Kaydet
a- | +A

Dışişleri Bakanlığı''nda müsteşarlık da yapmış olan Büyükelçi Özdem Sanberk, son dış görevi olan Londra Büyükelçiliği''nden merkeze döndü ve bakanlıktan ayrılıp, Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı''nın (TESEV) yönetimine geldi. Kendisiyle TESEV içinde yapacağı çalışmalar hakkında bir sohbet yaptık.

* Kışlalı -Sizden önce de bu vakfın başında bir meslektaşınız; Büyükelçi Gündüz Aktan vardı. Vakfın amacını nasıl görüyorsunuz? Neler yapmayı tasarlıyorsunuz? Sanberk -Vakıf, toplumun karşı karşıya bulunduğu sorunlara çözüm seçenekleri üretmek için araştırmalar, eğitim programları yürütmek amacıyla kurulmuş özel, bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir düşünce üretim merkezi. 1994''te vakıf statüsü almış. 1961''de Ekonomik ve Sosyal Etüdler Konferans Heyeti kurulmuş. Sonra Boğaziçi Üniversitesi Vakfı ve Ankara Üniversitesi''ne bağlı Siyaset Bilimleri Vakfı ile birleşip TESEV''i kurmuşlar.

* Kışlalı -Kurucuları kimler? Tarafsızlık ve bağımsızlık nasıl sağlanıyor? Sanberk -Akademisyenler, bürokratlar, işadamları, yöneticiler, sanayiciler, gazeteciler, sendika liderleri ve çeşitli meslek sahiplerinden iki yüzü aşkın kişi kurmuş ama şimdi bu sayı üçyüze ulaştı. Üye yapısının çok çeşitli alanlarda faaliyet gösteren kişilerden oluşması, tarafsızlık, nesnellik ve bağımsızlık sağlamaya yardım ediyor.

* Kışlalı -Genelde hangi konuları ele alıyorsunuz? Sanberk -Sadece günlük ve popüler konuları değil, aynı zamanda toplum ve dünyada meydana gelen gelişmelerle ilgili uzun vadeli bir perspektiften yararlanabilecek konular ele alınıyor. Akademik çalışmalar ile politik kararlar arasındaki bağlantısızlığı ortadan kaldırma amaçlanıyor. Bu doğrultuda vakıf, her türlü dogma ve kısır çıkardan uzak olarak bilimsel araştırmanın gereği olan en yüksek standart ve ilkelere bağlı kalıyor. Nesnel ve yansız bilgi ve bulgulara dayanan politika seçeneklerinin oluşturulması ve yayılması vakfın birincil amacıdır.

* Kışlalı -Vakıf bugüne kadar hangi önemli sorun üzerinde araştırmalar yürüttü? Sanberk -İslam''dan parasal sorunlara, sivil toplumdan devlet reformuna kadar geniş bir yelpaze içinde çalışıldı. Belki de Türkiye''de ilk defa olarak bağımsız bir Türk düşünce ve araştırma kuruluşunun ülkemizin temel sorunları hakkında bilimsel ve akademik düzeyde iç ve dış kamuoyu aydınlatma çabası sergilendi.

* Kışlalı -Sizce tartışmalar, araştırmalar hangi ana konular üzerinde olmalı? Sanberk -Daha fazla demokratikleşme, insan hakları, sivil toplum demokrasisi, makro ekonomik dengesizlikler, kişiler ve bölgeler arası farklılıklar ana konulardır.

* Kışlalı -Türkiye''nin üzerine titrediği bazı prensipleri var. Bunlar ne derecede dış dünyayla yapılacak işbirliği içinde gerçekleşebilecek? Sanberk -Egemenlik, kendi mukadderatını tayin, kendi gücünü kontrol etmek demektir. Yirmi birinci asırda bir ülkenin kendi mukadderatını tayin edebilecek güce ve kontrole sahip olup olamayacağı, ittifaklar kurup kuramayacağına, başka ülkelerle beraber çalışma kapasitesini gösteremeyeceğine bağlıdır.

Çağdaş uygarlık düzeyi * Kışlalı -Bu yaklaşım Atatürk''ün gösterdiği hedefle nasıl uyum sağlayacak? Sanberk -Çağdaş uygarlık düzeyine erişmeyi milli hedef olarak bize emanet eden Atatürk, Türk milliyetçiliğini evrensel uygarlıkla, dolayısıyla dışa açıklıkla bağdaştırmıştır. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bu yana uluslararası işbirliğine açık olmuştur. Çağdaş uygarlık, sırf teknolojiyle sınırlı uygarlık değildir. Çağdaş uygarlık hedefi düşünce düzeyinde de, özgürlükler düzeyinde de çağdaşlaşmayı ve Türkiye''yi muasır medeniyetler seviyesine yükseltmeyi öngörmektedir.

