Kaydet
a- | +A

Bunca eksikle deplasmanda elde edilen beraberlik, Milli Takımımız''ın ve Şenol Güneş''in artı hanesine eklenmelidir. En önemli engel hasarsız atlatılmış Şenol Güneş kaptanlığındaki Milli Takım gemisi, doğru rotadaki ilerleyişini sürdürmüştür. Ancak bunca moralsizliğine ve hastalığına rağmen Hakan''a, onca maç eksiğine rağmen Arif''e alternatif bulayaman Türk futbolu bu sıkıntının çaresini bir an evvel üretmelidir. *** Kanatları Nihat ve K.Hakan ile fazlasıyla desteklenen, göbeği 3 adamla kontrol edilen, alan savunmasıyla başladık maça. Bu üçlü bloğun önü Suat''la güçlendirilmişti. Mustafa İzzet ve Ergün de kendi yarı sahamızın hemen önünde pres başlatıyordu. Suat''ın Ljungberg''i sık sık kaçırması dışında savunma planı başarılı olurken, İsveç''in kanatlara sarkma düşüncesi sürekli önleniyor ve K.Andesson''un hava hakimiyetinden doğacak muhtemel tehlikelerin önü daha başlamadan kesiliyordu.

Ancak geçen yılın UEFA şampiyonu G.Saray kadrosundan tam 7 futbolcunun varlığına rağmen, kazanılan topların olumlu kullanıldığını gözlemleyemedik. Orta alandaki İsveç presi defansımızı kaleci Rüştü''yle çok fazla oynamak zorunda bıraktı. Öyle ki, ilk yarıda İsveç kalesine organize bir biçimde ancak iki defa gidebildik. İsveç savunmasını kontratakla eksik yakalama düşüncesi tutmadı ama, biz de rakibe ciddi bir gol pozisyonu vermedik. 0-0 biten ilk yarının ardından gole ulaşabilmek için Hakan - Arif ikilisini destekleyecek yeni bir formül bulunması gerektiği çıktı ortaya.

Fakat ikinci yarının başında değişen bir şey olmadı. Formül henüz ortada yoktu. 15 dakika içinde yine Suat''tan kaynaklanan iki gol pozisyonu ise tehlikeli sinyalleriydi kalemizde. Suat birinde ağırlık timsali Mjallby''i, diğerinde ise belalısı Ljungberg''i kaçırdı. Ama Rüştü ve şans birlikte korudu kalemizi. Şenol hoca olaya müdahale ettiğinde dakika 64''tü... Suat doğru bir kararla yerine Tayfur''a bıraktı. Tüm gol yolları tıkanın İsveç için tek şansı kalmıştı: ölü toplar. Oyunu biraz daha sahamıza yıkıp, tehlikeli bölgede serbest atış kazanmaya çalıştılar ve buldular da... Bir ölü yan topta defansımız uyudu, H.Larsson kafayı vurdu, Rüştü elinin altından kaçırdı ve soğuk duş! Ardından Şenol Güneş son kozlarını oynayıp, Hasan Şaş ve Abdullah''ı sürdü sahaya. Kaybedecek bir şey yoktu ve saldırma zamanıydı. Nitekim Ergün''ün inanılmaz biçimde kaçırdığı fırsat, bu gözü kara saldırılardan birinin ürünüydü. Son dakikada en geriden çıkan Ogün''ün rakip ceza sahasında düşürülüşü ile kazanılan penaltı da, yine kaybedecek bir şeyi kalmayan insanların cesaretinden kaynaklanıyordu. İsveç''te oynadığımız futbolla kazanmayı haketmemiştik ama kaybetmeyi de... Tayfur''un penaltı golüyle hak yerini buldu. Yolun açık olsun Türkiye.