İsrail Başbakanı Ehud Barak''ın istifası üzerine 6 Şubat 2001 tarihinde "Başbakanlık seçimi" yapıldı. Ve neticede Likud Partisi''nin aşırı sağcı lideri Ariel Şaron % 62 oyla seçimleri kazandı. Ehud Barak ise % 37 oy alabildi. Anayasaya göre oyların en az % 50''si alınması gerekiyordu. Seçimi kaybeden Barak ise İşçi Partisi liderliğinden istifa edeceğini açıkladı. (Bizde parti başkanlığı ömür boyu devam eder. Kaybedilen seçimler tesir etmez.) Barak, kazanan Şaron''u tebrik etti. Şaron taraftarları ise caddelerde sevinç gösterileri yaparak "Kudüs Kudüs" ve "Barak evine dön" sloganları attılar.
Filistin Hükümeti, Şaron''la çalışacağını söylemesine rağmen, Filistin Enformasyon Bakanı, Şaron''un seçilmesini "İsrail tarihindeki en aptalca hadise" olarak değerlendirdi. Hamas ise: "Şaron''un kazanması direnişin devamı için bir itici sebeptir. Şaron bizi ve halkımızı korkutmuyor, tam tersine onun seçilmesi direnişin devamı için gerekçedir." demiştir. Filistinli idareciler ve bazı dış politika uzmanlarına göre "ikinci intifada" ile sekteye uğrayan "Barış süreci" daha fazla daralacaktır. Şaron''un seçileceği seçim öncesi kamuouyu araştırmalarında belli idi. Yaser Arafat''ın danışmanı Nebil Ebu Rudeyna: "İsrail halkı tarafından seçilen Şaron''la temas kuracağız" demiştir.
Ehud Barak gibi Ariel Şaron da asker kökenlidir. Ve geçmişte terör hadiselerine karışmışlardır. Filistin, Barak''ta umduğunu bulamamıştı ama Şaron''da hiç bulamayacaktır. Barak, Filistin dışındaki Filistinlilerin ülkeye dönmesine sıcak bakıyordu. Şaron ise Barak''ın bu vaadine karşı çıkarak "Hiçbir başbakan, bütün Filistinlilerin İsrail''e dönüş hakkını hiçbir zaman kabul etmeyi aklından geçiremez." demiştir. Barak son seçimin "Savaşla barış arasında seçim" anlamına geldiğini söylemişti. Ve Barak "Kararınızı vermeden önce şunu hatırlayın: Bir hükümet bu kadar trajik hatalar yaptığında, gömülenler çocuklarımız olacaktır, hükümet değil. Buna karşılık Şaron İsrail-Filistin çatışmalarını durduracağına yemin ederek; "Seçilmemin ertesi günü mümkün oldukça geniş kapsamlı bir milli birlik hükümeti kuracağım ve toplumdan sağ-sol, dinci-laik, mülteci-vatandaş arasında bulunan uçurumları yok edeceğim." demiştir. İsrailli Arapların bazılarının seçimi boykot ederek seçim sandığına gitmemesi Şaron''un seçilmesine yaramıştır. Ariel Şaron; "Buldozer" lakabı ya da "Katil" ismi ile çok sayıda katliamın yapılmasında en yetkili kişi idi. 18 yıldır hayali ile yaşadığı başbakanlığa yine seçimi boykot eden İsrailli Arapların sayesinde kavuşmuştur. Şaron, Le Figaro''daki beyanatında "İntifada sona ermeden Filistinlilerle masaya oturmayacağım... Benim görüşmeler için şartlarımı biliyorlar. Birincisi ve en önemlisi İsrail vatandaşlarının güvenliğidir... Barış ve sosyal refah kaynaklarını ve onların da üstünde siyonizm bayrağını yükselteceğim..."demiştir. İsrail''in nüfusu 6 milyon 200 bindir. Bu nüfusun % 81''i Yahudi, % 14.5''i Müslüman, % 3''ü Hıristiyan ve % 1.7''si Dürzidir. Yüzölçümü 21.121 kilometrekaredir. Kişi başına düşen milli gelir 20 bin dolara yakındır. İsrail''de değişiklik beklenemez. Senaryo aynı ama roller farklıdır. Tahminlere göre bu seçim yeni bir seçimin tohumudur. Şaron hükümetinin 6 ay ya da 1 yıl iktidarda kalması beklenmektedir.
İsrail seçmeni Barak''a güçlü destek verseydi, belki Filistinlilerle barış sağlanabilirdi. Şaron''a gelince Filistin topraklarında bir nevi canlı mayın ve ileri karakol olan "Yahudi Yerleşim Merkezleri"nin mimarıdır. Netanyahu iktidarında ise dışişleri bakanı olarak Oslo Barış Sürecini raydan çıkaran ve 1999 Eylül sonunda Haram-ı Şerife gelerek El- Aksa intifadasını (ikinci intifada)nın fitilini ateşleyen kişidir. Arap dünyasının da Şaron''a tavrı şüphe ile doludur. Ortadoğu''da dengeler yeniden bozulabilir...

