Kaydet
a- | +A

Kıbrıs''ta çözüm arayanlar öncelikle Kıbrıs Adası''nın stratejik, jeopolitik durumu, bu adada yaşayan insanların din, dil, ırk, kültür farklılıklarını ve iki toplumun birleşmesi halinde ortaya çıkacak tehlikeleri, 1963-1974 arasında 11 yıl Rumların Türklere yaptığı katliamları gözönünde tutarak hesaplarını bu kıstaslara göre yapmalıdır. Kıbrıs''ı Rum''a, Yunan''a ya da AB''ye teslim etmek Türkiye''nin boğazını düşmanın eline (kemendine) teslim etmekten farksızdır.

Kıbrıs meselesinde hassas dengeler şarttır. Kıbrıs için çözüm arayanlar duygu sömürüsü, Haçlı zihniyeti ve kininden uzak durmak zorundadırlar. Esasen 1960 yılında ortaya çıkan Kıbrıs Cumhuriyeti "ölü doğmuş bir cumhuriyetti" Türkiye''nin AB''ye tam üye olmadan Kıbrıs''ın (Rumların) AB''ye girişi Türk-Yunan savaşının hatta AB''nin dağılışının tohumu olur. Rauf Denktaş''ın görüşü çok isabetlidir: "Kıbrıs''ta asıl tehdit AB''dir. Çünkü Rumlar AB''yi aldatıyorlar. Gidişat AB yoluyla Kıbrıs''a sahip çıkmak ve Türkiye''nin haklarını elinden almaktır. Durumu Girit Meselesi gibi oldu bittiye getirmektir." Kıbrıs Milli Koordinasyon Komitesinden Saygıdeğer Halkımıza Duyurulur: Türk Dünyasını, Türk insanının geleceğini ilgilendiren bir takım kararlar alınıyor. Birtakım emrivakilerle karşı karşıyayız. AB; KOB; Güneydoğu''daki gelişmeler, Ermeni meselesinde gelinen son nokta ve Kıbrıs üzerindeki oynanan oyunlar... Türkiye ve KKTC içte ve dışta güç günler yaşıyor. Aldanmamak zorundayız. 1974 Mutlu Barış Harekatından sonra gerek Türkiye''de gerekse Kıbrıs Türk kesiminde; Türkiye-Kıbrıs Türk''ü kucaklaşmasına, bütünleşmesine karşı; sayıları oldukça az, menfi fikir yapıları soy özrüyle orantılı kesimlerce menfi bir takım propagandalar yapılmıştır.

Her iki taraftaki fırsatçı bu kesim munsupları bu yıkıcı faaliyetlerinde; gerek Kıbrıs Türk''ünü gerekse Türkiye''yi ve bu vatan topraklarında nöbetteki vatan evladı silahlı kuvvetlerimiz mensuplarını hedef alan incitici sözler sarfetmişler ve de sarfetmeye devam etmektedirler. Öz varlığına sahip çıkan Kıbrıs Türk''ü ve Anavatanın Türk''ü elinin tersiyle bu ifade sahiplerini her zaman susturmasını bilmiştir. Birtakım çatlak seslere rağmen, bugün gerek Anavatan Türk''ü gerekse Kıbrıs Türk''ü, Türk Birliğine inanmış, -Kıbrıs''sız Türkiye''nin, Türkiye''siz Kıbrıs''ın var olamayacağının bilinci- içerisindedir. Değişen dünya şartları; kısaca "Yeni Dünya Paylaşım ve Yağma Düzeninde" Kıbrıs; TÜRK nüfuz bölgesi dışına alınmak istenmektedir. Birtakım ayak oyunları ile 1960 Londra-Zürih Anlaşmalarının Kıbrıs Türk''üne verdiği garantiler geçmişte olduğu gibi elinden alınmak istenmektedir. AB, Güney Kıbrıs Rum yönetimini birliğe Türkiye ve KKTC''siz almak istemekle; hem fiilen ENOSİS''i gerçekleştirmekte, hem de Ortadoğu bölgesinde ileri bir mevzi kazanmak peşindedir.

Bu amaçla gerek Türkiye''de gerekse KKTC''de yapılan birtakım lobi faaliyetleri ile "Milli Direnç" kırılmaya çalışılmaktadır. Türk varlığının ve geleceğinin teminatı, Türk Silahlı Kuvvetleri bu amaç doğrultusunda şer güçlerce yıpratılmak, pasifize edilmek istenmektedir. Sağduyulu vatansever Kıbrıs Türk''ü ve Türk Birliğine inanmış Anavatan Türk''ü oynanmak istenen bu oyunun farkındadır. Çıkan birtakım çatlak seslere gereken cevap verilmektedir. Bütün olumsuzluklara rağmen oyun bozulacak, yıllarca hasretle Anadolu topraklarını, Türkiye''yi gözlemiş yiğit Kıbrıs Türk''ünün Türk''lük bilinci ve şuuruyla yürüttüğü mücadeleye Anavatandan gereken destek her zaman sağlanacak, milletimizin gözbebeği şanlı ordumuzun Kıbrıs''ta nöbetteki mensupları bu görevi layıkıyla ve şerefiyle yerine getirecektir.

TÜRK VATANI BÖLÜNMEZ BİR BÜTÜNDÜR

TÜRK KIBRIS BU BÜTÜNÜN AYRILMAZ PARÇASIDIR.

DİL BİR, BAYRAK BİR, VATAN BİR OLDUKÇA; BU BERABERLİK SÜRECEKTİR!... Yakan Cumalıoğlu

Kıbrıs Milli Koordinasyon Komitesi Başkanı