* Kıslalı- Bask ve ETA konusuna nasıl girdiniz? Özçer- Madrid''de 1994''ten itibaren dört sene her gün bu konuyla karşı karşıyaydım. Basın müşavirimiz yoktu. Her gün beş gazeteyi ben izliyordum. Konuyu önce öğrenmeye başladım. Sonra da merak sardım. Gazetecilerle de konuyu konuşup tartışıyordum. Kitap yazmam tavsiye edildi. Önce ETA''yı ele aldım ama öncesine gitmeden olayları tam değerlendiremeyeceğimi anladım. Böylece gerilere gittim. Madrid''deki son iki senemde, 1997''den itibaren kitap şekillenmeye başladı. 1998''de yazıp bitirdim. 1999''daki gelişmeleri sonra ekledim.
* Kışlalı- İspanya''da bulunduğunuz 1994-98 yılları arasında ETA faaliyetleri kamuoyunu ne kadar ilgilendiriyordu? Özçer- Çok. Gazete ve TV''de sürekli yayımlar vardı. Sadece terör faaliyetleri değil, diğer milliyetçi partilerle ETA ilişkileri gümdemdeydi. Halk da konuyla çok ilgiliydi. Orada olduğum dönemde terör faaliyetleri hep devam etti. Kısa ateşkes de oldu. O da ilginçti. Ama asıl bulunduğum dönemde halkın bu mücadeleden bıkıp ''Artık yeter'' demesi önemli bir gelişme olarak ortaya çıktı. 1997''de bir cinayet üzerine halk sokaklara döküldü. Ellerinde ''Baskılara evet ama ETA''ya hayır" pankartları taşıdılar. Ama cinayetler daha bir süre devam etti. Halk gene sokaklara çıktı. Sonunda geçen yıl ETA ateş kesti.
* Kışlalı- Bask bölgesi tarihten gelen, ara sıra kesintiye uğramış olsa da, özerkliğe sahip bir yer. Şimdi daha geniş özerklik ve hatta bağımsızlık istekleri de var. Bu fikirleri savunan siyasi partiler de var. ETA ise bu hedeflere terör yoluyla ulaşmak istiyor. Bu durumu diğer Bask''lı partiler nasıl karşılıyor? Özçer- İspanya bir özerklikler sistemi. Buna saygı duyulur. Tartışılan o değil. Halk terörü tartışıyor, yoksa Bask''ın ya da diğer bölgelerin özerkliğini değil. Sabino Arana''nın ortaya attığı özerkliğin geliştirilmesi fikirleri siyasi zeminde sürüyor. Yoksa birçok parti tam bağımsızlığa gitmek için siyasi mücadele veriyor. Bunlara birşey diyen yok. Bazılarına gülünüp geçiliyor.
* Kışlalı- Sorun ETA''nın faaliyetleri? Özçer- Evet. Fikir düzeyi bitip de ellere silah alındığında artık terör mücadelesi başlıyor.
* Kışlalı- İşte o noktada bu siyasi partilerin terör karşısındaki tutumları ne? Özçer- Milliyetçi Bask Partileri teröre karşı merkezin büyük partileriyle genelde birlikte işbirliği yapıyorlar. Teröre karşılar. Merkezle çatışanlar özerklik statüsüne otodeterminasyon hakkını koymak istiyor. Herri Batasuna ise terörü kınamadı. Bir yerde ETA''nın siyasi kolu oldu. İlk kurulduğunda bağımsızdı. Sonradan oldu.
* Kışlalı- İspanyol Anayasası İspanya''nın birliği ve bütünlüğünü koruyor değil mi? Ama buna karşı politikaları siyasi partiler dile getirebiliyorlar galiba?
Özçer- Evet. Özerklik bu bütünlüğün parçası olarak var. Dediğiniz gibi sadece siyasi zeminde karşı politikalar, görüşler ortaya atılabiliyor. Hedeflerinin bağımsızlık olduğunu söyleyebiliyorlar. Ama silahlı çeteyle birleşme, birlikte hareket etmek, teröre başvurarak bu fikirleri gerçekleştirmeye çalışmak suç oluyor.
