1981 yılından bu yana Balkanlarla ilgili yazılarım ağırlıktadır. Bosna''da icra edilen Müslüman soykırımından önce yıllarca Bosna''da Sırp katliamını ikâz ettim. Bosnalı Müslümanlar beni fanatik sanıp Sırp düşmanı zannettiler ama yanılan onlar oldu. Yıllarca "Sıra Kosova''da" diye okuyucularımı bıktırırcasına bu konu hakkında da yazdım. Maalesef bu tahminim de doğru çıktı. Keşke yanılan ben olsaydım. "Balkanlar, Türkiye''nin giriş kapısıdır." Kosova ise İstanbul''un son ileri karakoludur. Kosova düşerse sıra İstanbul''a gelecektir. Balkanlar gibi Kafkasya, Ortadoğu ve Orta Asya''da Türkiye, rahmetli Turgut Özal''ın vefatından bu yana devamlı gerilemiştir. Geçen yıl Kosova''da tarihin en korkunç soykırımı yapıldı. Soykırım ile Kosova''yı imha edemeyen emperyalist güçler, son aylarda NATO askerleri için Orta Avrupa''dan getirdikleri fahişelerle Kosova''nın her kasabasında fuhuş ve AIDS yayarak soykırıma devam etmektedirler. Aile bağları ve namus duyguları çok güçlü olan Arnavut ve diğer Müslümanların köklü aile yapısını sistemli bir şekilde imha etmektedirler. Kosova, Türkiye için önemlidir. Aylardır iç politikaya öyle daldık ki, etrafımızı görmez olduk. Kaldı ki, Kosova''dan bir sonraki durak İstanbul''dur. Yugoslavya basını Kosovalı Arnavutlarla NATO''nun arasını açmak için yeni senaryolar peşindedir. ABD tarafından aranan S. Arabistanlı Usame bin Ladin''in 500 kişilik ekibi ile Afganistan''dan Arnavutluk''a gelip buradan Kosova''ya geçtiğini ve saldırı hazırlığında olduğu yalanını yaymaktadır. Rusya, Kosova''yı karıştırmaktadır. Rus birlikleri Kosova Kurtuluş Ordusu komutanı Agim Çeko''yu tutuklamıştır. Rus KGB ajanları Priştine''deki Sırp Ortodoks kilisesini bombalayarak bunu Kosova Kurtuluş Ordusunun üzerine atmıştır. NATO Sözcüsü Jamie Shea yaptığı açıklamada, Kosova''da her hafta çıkan olaylarda en az 30 kişinin öldüğünü açıklamıştır.
"Rusya''nın Sesi" adlı devlet radyosunda konuşan bir Rus generali, Kosova''da şiddet eylemlerinin bastırılmaması halinde, Yugoslavya''nın Kosova''da NATO''ya karşı harekata başlarsa, Rusya''nın da Yugoslavya''nın yanında NATO''ya karşı savaşabileceğini açıklamıştır. NATO''nun Yugoslavya''yı 78 gün süren hava bombardımanı neticesinde Sırp katliamı durdurulmuş ama maalesef Kosova''ya huzur gelmemiştir. NATO Genel Sekreteri George Robertson, Yugoslavya saldırısının birinci yıldönümünde (Mart 2000) yaptığı konuşmada: "Kosova''nın geleceğinin başarı ve başarısızlık arasında bir bıçak sırtında olduğunu" söylemiştir. UNICEF''in raporunda BM ve NATO kuvvetleri tarafından, Kosova''nın işgalinden sonra bölge halkının hayatının daha çekilmez hale geldiği ve Kosova''nın uluslararası suç merkezi haline dönüştüğü ifade edilmektedir. NATO bombardımanında sadece Kosova''nın 5 milyar dolar zarar gördüğünü ABD ve AB''nin bunu tazmin etmeye yanaşmadığı ve yapılan yardımın komik olduğu ifade edilmektedir. Miloşeviç''in yaptığı törene halk ilgi göstermedi. Miloşeviç ise bu törende; Yugoslavya ordusunun NATO''yu püskürttüğünü ifade etti ve NATO''yu Avrupa''nın yeni faşistleri olarak suçladı. Rusya''da çıkan İzvestia gazetesi ise: "Kutlanacak bir şey yok. Gurur duyacak bir şeyde yok. Zafer de yok. Kosova Batı için bir tuzaktı. Kosova''ya girmek kolay idi. Ama bu meseleyi çözmek çok zor olacak." denilmektedir.

