Kaydet
a- | +A

5- Dr. Boland''ın eserinin 87. sayfasına göre Hıristiyan misyonerler ve papazlar Kızılderilileri ağaca asıp, hayvan gibi kesip pişirdiler. Meyve ağaçlarını Kızılderili kanları ile suladılar. Aztek ve Maya''ya ait kitaplar yakıldı. Toplanan altınlar İspanya''ya yollandı. Orta ve Güney Amerika Kızılderililerin san''at, edebiyat ve tarihleri bilinmez hale gelmiştir. Yalnız Kızılderililer değil kültürleri de katledildi. 6- 1919''da Anadolu''yu işgal eden Yunan ordusu subaylarından Nikos Vasilikos''un "Savaş Günlüğü" kitabından dehşet damlaları şöyledir: "Akçaköy alevlere teslim oluyor. Korkunç bir görüntü." (sayfa 72) "Yolumuzun üzerindeki Türk köyleri gerçek felaketlere maruz kalıyorlar." (sayfa 74) "Ovada bulunan bütün Türk köyleri ilerleyen Yunan askerleri tarafından yakılıyor. Yunan askerlerinin buralardan geçmesi vesilesiyle her taraf gerçek medeniyet ışığı (alevler) ile aydınlatılıyor." (sayfa:108) "Bütün köyler cayır cayır yanıyor. Köy sakinleri pişmemek için fareler gibi evlerinden fırlıyorlar" (Sayfa 113) "Afyon alevlere teslim ediliyor." (sayfa 175) "Süratle Burnaz köyüne ilerliyoruz. Yangından kaçmak için bahçelerde çıplak koşuşan Türk hanımlarının bedduaları arasında köy ateşe verildi... Köy yağmalandı. Uşak''ı ve bütün çevreleri yaktık" (sayfa 181) "Bir uçtan diğer uca yanmakta olan bir kasabaya varıyoruz." (sayfa 187) "Yol boyunca birçok Türk katlediliyor. Önümüzde giden bizden biri silahının namlusunu Türkün boynuna dayadı ve ateş etmesiyle kafası 15 metre öteye düştü." (sayfa: 181) 7- P. Apostolidis''in "Hatırladıklarım 1900-1969" adlı kitabının 20- 21. sayfalarında şunlar yazılıdır: "Yaşlılar, kadınlar ve çocuklar camiye saklanmışlardı. Askerlerimizden bazıları bunun farkına vardı. Tüm ciğeri beş para etmez insanlar gibi cesaretsiz oldukları için kalabalıktan korktular. Bu yüzden de kadınların ırzlarına geçmek için caminin kapısını zorlamaya cesaret edemediler. Etraftan topladıkları kuru otları pencerelerden içeri atarak yangın başlattılar. Dumandan boğulan ahali dışarı çıkmaya başladı. İşte o zaman o ciğeri beş para etmezler çocukları, kadınları ve yaşlıları nişan alarak öldürdü. Başkaları bana bir başka işkence metodununun uygulandığını anlattı. Yere kocaman çiviler çakıyorlarmış. Bu çivilere kadınların örgülü saçlarını geçiriyorlarmış Böylece hareket edemeyen kadınların gruplar halinde ırzlarına geçiyorlarmış."

8- Meşhur İngiliz tarihçi Arnald Toynbee''nin "Batı Meselesi" isimli kitabının 298''inci sayfasında: "24 Haziran 1921 Cuma günü saat 13.00''te Yunanlıların İzmit''i boşaltmalarından üçbuçuk gün önce Bahçeçeşme ve Tepekhane isimli iki Türk semtinin erkekleri mezarlığa götürülerek, grup grup vuruldular. 29 Haziran''da mezarlardan ikisi açıldığında ben de oradaydım. Ölülerin kollarının arkadan bağlandıklarını gördüm. Bu mezarlarda 60 kadar ceset olduğu tahmin ediliyordu. Toplam 300 kadar insan kayıptı."

9- 2 Nisan 1988 tarihli İngiliz "Guardian" gazetesinde yayınlanan bir İngiliz raporuna göre: "1974 Temmuz olayları sırasında hastanede yatan 25 Türk hasta yataklarından kaybolmuşlardı. İngiliz istihbarat subayı Teğmen Martin Packard''ın hazırladığı raporda, hasta Türklerin gırtlakları Rum hastabakıcılar tarafından kesilmiş, cesetleri bir kamyona yüklenerek şehrin kuzeyindeki bir çiftliğe götürülmüş, orada etleri kemiklerden ayrılarak kıyma makinesinden geçirilmiş ve kanalizasyona atılmıştır." Soykırım yapmadığı halde Osmanlı suçlanmakta, asıl soykırım yapanların insanlık suçları gizlenmektedir...