Henüz alternatif yatırım araçlarının ortaya konulamadığını söyleyen Önal, "Ayşe teyze, Fatma teyze kendisini faizden gelecek gelire endekslemişti. Başta o yanlıştı. Çıkmaz sokaktı. Talep patlaması eğilimi herhalde yavaşlayacak. Ama sözünü ettiğiniz dar ve sabit gelirli vatandaşlar için durum zor. Onların önüne ne koyabiliriz? Pek seçeneğimiz yok. Kamunun para talebinde büyük düşüş var. İddiamız var, faizler daha da düşecek" diye konuştu.
Hazineden Sorumlu Devlet Bakanı Recep Önal ile içleri boşaltılan bankalar, dar ve sabit gelirlilerin durumları ile ekonominin gidişi hakkında bir sohbet yaptık.
Kışlalı -Devlet bankaların iflasını neden önleyemedi? Önal -Sorunun başı 1994 krizidir. O günden bu güne normale dönülemedi. İkinci darbe de enflasyondan geldi. Faizler yükseldi. Banka özkaynakları zayıfladı. Güçlendirilemedi. Sağlıksız gelişme buraya geldi. Banka sahibi olanlar kendi firmalarının finansmanına öncelik vermişler.
Kışlalı -Bankalar konusunu yıllardır izlerim. Anlayamadığım bir şey var. Yasa mevcut bankaların kontrolu için. Neden bunlar uygulanmaz da sonuç banka iflasları olur? Önal -1994 krizinden sonra çıkış yol olarak tüm mevduata garanti sağlanmış. KHK''lar çıkarılmış ama Anayasa Mahkemesi iptal etmiş. Kamu organlarının eli kolu bağlanmış. Müeyyide koyamıyorsunuz. Mevzuat yok. Denetim var ama uygulanamamış. Bankalar murakıplarının da sayısı yetersiz. 80 bankayı fiilen 30-35 kişi denetliyor. Bununla bir yere varamazsınız. Murakıp sayısı 80 görünüyor ama bunların bir kısmı yetişme döneminde. Bir kısmı askerliğini yapıyor. Bir kısmı yurt dışı eğitimde. Eleman için piyasa koşullarında ücret vermelisiniz. Teknolojik kontrol sistemini de kuramamışsınız.
Mevzuat yok Kışlalı -Bu bankalardaki olumsuz gelişmelere rağmen neden son noktaya kadar gelmelerine izin verilmiş? Bunu anlamak mümkün değil. Önal -Artık bu durum devam etmez. Büyük bir heyecanla bu işe başlandı. Türk banka sisteminin sağlıklı bünyeye kavuşması için gereken her şey yapılacak. Bu güne kadar olanları yapanların yanına kalacağını da zannetmiyorum. Bana getirilen bütün bankanın raporları işlem gördü. Bir dönemde akşama, gecikme olmuş. Yapacağımız bazı şeyler var. İhtisas mahkemeleri gerekiyor Türkiye''de.
Kışlalı -Yeni bankalar ile ilgili kurum bankaların artık iflas haline düşmelerini önleyecek mi? Önal -Hükümet olduğumuz seçimden sonradan itibaren mali kesimde uluslararası standartları getirmeye çalıştık. Yeni kurum benzer gelişmeleri önleyecek.
Kışlalı -Fondaki bankalar hakkında yeterli bilginiz var mı? Bunlar nasıl bu hale gelmişler? Altı seneye yakın durumları giderek kötüleşip devam etmiş. Devlet seyirci kalmış. Önal -Var. Bankaları bu hale getirenlerin peşi bırakılmayacak. Birçok şey yapılmış ama onlar sonuç vermemiş.
Kışlalı -Vatandaş, özellikle dar ve sabit gelirli olanlar ne yapsın şimdi? Çıkış yolu gösterebiliyor musunuz? Önal -Mali sisteme para yatıran insanların önünde yeterli seçenek yok. Sermaye piyasasına gitse orada yeterli bilgiler ile kendisine mihmandarlık yapacaklar konusunda yetersizlikler var. Belli kurumlara güvenilmiyor. Bankalarda da nema bakımından yetersizlik var. Bankalar elinde para birikince tüketicilere kredi veriliyor.
İthalat arttı Kışlalı -Ekonomik gidişattan memnun musunuz? Önal -Tüketici kredileri ve banka faizlerinin düşmesiyle artan talep tüketimi arttırdı. Stoklar boşaldı. Üretim hareketlendi. Bunlar güzel ama fiyatları etkiledi bu durum. İthalat da arttı. Tüketimi kısarsanız banka sistemi gene sıkıntıya girer. Alternatif para değerlendirme araçları olmadığı için, sanayi kesimi bu talebin daralması dolayısıyla sıkıntıya girer. Onu da yapmak istemedik.
Kışlalı -Talep arttıkça enflasyonist gidiş durdurulmaz. Talebi kısmak içinde faizler arttırılır, enflasyonu önlemek için diye bilinir. Siz tam aksini yapıyorsunuz. Bu nasıl oluyor? Demin sorduğum soruyu yineliyorum. Önal -Haklısınız. Onlara alternatif yatırım araçları koyamadık ortaya. Ayşe teyze, Fatma teyze kendisini faizden gelecek gelire endekslemişti. Başta o yanlıştı. Çıkmaz sokaktı.
