Kosova''da Sırpların Müslümanlara yaptığı soykırımı fırsat bilen Yunanistan; Batı Trakya''da Müslüman Türkleri imha için çok tehlikeli ve son derece çirkin bir senaryo hazırlamıştır. Batı Trakya''yı ikinci bir Kosova ya da Bosna yapmak için gizli planlar yürürlüğe konulmuştur. Kısa bir müddet önce Türklere ait bazı iş yerleri tahrip edilmiştir. Bu olayın hemen ardından Batı Trakyalı Müslüman Türklerin tanınmış olanlarının mezar taşları ve kabrin etrafındaki mermerler parçalanmıştır. Yunanistan''ın Batı Trakya Türklerine yönelik politikasının özellikle Kosova''daki patlamadan sonra dikkatleri çeken tehlikeli boyutlara doğru tırmandırılmaktadır. Yunanistan''ın içindeki ve bilhassa Yunanistan dışındaki güçlü propaganda odakları Batı Trakya konusunu dünyaya, Yunanistan''ın toprak bütünlüğünü tehdit ettiği ve bir tehlike meydana getirdiği şeklinde gösterme gayretini sürdürmektedir.
Bu iddiasını çirkin yalanlarla beslemektedir. Bazı Yunan gazeteleri ve Yunanistan dışındaki Yunanistan''a bağlı propaganda merkezleri şu yalanları yaymaktadır:
1- Türkiye, Batı Trakya''da bir ayaklanma için 50 bin kalaşnikof tüfek yollamıştır. 2- Batı Trakyalı gençlere komando eğitimi vererek terör timleri kurmuştur. 3- Batı Trakya''da, Türk subayları emrinde üsler kurmuştur. Buna benzer bir yığın yalanlarla Batı Trakya Türklerini "Bağımsızlık Savaşı" vermeye hazır potansiyel bir tehlike odağı olarak göstermektedir. Yunanistan''ın Batı Trakya bölgesini hedef alan bu yalan propagandaların maskesi altında gizlediği hedef, yapmaya hazırlandığı baskılara zemin hazırlamaktır. Türkiye''nin endişesi ise Yunanistan''ın himaye ettiği ve eğitim verdiği PKK mensuplarını Batı Trakya''ya getirip bir dizi sabotaj ve terör eylemleri yaptırıp bunları dünya kamuoyuna Batı Trakyalı Türklerin eylemleri olarak gösterme hazırlığıdır. Yunanistan Batı Trakya''da PKK mensupları ile provokasyon hazırlığındadır. Yunanistan "Yunan Milleti" kavramını Yunan ırkına ve Yunan Ortodoks Kilisesi''ne ait olma ilkesine dayandırmaktadır. Bunların birine mensup olmayan ise dışlanmaktadır. Yunanlılar Batı Trakya''daki "Müslüman azınlık" (Türk kelimesini kullanmıyorlar) hariç, Yunanistan''ın "Homojen" bir topluluk olduğunu iddia etmektedirler. Kaldı ki Yunanistan''da Müslüman Türkler gibi Makedon, Ulah, Müslüman Arnavut, Giritli, Ortodoks Arnavut, Bulgar, Çingene, Yahudi ve Ermeni azınlıklar da vardır. Müslüman Türkler dışında kalan diğer azınlıkları bir nevi asimile etmiştir. Asimile edemediği Müslüman Türk azınlığı yıllardır baskı ile eritemedi. Şimdi Kosova misali soykırım ile imha peşindedir. Kosova''daki faciayı 1981''den bu yana 18 yıl ısrarla ikaz ettim. Türkiye ve kamuoyu bir nebze ilgi gösterseydi Kosova''da, dünya tarihinin en korkunç soykırımı, katliamı ve yıkımı olmazdı. Batı Trakya''nın Kosova gibi bir facia yaşamaması için ilgililer (bazıları dışında) gaflet uykusundan uyansınlar. Unutmayalım ki, Sırplar çok zalimdir ama şu anki Yunanlı, Sırp''tan çok daha zalimdir. Yunanistan bütün gerçekleri yok sayarak, Yunanistan''da Türk azınlığın varlığını inkar etmektedir. "Türk" kelimesinden ve Türk azınlığın varlığından söz etmek suç sayılmaktadır. İçinde "Türk" kelimesi geçen her dilekçe ve her türlü yazışma Yunan Meclisi, mahkemeleri ve her türlü resmi kurumlarda reddedilmekte, işlem yapılmamaktadır. Yunan mahkemeleri de "Türk" teriminin kullanımını yasaklamıştır.
1988 yılında Yüksek Mahkeme kararında Türk kelimesinin Türkiye''deki yaşayan insanları kast ettiği ve Yunanlı Müslümanlar (Müslüman Türkler için Yunanistan''ın kullandığı terimdir) için bu kelimenin kullanılmasının kamu düzenini tehlikeye düşürdüğünü iddia etmiştir. Bu karar neticesinde birçok Türk kurumu kapatılmış veya kapalı kalmıştır. Birçok yerde ve kurumda Türk kelimesi silinmiştir. 1989 seçimlerinde merhum Sadık Ahmed ve İbrahim Şerif seçim bildirilerinde "Türk" kelimesi kullandıkları için hapse mahkum olmuşlardır. 16 Ekim 1994 yerel seçiminde çok sayıda Türk, Türk kelimesini kullandıkları için zulme uğradılar...

