Özbek bir baba ile Peştun bir annenin çocuğu olan, Afganistan''da Türkler adına mücadele sürdüren General Abdülmelik, Yaymana vilayetinde 1963''te doğdu. Edebiyat Fakültesinde okudu. Komünist Afganistan döneminde cezaevindeydi. Ruslar geldiğinde, onlara karşı örgütlenen mücadele içinde yer aldı. Babası ve iki kardeşinin komünistler tarafından şehid edildiğini gördü. Rus ordusu çekildikten sonra Türk mücahidlerin toplanmasında rol aldı. 1992 yılında, bu hareket ile Afganistan Milli İslamiyet Partisi''nin kurulmasına yardımcı oldu. Çevredeki Türk cumhuriyetlerin hareketten kuşku duymamaları için, birlik konusunda yararı olacağı düşüncesiyle partinin başına General Dostum getirildi. Abdülmelik ona yardımcı oldu. Ama daha sonra atılan adımlarda anlaşmazlıklar çıktı. Farklı yorumlar yapıldı. Haziran sonunda General Dostum ile yaptığımız sohbette ismi geçen Abdülmelik ile Türkler Kurultayı için geldiği Ankara''da sohbet yaptık. Olaylar bir başka açıdan ele alındı.
- Kışlalı- General Dostum ile yakın ilişkiler içinde oldunuz. Şimdi durum nedir?
Abdülmelik-General Dostum''un faaliyetleri hakkında çok şey söyleyebilirim. Birlikte uzun mücadelemiz oldu. Hatalar ise affedildi.
- Kışlalı- Askerliğiniz nereden geliyor? Dışişleri Bakanlığınız ne zaman?
Abdülmelik-Necip ordusuna subay sıfatıyla girmiştim. Parti kurulduğunda dışişlerinden sorumluydum.
- Kışlalı- Askeri gücünüz ve dayandığınız halkın nüfusu ne kadar?
Abdülmelik-Orada sekiz milyon Türk var. 250 civarında tankımız, 30-40 civarında uçağımız, yüz bin kadar silahlı kişimiz vardı.
- Kışlalı- Sizin bu kuvvetlerin başındayken karşı tarafla anlaşma yaptığınız görüşleri de var?
Abdülmelik- Evet efendim. Taliban ile Afganistan Federasyonu sistemi içinde anlaşma yaptım. Bunu Parti Şûra kararıyla yaptım. Orada sadece benim imzam yok. Dört imza var. Burada huzurunuzda bulunan Vali Bey''in de imzası var. Dostum''un şimdiki yardımcısı Mecid''in de imzası var. Biz parti kurmayları olarak anlaşmayı yaptık. Kararı partinin yetkili organları almıştı. Dostum bizden ayrıldı. Türkiye''ye geldi. 5-6 ay kaldı. İran''ın desteklediği Şia Partisi ve Hikmetyar ile Türkiye''nin tavsiyeleri oldu. Böylece General Dostum ile yeniden işbirliğine girdik.
- Kışlalı- Siz anlaşma yaparken Dostum neredeydi?
Abdülmelik- Ankara''daydı.
- Kışlalı- O dönemde siz de aynı yönetim içerisinde yer aldınız değil mi?
Abdülmelik- Hayır o zaman biz hükümet aleyhine savaştaydık. Partimiz hükümete muhalifti. 1996''ya kadar Dostum ile birlikte muhalefette kaldık. O sırada ben Dostum''un dışişlerinden sorumlu yardımcısıydım. Dostum ayrıldıktan sonra parti başkanlığına getirildim.
- Kışlalı- İktidardayken Dostum ile bozuştunuz?
Abdülmelik- Evet. Anlaşmazlık çıktı aramızda. Parti başkanlığından çekilmesini istedik ama çekilmedi. Afganistan''ın toprak birliği için biz partinin kararıyla Taliban ile savaşın bitmesi için anlaşma yaptık. Bu sırada parti yönetiminin kararıyla Dostum ayrılmak durumunda kaldı. Bütün dünya kamuoyunun da haberi olduğu gibi bir anlaşma yapıldı. Ordumuz ve sözünü ettiğim silahlar yerlerinde. Şimdi orada Dostum''un yerine parti başkanı olarak bu silahlarla ve kuvvetlerle mücadelemizi sürdürüyoruz.
TALİBAN ANLAŞMAYA UYMADI
- Kışlalı- Taliban anlaşmaya uydu mu?
Abdülmelik-Hayır. Protokolü çiğnediler. Bütün elimizdeki silahları istediler. Anlaşmaya önem vermediler. Oradaki millet ayaklandı. 7 vilayette on bin kişi kadar insan Taliban''a saldırdı. Ben parti başkanıyım. Oradaki ordu komutanıyım. 1997 mayıs ayında durum buydu. Bu yedi vilayette Taliban''ın bütün adamları temizlendi. Akşam saat dörtten sabahın onbirine kadar süren bu mücadelede, Taliban''ın getirdiği uçak, tank ve bütün teçhizat kuzeydeki milletin eline düştü. Taliban''ın adamları ya öldürüldüler ya da hapse atıldılar. Ondan sonra biz Rabbani hükümetiyle iktidara geldik. Taliban kuzeyde bitti ve çekildi sahneden.
- Kışlalı- Sonra gelişmeler nasıl sürdü?