Kışlalı -Bugünkü durumları güç. Faiz çok düştü. Enflasyonun gerisinde. Döviz de gelir getirmiyor. Borsa''da kazanmanın, söz konusu insanlar için ne kadar zor olduğunu siz de söylediniz. Başka alternatif de yok. Bu durum nasıl kontrol altına alınacak? Önal -Talep patlaması eğilimi herhalde yavaşlayacak. Ama sözünü ettiğiniz dar ve sabit gelirli vatandaşlar için durum zor. Onların önüne ne koyabiliriz? Pek seçeneğimiz yok. Kamunun para talebinde büyük düşüş var. İddiamız var faizler daha da düşecek.
Kışlalı -Faiz olanağını yitiren dar ve sabit gelirliler için bir çare düşünmüyorsunuz demek? Önal -Düşünmüyoruz değil de çare bulmakta zorlanıyoruz.
Kışlalı -Şimdi tüketici kredilerine ağırlık veriliyor. Herkes kredi alıyor. Bunu ilerde nasıl ödeyecekler? Bir endişeniz yok mu gene bunalım çıkar diye? Önal -Hayır endişe edecek şey yok. Bu krediyi alanlar ilerde öderler. Bunlar ödeme potansiyellerini iyi hesaplar. Kredi kartı ve taksitle alım yapanlar. Geçmişte tüketici kredilerinin yüzde 98''i geri dönmüştür. Emlaklerde sadece döviz taahhüdüne girenlerde sıkıntı oldu. Şimdi tüketici kredisi alanların hepsinin hali vakti yerindedir. Ödeme zorluğu çekeceğini düşünüyorsa neden kredi alsın? İşçilerimizin bir kısmının gelirleri yüksek. Memurları da geçiyor.
Hava yolu şirketleri Kışlalı -Bu ekonomik durumda dışardan gelen sıcak paranında piyasadan çekilmesi lazım değil mi? Önal -Rusya krizi patladığı zaman 1998 aralık ayına kadar 8-9 milyar dolar sıcak paranın hepsi çekildi. Onun sıkıntılarını 1999''da çektik.
Kışlalı -Son günlerin bir konusu var. Özel uçak havacılık şirketleri. Güç duruma düştüklerini söyleyip devletin kendilerini kurtarmasını istiyorlar. Bunun nasıl bir mantığı var sizce? Devlet gereken kontrolu yapmadı diye mi? Offshore gibi! Önal- Bu hal Türkiye''de bir alışkanlık. Yapılan ekonomik bir iş. Bir risk alma bu. Bunun karşılığı kar veya zarardır. Bizde olumlu giderken mesele yok. Ama sıkıntı başlarken hemen devlet baba bizi kurtar, denir. İşte offshore bankaların hali. Hatırlarsınız ABD''de Pan American hava yolları vardı. Dev şirket battı gitti. Kimse bir şey demedi. Bizim sosyal yapımızdan, devlet anlayışımızdan kaynaklanan bir durum var. Ama bunları aşacağız. Belli yardımlar da yapılır. Türkiye''ye gelen turisti sıkıntıya sokuyorsa THY alıp götürecek. Türkiye''nin imajı bizim için çok önemli. Söz konusu şey önemsiz seviyede. Offshore kayıbını da mevduat sigortasından karşılayacağız.
Recep Önal kimdir? Hazine''den sorumlu Devlet Bakanı Recep Önal, 1942 yılında Bursa, Orhangazi''de doğdu. İstanbul''da Vefa Lisesi''ni bitirdi. 1961-65 arasında Siyasal Bilgiler Fakültesi''nde okudu ve İktisad ve Maliye Bölümünden mezun oldu. Maliye Bakanlığı Bankalar Yeminli Murakıbı olarak göreve başladı. 1982''de ise Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulu Genel Sekreteri oldu. 1992''de Hazine Müsteşarlık Müşavirliğine getirildi. 1997''de ise Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulu Başkan Vekili oldu. 1999 nisanındaki seçimlerde DSP''den Bursa''da milletvekili seçildi. 22 Temmuz 1999''da Hazine''den Sorumlu Devlet Bakanı oldu. Almanya ve Lüksemburg''da kısa süreli görevlerde bulundu. Hacettepe Üniversitesi''nde 1972-82 arasında öğretim görevlisi idi. Menkul Kıymetler Tanzim Fonu, Maliye Bakanlığı Vergi Konseyi üyelikleri, Sümerbank Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. İran, Suriye, ABD, Japonya, ve Fransa Karma Ekonomik Komisyon Toplantısı Eşbaşkanlıkları yaptı. Yüksek Planlama, Para Kredi, Özelleştirme, Krediler, Savunma Sanayii, Kriz Koordinasyon ve Dış Yardımlar ve Krediler İzleme kurullarında üyeliklerde bulundu.

