Batı ve Ortadoğu ülkeleri sık sık "Su kongreleri" ya da "Su konferansları" düzenlemektedir. Bazı ülkelerden kurulu "Konsorsiyum"lar, Türkiye''nin davet edilmediği bu kongrelerde GAP ile Dicle ve Fırat sularını kendi menfaatleri istikametinde görüşmektedirler. Son olarak Kanada''da düzenlenen kongrede Türkiye''nin egemenlik sınırları içerisindeki Dicle ve Fırat''ın sınıraşırı akışlarının denetleme yetkisini Türkiye''nin kendi elinde bulundurması tenkit edilmektedir. Kaldı ki, Türkiye''nin bu tavrı "Devletler Hukuku"na uygundur.
İsrail şirketlerinin Güneydoğu''dan toprak satın almaları eskiden beri hayal ettikleri şeydir. Ancak yürürlükteki kanunlara takılmaları sebebiyle taktik değiştirmişlerdir. Çok uluslu olma vasıflarından yararlanarak istediklerini ülkelerden devşirdikleri ya da o ülkenin yerli Yahudi sermayesi veya Yahudi destekli taşeron holding ve şirketlerle ortaklık esasına dayalı birliktelik kurarak toprak satın alma işlemini gerçekleştiriyorlar. Kaldı ki, Güneydoğu "Büyük İsrail" hayalinin Arz-ı Mev''ud (vaadedilmiş topraklar) olarak bilinen sınırları içindedir. İsrail bunu ilk olarak GAP''ın teknik donanımını çözme ve su işlemlerinde Türk teknik heyetlerine yardım etme şeklinde gerçekleştirdi. Bu ilk temastan sonra toprak satın almaya başladılar. Sultan İkinci Abdülhamid Han''dan rüşvetle ve büyük bedeller karşılığı Filistin''de toprak istediler. Bu teklifini kabul etmeyen Sultanı, İttihat Terakki''nin gafil idarecilerini kullanarak devirdiler.
Kanada''daki bir okuyucumdan mektup aldım. Mektubunda; bu son Kurban Bayramında "Bayram Namazı" öncesi vaaz yapan din görevlisi, Sultan Abdülhamid''i ve Filistin''in 400 yıl muhafızlığını yapan Osmanlı''yı meth ettikten sonra; maalesef bizler Filistin''i 30 yıl koruyamadık. Büyük bedeller karşılığı topraklarımızı Yahudilere sattık. Filistin faciası ve işgalinin gerçek suçlusu biziz, dedi. Namazdan sonra da Arap asıllı Müslümanlar; biz Müslüman Türkleri sevgi ile kucaklayıp tezahürat yaptılar, diye yazmaktadır.
Asırlardır sıcak ile kavrulan "Harran Ovası" yemyeşil olacaktır. Harran Türkiye''nin ikinci "Çukurova"sı haline gelecektir. GAP bittiğinde ise Türkiye''nin 10 ya da 12 Çukurova ortaya çıkacaktır. GAP ile Türkiye''nin tarımı ikiye katlanacaktır. GAP tamamlandığında 18 milyon dönüm arazi sulanacaktır. Tarım için güneş, su ve rutubet lazımdır. GAP ile Harran Ovası dünyanın en bereketli ovaları arasında 5. sırada yer alacaktır. GAP bittiğinde 8, ileriki yıllarda ise 15 milyon kişiye iş imkanı temin edecektir. Batı''ya göç tersine dönecek ve Güneydoğu''ya olacaktır. Mukaddes ve ilahi kitap "Tevrat"ı, kendi batıl fikir ve idealleri doğrultusunda değiştiren, Yahudi ideolojisini hazırlayan hahamlar; "Dünya Hakimiyeti" emellerine ulaşmak amacıyla tarih boyunca gizli ve açık birçok faaliyetlerde bulunmuş, her dönemde azınlık olmalarına rağmen izledikleri çok yönlü siyasetle söz sahibi olmuşlardır. "Büyük Siyon Krallığı" hedefini gerçekleştirmek için bugüne kadar gelmişlerdir. 1897 yılında İsviçre''nin Basel şehrinde toplanan "Siyonizm Kongresi"nde şu kararlar alınmıştır:
1-Filistin''den Osmanlılar ve Araplar kovulacak. 2-Araplar Osmanlıya karşı isyana teşvik edilecek. 3-Sultan İkinci Abdülhamid Han tahttan indirilecek. 4-Osmanlı Devletini yıkmak için Birinci Dünya Savaşı çıkarılacak ve gerekli şartlar sağlanamazsa İkinci Dünya Savaşı''nın temelleri atılacak. 5-100 yıl sonra (1997)de Nil''den Fırat''a "Büyük İsrail" kurulacak.
Dünya Siyonist Teşkilatının 1982''de vardıkları karara göre sırasıyla Irak, Ürdün, Suriye, Mısır ve en son Türkiye''nin askerî ve ekonomik güçleri etkisiz hale getirilerek "Nil''den Fırat''a" kadar Büyük İsrail''in gerçekleşmesine karar verildi. Bu durumun aşama aşama gerçekleştiği görülmektedir. 15 Şubat 1991''de İsrail Başbakanı Şamir''e BBC''nin, "Büyük İsrail hayalini hâlâ taşıyor musunuz?" sorusuna, Şamir ders alınması gereken bir cevap vermişti: "Bu bizim hayalimiz değil, gerçeğimiz ama siz hayal diyorsanız evet, o hayali taşıyoruz. Büyük İsrail, bizim hiçbir zaman vazgeçmeyeceğimiz bir idealimizdir" demiştir.
Körfez Savaşı ve sonrası ile Irak pasifize edilmiştir. Kuzey Irak''ta Kürt Devleti fiilen kurulmuştur. Irak''a ambargo ile 40, aslında 100 milyar dolar zarar ettik. PKK ile uğraşmak için 100 milyar dolar harcadık. Bunlar Büyük İsrail hedefine giden adımlardır. Kurulacak hükümette, görev alacak milliyetçi partiler, GAP''ta İsrail''e satılan toprakla ilgili toplantıda ağırlığını koymalıdır. Aksi halde gelecek seçimde GAP''ı İsrail''e peşkeş çeken parti olarak damgalanacaklardır. Önemine binaen hatırlatıyoruz!