* Kışlalı -Türkiye''nin bugünkü genel durumunu nasıl görüyorsunuz? Sanberk -Yaşadığımız konjonktürel güçlüklere rağmen süratli bir ekonomik ve sosyal gelişme içerisindeyiz. Yıllardır süren enflasyona rağmen, 1994 ve 1999 hariç hep yüksek kalkınma hızı gerçekleştirdik. Refah düzeyi, kişiler ve bölgelerarası gelir farklılıkları ve ekonomik dengesizliklere rağmen giderek artan bir seyir gösteriyor. Şehirlerde yaşayanların artması ve orta sınıfın güçlenmesi fertlerin düşünme, tartışma, daha fazla özgürlük arayış eğilimlerini artırdı. Genç nüfusumuz eski düşünce ve eylem yapılarını sorgulamaya başladı. Reform istekleri güçlendi.

* Kışlalı -Değişiklik ihtiyacı nasıl karşılanacak sizce? Sanberk -Bunları karşılayacak eski yaklaşımlar etkisiz kalıyor. Yeni yaklaşımlar, yeni fikirler, yeni düşünceler, alternatif çözüm yolları, yeni yöntemler aranması gerekiyor. Dinamik, küresel, ileriye bakan, kuşatıcı yaklaşımların benimsenmesi gerekiyor. Devlet, sivil toplum ve fertler düzeyinde başarıya ulaşmak için eğitime öncelik verilmeli. Yenilikler değerlendirilmeli. Değişim her alanda izlenmeli. Uluslararası bilgi ağının dışında kalınmamalı. Kendimize de daha fazla güvenmeliyiz.

* Kışlalı -Türk toplumunun dünyadaki gelişmelere ayak yudurması mümkün olacak mı? Sanberk -Yüzde 70''i 30 yaşın altında olan Türk toplumu, dünyadaki gelişmelere ve Türkiye''deki değişime süratle ayak uydurma yeteneğine sahip. Türkiye ve dünyadaki kurum ve uygulamaları sorgulama kapasitesi güçlü. İç ve dıştaki değişimi görüyor. Bunların oluşturduğu sorunlara cevap arıyor. Bilginin erişebilir hale gelmesi genç kuşakları önyargıdan uzaklaştırıyor. Daha fazla düşünmeye itiyor.

Müreffeh bir Türkiye * Kışlalı- Bu konuda TESEV ne yapabilir? Sanberk- Sorgulamanın yaygınlaşmasını teşvik ediyor. Araştırma ve yayınlarla olduğu gibi seminer, konferanslar, yuvarlak masa ve açık tartışma oturumları da düzenliyor.

* Kışlalı -Türkiye''nin ideali ne olmalı? Sanberk -Siyasi bakımdan istikrarlı, ekonomik bakımdan güçlü, kültürel bakımdan çeşitli, uluslararası işbirliğine açık, laik, çoğulcu, hoşgörülü ve Avrupa Birliği üyesi müreffeh bir Türkiye hepimizin idealidir.

* Kışlalı -AB''nin adaylığımızı tanımasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sanberk -Bu, Türkiye''ye çağdaş uygarlık düzeyine erişme hedefinde yeni bir mesafe kazandırmıştır. Üyeliğimizin gerçekleşmesi Kopenhag kriterlerini yerine getirmemize bağlıdır. Böyle Türkiye yeterli rekabet gücüne kavuşacaktır. Makro ekonomik istikrar gerçekleşcektir. Bunlar ulaşılması mümkün olmayan hedefler değil. Girişim gücümüz, belirli sektörlerde rekabet gücümüz şimdiden birçok tam üye ülkelerden bile yüksek. Bu yönde doğru adımlar atılıyor. Bunu hepimiz görüyoruz.

* Kışlalı -Bunlar AB üyeliği için yeterli mi? Sanberk -Şüphesiz hayır. Kopenhag kriterleri yalnız ekonomik değil. Temelde politik. Bunlar diplomatik anlaşmazlıkları ve dış politika konularını da aşıyor. Bunlar ferdin toplumdaki yeri, sivil toplum, devletin rolü, özgürlükler, yönetim ve toplum modellerindeki uyum ve uygulamalar gibi kavramlardır.

* Kışlalı -Bu kavramların gündelik yaşantımızın normal bir parçası olması ne sağlar? Sanberk -Bizi bunlar fiilen AB üyesi haline getirir. Çünkü o zaman Türkiye öteki partnerleri arasında bir istisna olmaktan çıkar. İstisnai statü ile AB üyesi olunmaz.

* Kışlalı -TESEV''in bu konudaki rolü ne olacak? Sanberk -İcraat devlete ait. Motor rolünü fertler ve toplum oynayacak. TESEV ise sözkonusu işlevlerin yerine getirilmesine yardımcı olacak kavramsal çalışmalar yapacak. Türkiye ile partnerleri arasındaki düşünce düzeyindeki yeniliklerin akışını temin edecek.