Çocuklarıma, torunlarıma anlatacak en büyük hatırayı bana sen hediye ettin... Düşünüyorum da bir Türk takımını Avrupa Şampiyonu olurken izleyen 25 bin kişiden biri olmanın gururuyla göz yaşlarımı akıtıyorum.
* * * Bu bir devrim. Ancak alttan gelen 65 milyonluk Türkiye''nin genel futbol karakterine dayanan bir devrim değil. Sadece bir elit ihtilal... Fatih Terim ve aslanlarına özgü... Tek kelimeyle onlara ait... Ama gurur bütün Türkiye''nin... Coşkusu, kıvancı hepimizin.. * * * Maç öncesi atmosferi, tribünlerin ezici üstünlüğü ve çoskusu Parken''i Ali Sami Yen''e çevirmişti. Halk oyunları ekibinin gösterileri, Türkçe anonslar, Türkçe şarkılar, marşlar.. Sanki UEFA Kupası finali değil, Galatasaray''ın şampiyonluk şöleniymiş de Arsenal gösteriye gelmiş, misafir gibiydi. Bu atmosferde başlayan maçta Fatih Terim, riske girmiş ve orta sahayı zayıflatma pahasına Hakan''ın iki kanadına Hagi ile Arif''i sunmuştu. Bu durumda Arsenal çok adamla savunma yapmak zorunda kalıyor, ama Hagi''siz orta alan Emre''nin de yokluğunda organizatör bulamıyor ve pozisyon üretmekte zorlanıyordu. Hagi''nin zaman zaman gerilere kadar gelip top alarak oyun kurma çabası da bu yüzdendi.
Galatasaray, oyunun savunma yönünü ise Overmars''ı durdurmak dışında eksiksiz uyguluyordu. Birbirine yakın oynayan sarı-kırmızılı futbolcular, ilk topların tümüne basarak Arsenal''a hücum şansı tanımadı. Ancak sol kanatta kendini unutturup, geniş alanlar bulan Overmars, Capone''nin çizgide oynama zaafından yararlanıp ciddi tehlikeler oluşturdu. İlk yarıda galibiyeti kaçıran taraf, Arif''le mutlak bir golü auta yollayan Galatasaray''dı yine de...
İkinci yarıda Hagi''nin oyun kurma rolüne ağırlık verilince G.Saray, Arsenal kalesine daha etkili gelmeye başladı. Hakan''ın direkten dönen topu, Arif''in, Capone''nin kaçırdığı pozisyonlar bu kurgunun ürünüydü. Ancak saldıran Galatasaray savunmada ciddi gedikler veriyor, Arsenal''lilerin de geliştirdiği, bizim şansımız oluyordu, bu dakikalarda. Yine de üstün oynayan Galatasaray''dı. Ve Hagi''nin inanılmaz hareketleri aslanları moral olarak da sürekli zinde tutuyordu.
Gece Henry''lerin, Berkamp''l#rın, Petit''''l#rin değil, Hagi''lerin, Ergün''lerin, Suat''ların, bizim çocukların gecesiydi. Ta ki Hagi''nin o inanılmaz gaflet anına kadar... Maçın yıldızlarından hakem Nieto gösterdiği kırmızı kartta yüzde yüz haklıydı. Fatih hoca, Hasan''la Ahmet''i oyuna alıp diri adamlarla maçı penaltılara götürmeyi planladı. Ve bu düşünce Taffarel''in dev eldivenlerinin büyük katkısıyla tuttu.
Evet, futbolun adaleti var. Galatasaray bayrağı Avrupa''nın zirvesinde dalgalanıyor artık.
Al yüreğim senin olsun!.