* Kışlalı- Kitabınızda terör örgütü olarak ETA''nın bütün faaliyet kesitleri yer alıyor. Orada görüyoruz ki ETA zaman zaman hedefine varmak için ateşkes ilan ediyor. Hükümetle açık ya da gizli temas kuruyor. Ama neticeye varamıyor. Neden acaba neticeye varılamıyor? Özçer- ETA''nın çeşitli politikaları var. Önce şehir gerillası yoluyla ayaklanmalar gerçekleştireceklerini falan sanıp terör uyguladılar. Onlar bitti. Sonra Kas Alternatifi dedikleri hükümetlerle pazarlık dönemi başladı. 1978 anayasasından önce başlandı sonra da devam edildi bu stratejiye. Son yıllarda da adını ''Demokratik Alternatif'' diye güncelleştirdiler. Bu çerçevede bağımsızlık ile toprak birliği istiyorlar.
* Kışlalı- Bağımsızlık anlaşılıyor da toprak birliği ne oluyor? Özçer- Şu andaki özerk yönetimin ismi Euskadi veya Bask ülkesi denilen yer. Onun yanında Navarra denilen ayrı bir özerk yönetim var. Bir de Fransa tarafında Basklar var. Toprak Birliği denilen husus Euskadi-Bask ülkesi artı Navarra ve artı Fransa içinde kalanlar. Bunların birleşmesiyle Euskallaria dedikleri büyük Bask ülkesi kurmak istiyorlar.
* Kışlalı- Amaçlarına ne terör ne de siyasi görüşme yoluyla varamıyorlar? Özçer- Ne hükümetin ne de ETA''nın tavrı değişiyor. Sonuç da alınamıyor. İspanya militanların mücadelelerini siyasi çerçevede yapmalarını sağlamaya çalışıyor. Silah bırakmalarını sağlamaya gayret ediyor. Görüşüyorsa da militanları silah bırakmaya çekmek için görüşüyor. Herri Batasuna partisinin yaptığı siyasete silahsızlanmış militanları da katmak istiyor.
* Kışlalı- Siyasi mücadeleyi zaten siyasi partiler yapıyorlarsa ETA neden terörü bıraksın? Özçer- 16 Eylül 1998''den beri ETA ateşkes uyguluyor. Bundan sonra bir ara sokak şiddet hareketleri oldu ve bitti. Şimdi terörün Bask milliyetçiliğinin işine yaramayan bir şey olduğu neticesine varıldı. Bask Milliyetçilerinin genel İspanyol halkının gözünde küçük düşmesine yol açtığı kanısı doğdu. Halk onları dışlıyor. Bu durumda terörün sona erdirilmesi görüşü ortaya çıktı. Milliyetçi cephe kurdular. Hedeflerine siyasi yollardan terörsüz varmaya çalışıyorlar.
* Kışlalı- ETA hedefe terör ile varma konusunda umudunu yitirdi mi? Özçer- İki görüş var. Biri ETA''nın son yıllarda mücadelede liderlerinden büyük kısmını yitirmesinden dolayı tavır değiştirdiği. Diğeri ise bu kadar uzun süre silah bırakmış olan bir örgütün toparlanmasının zor olduğu görüşüdür.
* Kışlalı- ETA ile güvenlik güçleri mücadelesinde bir özellik, dikkat çekici yan var mı? Mücadelede özel bir güç kullanılıyor mu? Özçer- Orada Bask''ın kendi polisi de var. İspanya''nın normal polis gücü de var. Ama unutmamalı ki ETA''nın terör eylemleri selektif, yani seçilen tek noktayı vurup kaçma şeklinde. İspanya''da bir dönemde GAL (Antiterörist Kurtuluş Örgütü) ismiyle anılan karşı-terör uygulamaları var. Kitabımda ayrıntılı bilgiler var. Bu faaliyet Franco zamanında başlamış. Sonra ETA militanlrına yönelik 1975''ten itibaren bilhassa Fransa topraklarında gerçekleştirilen örtülü operasyonları var.
* Kışlalı- Her devletin kendini korumak için bu tür ''Örtülü Operasyonlara başvurduğu biliniyor. GAL ile de birçok bilgi sonradan ortaya çıktı. Galiba İspanya''da neredeyse her kuvvetin; Kara, Deniz, Jandarma kuvvetlerince kurulmuş GAL timleri ETA militanlarına karşı operasyonlar yaptılar. Onları yer yer imha ettiler? Özçer- Doğru. Hatta bunlara ilaveten sadece profesyonellerden kurulu GAL timleri de vardı. Ama İspanya''da demokratikleşme gelişip bu ülke Avrupa Birliği''ne girince bu tip faaliyetlere karşı kamuoyu oluştu. 1983''ten sonra tartışma başladı bu konuda. GAL''ın en son olayı 1987''de.
