Almanya''nın Köln kentinde yapılan sanayileşmiş 7 ülke ile Rusya''nın meydana getirdiği "Sekizler Grubu" (G-8) zirvesinde Kıbrıs için menfi bir karar alındı. G-8''in "Bölgesel Konular" başlıklı bildirisinde zenginler, Kıbrıs''a çengel attılar. Meselenin aslı, Kıbrıs''ı elimizden almak istiyorlar. Yani KKTC''nin fiili ve hukuki statüsünü sona erdirerek Kıbrıs''ın tamamını Kıbrıslı Rumlarla ve dolaylı yollarla Yunanistan''a hediye etmek istiyorlar. Mesele bu kadar basit. Gerisi politik manevra ve KKTC''yi sona erdirme senaryosudur. G-8''lerin kararına ilk tepki KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş''tan geldi, yaptığı açıklamada: "G-8''ler Kıbrıs meselesinin uzamasından yakınıyorlar. Bunun sebebi kendileridir. Çünkü yıllardır Rumları (Londra ve Zürih Antlaşmaları ile 1960 Kıbrıs Anayasasına aykırı olarak) Ada''nın yasal hükümeti olarak tanıyan onlardır. KKTC eşit, egemen bir devlet olarak tanınmadıkça, masaya oturmayız." Ayrıca bu kararın Rumları daha fazla şımartacağı ve cesaretlendireceğini ifade etmiştir. Rumlar ise bu karardan memnundurlar. Kıbrıs dünyanın en sakin köşesidir. 1974''ten bu yana 25 yıldır Kıbrıs adeta dünyanın en huzurlu ve her türlü anarşi, terör, iç ve dış çatışmaların olmadığı nadir bir huzur adası iken, neden Kıbrıs''a el atılmıştır. G-8 denilen bu sekizli çete neden Kıbrıs''ı karıştırmak istemektedir? 1992 Bosna''daki soykırım ile Bosna-Hersek''in bir İslam ülkesi olma imkanı ortadan kaldırıldı.
Bosna-Hersek Federasyonu ile İslami kimlik devlet nezdinde silinmiştir. 1999''da Kosova''daki soykırım, göç, yıkım ve NATO''nun dolaylı işgali ile Kosova''nın bağımsızlığı ve Kosova''da bir İslam Devletinin doğuşu şu anda önlenmiştir. Şimdi sıra KKTC''ye gelmiştir. KKTC laik de olsa, Müslüman bir topluluktur. Yeni Dünya Düzeninde Balkanlar, Kafkasya, Ortaasya, Akdeniz ve Ege Müslümanların tamamen "Silineceği" Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Anadolu ise sanal irtica, fundamentalizm safsataları ve iftiraları ile Müslümanların "Sindirileceği" bölgelere dahildir. Daha önceki yazılarımda Kosova''dan sonra sıra, Kıbrıs''a ve Anadolu''ya gelecektir uyarısında bulundum. Bu yazılarımı bazıları yadırgadılar. Kıbrıs fitnesinin asıl organizatörü İngiltere''dir. Kıbrıs''tan asla vazgeçemez. Ama yıllardır ABD''nin desteğini aldı ve bununla da iktifa etmeyerek bu sefer G-8 denilen 8 ülkenin desteği ile Kıbrıs meselesini yeniden gündeme getirdi. G-8 denilen çete, KKTC''ye kesin olarak karşıdır. Gerekirse Kosova ve Sırbistan gibi KKTC ve Türkiye''yi bombalama tehdidinde bulunabilirler.
Kosova''da kara savaşı olsaydı, cephenin ön saflarında Türk Birliği yer alacaktı ve bombardıman devam etseydi; Türk hava üslerinden kalkan uçaklar Sırbistan''ı bombalayacaktı. NATO ile Sırbistan arasındaki şaibeli ve gizli maddeleri açıklanmayan anlaşmadan sonra, NATO''ya karşı çıkan Yunan birlikleri ile Kosova''da Sırplarla birlikte katliam yapan Rus birlikleri görev aldıktan çok sonra, unuttukları Türk Birliğine NATO yer verdi. 1997-1998 devresinde de KKTC hedefte idi. Ama Monica hadisesi ve Lewinsky-Clinton davası ve Lüksemburg Zirvesi sebebi ile KKTC unutuldu. İnşallah şimdi ABD, AB ve Rusya''nın başına büyük belalar gelir de, KKTC''yi unuturlar!
Kıbrıs Rum kesiminde çıkan Simerini gazetesine göre ABD''nin niyeti KKTC''de bulunan Geçitkale Hava Üssünü de NATO üssü haline getirmektir. ABD 1963''ten 1974''e kadar Rumlar tarafından soykırıma uğrayan Türklerin bir arada yaşayamayacağını bilmektedir. Ama bir arada yaşama anlamına gelen federasyonda ısrarlıdırlar. Rauf Denktaş''ın konfederasyon şartını ise içlerine sindiremiyorlar. Ayrıca ABD''de 2 yıl sonra seçimler olacaktır. Clinton KKTC''yi bertaraf ederek Rum lobisinin oyunu almak istemektedir. Güney Kıbrıs ise Rusya''nın bir üssü hatta peyki haline gelmiştir. AB ise Kıbrıs meselesini bahane ederek Türkiye''nin AB''ye girişini önlemenin peşindedir. Bunun için de Türkiye''nin kabul edemeyeceği şartlar ileri sürmektedirler. Nasıl ki, Dayton anlaşması Bosna''nın Sevr''i ise, Kıbrıs''ta da bir Dayton formülü ile KKTC ortadan kaldırılmak istenmektedir.

