Yurt içinde ve dışında "OSMANLI İMPARATORLUĞU"nun kuruluşunun 700. yıl dönümü kutlamasına gölge düşürmek için Yunanistan ve de ipleri Yunan Hükümetinin elinde olan Yunan Ortodoks Kilisesi; Yunan asıllı Amerikalı, Ermeni, Kıbrıslı Rum, Sırplar ve Türkiye''deki bölücüleri kullanarak (sözde) soykırım iddialarıyla, Türklerin Anadolu''daki Rumları, Pontusluları, Ermenileri ve Kıbrıslı Rumları katlettiği yalanı ile dünya kamuoyunu aldatmaya çalışmaktadır.
Türkiye''yi karalamaktaki hedefleri ülkemizi parçalayıp yağmalamaktadır. Yunanistan''ın uydurduğu "Hayali" soykırımlarının bir hedefi de Türkiye''yi dünyadan ve AB''den dışlamak ve böylece bölgede potansiyel bir güç olmasını önlemektir. Dış ve iç şer güçler ne yaparlarsa yapsın 21. asrın ilk çeyrek bölümüne varmadan Türkiye, Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkasya''nın en güçlü ülkesi olacaktır. Bu güç ekonomik, siyasi, demokratik, askeri, ahlaki, milli ve manevi değerler ile ilim, eğitim, insan hakları ve nüfus başta olmak üzere her sahada gerçekleşecektir. Yunanistan''ın ve düşman olan dış güçlerin hırçınlığı bu sebeptendir. Şu anda çok zor günler geçirdiğimiz bir gerçektir. Ama bu sıkıntılar aşılacak, çok yakında iyi ve güzel günler gelecektir. Türkiye''nin bölgede süper güç olmasını şer odaklar önleyemeyecektir.
Sadece şu anda geciktirmektedirler. Sabırlı olunuz!.. Yunanistan tarihi gerçekleri saptırarak 1916-1923 yılları arasında Anadolu''nun Doğu Karadeniz bölgesinde, (Trabzon ve civarı illerde) yaşayan Rum Ortodoks nüfusun; Türk makamlarının sistematik imha politikasının hedefi olduğunu ve bundan kurtulanların, ancak Yunanistan''a sığınmakla canlarını kurtardıklarını iddia etmektedir. 24 Şubat 1994 tarihinde, Yunan Parlamentosu "19 Mayıs" Pontus Rumlarının Türklerce Katlini Anma Günü" olarak kabul etmiştir. Ama tarihi belgeler ve hadiseler Yunan iddialarına ters düşmektedir. Her şeyden önce Pontuslu Rumlar ile Yunanlıların, Bizans ile Yunanlıların uzaktan yakından hiçbir ilgisi yoktur ve hatta Yunanlıların geçmişteki Yunanlılarla da ilgisi yoktur. Yunanistan''ın dış politikası şu temele dayanır; "Türkiye''nin kan kaybından ölmesi için yaralarını kaşıyacağız." Bu tamamen Türkiye düşmanlığı üzerine inşa edilmiştir.
1922''den önce Doğu Karadeniz sahillerinde yaşayanlar, Bizans kökenli ve Ortodokslaşmış İskit Türkleri idi. 450 yıl altın çağlarını yaşayıp Osmanlının servetini sömürdüler. Osmanlının zenginliklerinden en büyük payı aldılar. Bunların bugünkü Yunanistan''la hiçbir kan bağı yoktur. Bugün İngilizce konuşan Kenya, Uganda ve birçok ülkenin İngiltere ile kan ve veraset bağı olmadığı gibi bunların da Yunanistan''la (Rumen lisanı) dışında bağları yoktur. Yunanistan''ın emperyalist ve yayılmacı politikası, Anadolu''daki Rumların (kökleri Türk olup Ortodokslaşmışlardır) sebeb-i felaketi olmuştur. Bizans asıllı (Romalı) Rumların gönderilmesi gerekirken oyuna gelen İsmet İnönü, Türk asıllı Ortodoksları (Rumca konuşanları) Rum diye Yunanistan''a gönderdi. Gönderilen bu insanlar Yunanistan''daki Yunanlılarla hiçbir zaman kaynaşamadılar ve dışlandılar.
20. asrın ilk çeyreğinde Venizelos''la başlayan "Megali İdea" (Megalo İdea) politikası Rumları ayaklandırarak toprak talebiyle Osmanlı Devleti''ne isyan ettirmiştir. İnsaf ehli ve ilim haysiyetine sahip Yunan tarihçiler gerek 1820''de Rumların, gerekse 1916-1922 arası Anadolu''daki isyanların arkasındaki ülkelerin başta İngiltere olmak üzere Rusya ve Fransa''nın olduğunu ve asıl gayenin Osmanlı Devleti''ni parçalayarak Osmanlı''nın başta petrol olmak üzere, yeraltı ve yerüstü zenginliklerini yağmalamak olduğunu eserlerinde açıklamaktadırlar. Pontus masalı da Osmanlıyı parçalama senaryosunun bir mozaik taşıdır. Aradan 80 yıl geçtiği halde Pontus Rum Devleti, Kürt Devleti ve Büyük Ermenistan senaryoları ile Türkiye''yi parçalamak peşindedirler.

