arafat''ın bağımsızlık hayallerini gerçekleştirir diye destekliyorlar. Filistin devleti 1948''den bu yana 52 yıldır Filistinliler''in hayalidir.

1993''te Oslo''da başlayan "Barış Süreci" kavşak noktasındadır. Arafat, 13 Eylül''de Filistin devletini ilan etmeye angaje olmuş durumdadır. Önümüzde kritik haftalar var. Filistin ile İsrail anlaşmazsa Hamas ve Hizbullah yeni bir intifa başlatacaklarını açıklıyorlar. İsrail, Batı Şeria ve Gazze''nin bir kısmını ilhak edebilir. Çatışmalar boyutlarını aşarak çok tehlikeli gerçek bir savaşa dönüşebilir.

Süpriz bir ziyaretle Ankara''ya gelen Arafat bölgede etkin rol oynamasını ve bağımsızlığa destek vermesini istedi. Ankara, Filistin ile İsrail arasında sıkışıp kaldı. Arafat''a nasihat verdi ve itidal tavsiye etti. Arafat barış sürecinde Türkiye''nin arabulucu olmasını istedi. Tek arabulucu ABD''dir. Türkiye ise ABD''ye karşı bir politika takip edemez. Askeri işbirliği içinde olduğu İsrail''e de ters düşemez. Arafat''ın sessiz kalma ve tarihi sorumluluklarını hatırla sözleri askıda kalmaya mahkumdur. Türkiye''nin Ortadoğu politikası yoktur. Hatta dış politikada hedefleri, stratejisi ve planları yoktur. Arafat sadece tavsiye almıştır. Türkiye Arafat''ı sıcak karşıladı, sessiz destek verdi, İsrail''i incitmeyecek mesajlar verdi. Arafat, Türkiye büyük devlettir, bize destek ve arabulucu olun, İsrail''i ikna edin dedi. İsrail ise Türkiye''ye siz bu işe karışmayın talimatını verdi. Arafat''ın en büyük kozu nasılsa çürümeyen, Bulgaristan''a satılmayan ve SEKA''ya verilmeyen Osmanlı Arşividir. Türkiye''nin tek dolaylı desteği "Bağımsız devlet bizim için sorun değil" oldu...