Abdülmelik- Hikmetyar, Rabbani''nin başbakanıydı. Biz Hikmetyarı başbakanlıktan attık. Dışişleri Bakanı da ben oldum. Afganistan''da böylece 250 yıl sonra, Türkler''den ben Dışişleri Bakanı oldum. Gaffar da Cumhurbaşkanı Yardımcısı oldu. İktidarımız Şah Mesud ile birlikte Taliban''ın elinden iki vilayeti daha kurtardı. Kabil''in kapısına geldik. Altı ay kadar bu görevi sürdürdük. Hikmetyar ve Şialar ile temaslarla Dostum kuzeye dönmek istedi. Ama beklenen gelişme olmadı. Mezarı Şerif''ten dönüldü.
KARDEŞ KAVGASI YAPAMAZDIM
- Kışlalı -Ama birleşme oldu?
Abdülmelik - Hazereler''e gidildi. Türk makamları tavsiyede bulundular. Aramızdaki anlaşmazlıkları bir yana bırakmamız istendi. Kan davam da vardı. Ama yapılan tavsiyeye uyduk. Amcamoğlu komutanı, beşbin kişi asker, tank ve teçhizat sağladık. Ama netice alınamadı. Üstelik hakkımızda olmayacak iddialar ve kitle mezarları iddiaları ortaya atıldı. Bu durumda ben kuzeyden çekilip Türkmenistan''a geçtim. Kardeş kavgası yapamazdım. Mezarı Şerif ile iki vilayet bu dönemde kaybedildi. Hapisteki Taliban askerleri serbest bırakıldı. Bazı silah ve teçhizatın satıldığı duyuldu. Bütün demin söylediğim kuvvet kuzeyde kalmıştı.
- Kışlalı- Bu kuvvet ne oldu?
Abdülmelik - Orada Taliban''a terkedildi.
- Kışlalı- Şimdi kuzeyde mücadele halen devam ediyor değil mi? Abdülmelik- Tabii ediyor. Orada sekiz milyon Türk var. Ama oraya neden gidilmiyor. Türkiye bugüne kadar çok destek verdi. Acaba bu destekle ne yapıldı?
- Kışlalı- Türkiye ne destek verdi?
Abdülmelik- Türk makamları bunu söylemeli. Türkiye açıklamalı. Türkiye 1992''de desteğini verdi. Yedi sene oluyor. Gereken desteği verdi. Her türlü destek söz konusu. Maddi, manevi. Sekiz milyon Türk için verilen desteğin ne yapıldığı sorgulanmalı. Ne kadar okul açıldı? Ne kadar hastahane açıldı? Millete ne kadar para verildi? Ruslar''dan alınan silah ve uçağın satıldığı iddiaları var. Türkiye bunları bilme durumunda. Acaba neden sorulmaz?
- Kışlalı- Bugün kuzeyde kim hakim?
Abdülmelik- Şehir merkezleri Taliban elinde. Dağlarda bizim çocuklar var. Kontrol onların elinde. Amcamın oğulları orada. Hepimizin yakınları orada mücadele ediyorlar. Ama yüzbin kişiden kaç kişi kaldı?
- Kışlalı- Neden Türkler olarak birleşmiyorsunuz Taliban''a karşı?
Abdülmelik- Sorunlar var. Oradaki Türk halkının endişeleri var. Türklere çok eziyet yapıldı. Onun sebebi olarak görülen bazı hususlar var. Halk bunları içine sindiremiyor. Sorular soruyor. Önderlik yaptıkları mücadelede yenilgiye uğrayanlar şimdi bizim mücadeleyi baltalamak istiyorlar.
- Kışlalı- Buraya bir kurultay için geldiniz. Şimdi Afganistan''a dönecek misiniz? Kurultayda ne yaptınız?
Abdülmelik- Evet. Kurultay''da Afganistan''daki sekiz milyon Türk''ün sıkıntısını herkese anlattık.
- Kışlalı- Türkiye''den destek alıyor musunuz?
Abdülmelik- Türkiye bize destek verse de vermese de, sevse de sevmese de, oradaki sekiz milyon Türk''ün mücadelesi devam ediyor. Biz buna devam edeceğiz.
- Kışlalı- Bu konuda Pakistan''ın çok etkili olduğu doğru mu?
Abdülmelik- Tabii. Taliban''a Pakistan destek veriyor. Taliban Pakistan''ın elinde.
PAKİSTANLA İLİŞKİLER
- Kışlalı- O halde Türkiye neden Pakistan üzerinden etkili olmuyor? Türk-Pakistan ilişkileri bu kadar iyi olduğuna göre?
Abdülmelik- Türkiye büyük devlet. Dış politikasına karışmak istemeyiz. Türkiye bizim babamız. Abimiz. Ona bir şey diyemeyiz. Bizim milletimize her türlü desteği kıymetlidir. Oradaki Türklerin mücadelesi neticesiz kalırsa bütün Orta Asya Türklerinin kimin eline düşeceğini siz düşünün. Afganistan Türkleri, Orta Asya''nın kapısıdır. Şimdi savaşa devam ediyoruz.
- Kışlalı- Türkiye''nin size karşı tavrı nedir?
Abdülmelik- Hiçbir muhalefetimiz yok Türk hükümetiyle. Dışişleriyle ve diğer makamlarla görüşüyoruz. Sıkıntılarımızı anlatıyoruz. Elimizden bu geliyor. Ama Türkiye şunu yapar bunu yapar diye bir şey söylemiyoruz.
- Kışlalı- Türkiye''nin bir yardımı dokunuyor mu? Türkiye''nin imkanları belli. Keşke daha fazlası olabilseydi!
Abdülmelik- İnşallah yapılır. Oradaki sekiz milyon Türk, Türkiye''ye bakıyor. Beklentimiz fazla bir şey değil. Moral destek, çok az insani yardım. Çok az destek.