* Kışlalı- İspanya kamuoyu GAL operasyonları karşısında nasıl tavır takındı?
Özçer- Faaliyetleri ayyuka çıktığında Başbakan Felipe Gonzales''in bunun ardında olduğu düşünülüyordu. Halk yoklamalarda ''Teröre karşı netice alınacaksa neden bu operasyonları tasvip etmeyelim'' dedi. Kısasa kısas şeklinde tepki gösterdi teröre karşı.
* Kışlalı- GAL operasyonlarda elle tutulur neticeler aldı mı? Özçer- Tek tek operasyonlar genel mücadelede pek büyük netice almadı. ETA operasyonlarının sayısı çok. Bunlarınki daha az. Ama önce Fransa''ya mesaj yollandı. Çünkü o zaman Fransa ETA''ya milli kurtuluş muamelesi yapıyordu. Ama GAL operasyonları tek tek hedefini vurdu.
* Kışlalı- Fransa başlangıçta haksız değildi. İspanya''ya terörü önce kendi ülkenizde halledin, diyordu? Özçer- Ama orada yuvalanmışlardı. Fransa sonunda terörden etkilendi ve siyasi gelişme de sonunda hoşgörülerini kesip ETA mensuplarını ya sınır dışı ettiler ya da İspanya''ya teslim ettiler. Fransa''da ETA varlığını Fransa''ya GAL operasyonları kabul ettirdi bir bakıma. Fransa, idari iade mekanizması uyguladı. Yargıya başvurmadan.
* Kışlalı- ETA geçen yıl ateşkes ilan etti ama güvenlik güçlerinin karşı faaliyetleri sürüyor mu? Kamuoyunun intibaı ne? Özçer- ETA''nın ateşkesi tek taraflı. Bu defa şartsız. Polis kontrollerini devam ettiriyor. ETA bu tavrıyla ikiye ayrılmış Bask milliyetçilerini biraraya getirmeyi hedefliyor. Birleşmeyi terörün engellediği neticesine varıldığından bu yola başvuruldu. Zaman geçtikçe kamuoyuna bir iyimserlik yayılıyor. Neredeyse bir yıl olacak terör yok. Ama nihai olarak ETA ''Silahımı bıraktım'' demedikçe her zaman bir potansiyel tehlike ve tehdit var. Milliyetçiler silaha başvurmayan ama mücadeleye katılacak bazı sivil örgütler kuruyorlar. Mücadele siyasi alana çekiliyor.
Akın Özçer kimdir? 1952''de İstanbul''da doğan Akın Özçer, Koca Ragıp Paşa İlkokulu''ndan sonra orta ve liseyi Saint-Joseph Fransız Lisesi''nde okudu. 1971''de Siyasal Bilgiler Fakültesi''ne girdi. Üniversite yıllarında tatillerde iki defa İspanya''da Salamanca''da İspanyolca kurslarına devam etti. 1976''da SBF''yi bitirdikten sonra askerliğini yapıp 1978''de Dışişleri Bakanlığı''na girdi. Merkez hizmetinden sonra iki sene Somali''de görev yaptı. Üç sene de Lyon''da kalıp merkeze geldi. Orada Avrupa ülkeleriyle ikili İlişkiler Dairesi''nde çalıştı. Strazburg''a Avrupa Konseyi''ne tayin oldu. Oradan Urumiye''ye Başkonsolos oldu. Merkezde Balkan Dairesinde çalıştı. Madrid''e Müsteşar tayin edilip orada dört sene kaldı. İspanya''daki gelişmeler ve özellikle "Euskal Herria" Bask Milliyetçiliği dikkatini çekti. Ama başlangıçta düşünmediği bir gelişmeye hazır olduğunu, bu konuda araştırmalar da yapıp bir kitap yazabileceğini anladı. İki ciltlik 650 sayfalık "İspanya Siyasi Tarihinde Bask Milliyetçiliği"ni yazdı. Diplomat Akın Özçer ile zaman zaman Türkiye''deki PKK faaliyetleri dolayısıyla da gündeme gelen İspanya''daki Bask Milliyetçiliği kavgasında yer alan ETA terör örgütünü de kapsayan bir sohbet yaptık.

