2000''li yılların ilk çeyreğinde Ortadoğu ve Kuzey Afrika''daki su sıkıntısı bugünkünün en az 30 misli olacaktır. Türkiye''den daha fazla su talep eden Suriye ve Irak, bizden su bakımından çok daha zengin durumdadır. Fakat dünya kamuoyuna ve milletlerarası politika arenasında Türkiye su zengini gösterilip Suriye ve Irak''a su vermiyor havası oluşturuluyor. Dicle ve Fırat suları ülkelerin nüfus ve yüzölçümü bazından değerlendirildiğinde Suriye ve Irak''ın istifadesi Türkiye''den kat kat fazladır. Ama bu iki ülke GAP öncesi gibi suların tamamının bu iki ülkeye çıkmasını istemektedir.
GAP öncesi bir Alman ilim adamının ifade ettiği gibi, "Bu sular hep böyle akar ve sizler de devamlı bakarsınız..." Evet Türkiye''yi böyle görmek istiyorlar. Dicle Nehri üzerinde yapılması planlanan Ilısu Barajı ile 15 kasaba ve 52 köy, baraj suları altında kalacak. Suriye, İngiltere''ye bir ikaz yaparak "İngiltere, Dicle üzerindeki Ilısu Barajı''na mali destek verirse, su savaşının içine gireceğini" bildirdi. Bu konuda Suriye, Irak ve Ürdün''ün de desteğini almıştır. Yakın zamana kadar Çukurova ve diğer yerlere işçi gönderen GAP bölgesi, şimdi ilan ile işçi istemektedir. Bazı çiftlik sahipleri işçi bulamadığı için ürünlerinin tarlada kalmasından endişe etmektedir. (Şanlıurfa-Hudeme köyü gibi) Ortadoğu''daki süper ve emperyalist güçlerin bütün hesap ve faaliyetleri "Büyük İsrail" içindir. Kuzey Irak''ta fiilen kurulan ve yakında hukuken gerçekleşmesi muhtemel Kürt Devleti ise Büyük İsrail için sıçrama tahtasıdır ve Kuzey Irak''taki Kürt Devleti''nin yanında PKK ve Öcalan ehven kalır. Akıllı bir politika ile Öcalan, Sakık ve PKK''yı Türkiye lehine kullanmak mümkündür. Kaldı ki, Kürt asıllı kişilerin çoğu bu ülkenin en sadık ve de ülkeyi en çok sevenlerin ilk sıralarında yer alır. "Asıl bölücü, Kürt asıllı kişilere şüphe ile bakandır." Siyonizm tehlikesini akıl, zeka ve kalp gözüyle gören Sultan Abdülhamid Han "Dünyanın bütün devletleri ayağıma gelseler ve bütün hazinelerini kucağıma dökseler, size siyonistlik adına bir karış yer vermem. Ecdadımızın ve milletimizin kanıyla elde edilen bir vatan, para ile satılmaz. Derhal burasını terk edin, defolun" demiştir. Sultan Abdülhamid''i tahttan indiren heyet içinde yer alan Yahudi Emanuel Karasu hatıratında "Sultan Abdülhamid''e 20 milyon altına yaptıramadığımızı, İttihatçılara yüzbin liralık kağıt paraya yaptırdık" demiştir. Uluslararası şirketler ve bunlara ortak bazı Türk şirketleri ve de özelleştirme maskesi ile GAP''ın İsrail ve Suriye önemli kısmına sahiptir. Geçmişte Filistin''de yapılan hatalar, maalesef GAP''ta da yapılmaktadır. Osmanlı devrinde 18 baraj, Cumhuriyet devrinde (1923-1950) arasında sadece Ankara Çubuk, Bursa Gölbaşı ve Niğde Gebere Barajı yapılmıştır.
Asırlardır sıcak ile kavrulan Harran Ovası yemyeşil olacaktır. Bozkır bir alan olan Harran, Türkiye''nin ikinci "Çukurovası" olmak üzeredir. GAP bittiğinde 15 milyon insana iş imkanı sağlayacak, göç olayını tersine çevirecektir. GAP tamamlandığında 18 milyon dönüm alan sulanacaktır. Harran Ovası, dünyanın 5. sırada yer alan bereketli ovasıdır. GAP ile Türkiye''nin tarımı ikiye katlanacaktır. GAP bittiğinde Türkiye''nin 10 ya da 12 "Çukurovası" ortaya çıkacaktır...

