Türkiye Lozan Antlaşmasında, İstanbul''daki Ortodoks Rumlara tanınan bütün haklara saygılı olduğu halde; Yunanistan Batı Trakya''daki Müslüman Türklere tanınan bütün haklarını ellerinden almıştır. Hatta Fener Ortodoks Rum Patriği, Lozan''ı hiçe sayarak bütün Ortodoksların lideri gibi davranmaktadır. Maalesef ABD ve AB''nin baskısı ile Türkiye bu konuda tavizkâr bir tavır sergilemektedir. Yunanistan''a gelince, 1923 Lozan Antlaşmasında Batı Trakya''da yaşayan Müslüman Türklerin "Türk" asıllı olduklarını kabul ettiği ve yine Yunan Hükümeti 1954 ve 1956 yıllarında bu "Azınlığın" kökeni Türk ırkına dayandığını itiraf ettiği halde sonradan bunların Müslüman olmuş Yunan asıllı oldukları yalanı ile dünya kamuoyunu aldatmaktadır.
Batı Trakya''daki Müslüman Türklere baskı ve zulüm yapıldığını ve Batı Trakya''da etnik kimliği yok etmek için bir yığın faaliyetler yapıldığı "Helsinki Watch" (İnsan Hakları Örgütü)nün 1990 yılında neşrettiği "Etnik Kimliğin Yok Edilmesi-Yunanistan''daki Türkler" raporunda yer almaktadır. Şu anda Batı Trakya''da 1.5 milyon Müslüman Türk''ün olması gerekirken baskılar, göçler, zulüm ve işkenceler yoluyla icra edilen asimilasyon ile 150- 200 bin arasında Türk yaşamaktadır. Yunanistan son Kosova faciası ile Batı Trakya''da bu 150- 200 bin Türk''ü, çeşitli yollarla sıfıra indirmek peşindedir. Lozan Antlaşmasının 3. kısmında, Batı Trakyalı Müslüman Türklerin aşağıda belirtilen haklarının korunması taahhüt edilmiştir:
1- Doğum yeri, milliyet, dil, ırk ve inanç ayırımı yapmaksızın hayatın ve özgürlüğün tam ve eksiksiz korunması 2- Din, inanç ve mezhep özgürlüğünün uygulanması 3- Tam dolaşım özgürlüğü 4- Öteki Yunan vatandaşlarının yararlandığı sivil ve politik haklardan azınlıkların da faydalanması 5- Azınlıkların da devlet dairelerine alınmaları 6- Özel münasebetlerle, ticarette, dinde, basın ve yayında ya da toplantılarda Türkçenin de serbestçe kullanılması 7- Azınlıkların bütün dini vakıfların korunması 8- Azınlıkların herhangi bir hayır, din veya sosyal kurumu, okulu ve başka eğitim veya öğretim kurumunu kendi çıkarları için kurma, işletme veya kontrol etmede eşit hakka sahip olmaları ve bu hususta kendi dil ve dinlerini özgürce kullanmaları 9- Türk azınlığın aile yasası ve kişisel statü ile ilgili konularını, azınlığın âdet ve gelenekleri ışığında çözümleyici tedbirler alınması 10- Azınlığın tüm vakıf ve dini kuruluşlarına her türlü imkanı ve yetkiyi sağlama...
Yukarıdaki antlaşma hükümlerinden de anlaşıldığı gibi, Yunanistan, Lozan Barış Antlaşması tahtında, Batı Trakya''daki Türk azınlığa, Yunanistan''daki diğer vatandaşlara yaptığı muamele ve sağladığı güvenceyi sağlamakla yükümlüdür. Fakat uygulama bunun tam tersidir. 1930- 1950 yılları dışında, Antlaşmanın imzalanmasından bu yana (1923- 1999) Batı Trakya''daki insan hakları ısrarla ve kitlesel boyutlarda ihlal edilmektedir. Yunan makamları yıllarca, gerek Lozan Antlaşmasına gerekse, Yunanistan''ın taraf olduğu ikili ya da çok taraflı diğer antlaşmalara uymamışlardır. Ayrıca Yunan makamlarının Türk azınlığa müteveccih politikaları Avrupa Birliğini meydana getiren prensip ve değerlere, Helsinki Nihai Senedi''ne, Paris şartına, AGİT belgeleri ile bildirilerine ve hatta Yunanistan anayasasına aykırıdır. Yunanistan, uluslararası sorumluluklarını kendi anayasası hilafına, hayatın her alanında, Türk azınlığa karşı ayırımcı politikalarla yürütmektedir. Azınlık mensupları, güvenliklerinden emin olmamakta, mesleklerini icra edememekte, trafik ehliyeti alamamakta ve hatta kendi evlerini tamir etme izni alamamaktadırlar. Kendilerine atalarından (Osmanlıdan) ve daha öncekilerden kalan kültür mirası kasıtlı olarak yok edilmektedir...

